Caramanic (Karaman) Adının Kaynağı | Karamandan.com - | Karaman Haber

Caramanic (Karaman) Adının Kaynağı | Karamandan.com - | Karaman Haber

28 Mart 2017 Salı
Caramanic (Karaman) Adının Kaynağı

Anadolu yüzyıllar boyunca çeşitli milletlerin hâkimiyeti altına girmiş, bu milletlerin kültür ve medeniyetlerini barındırmış ve kaynaştırmıştır. Karaman İli’nde de buna bağlı olarak bu kültür ve medeniyetlerin izleri bulunmaktadır. Eski bir yerleşim merkezi olması sebebiyle, köklü bir gelişimi ve tarihi zenginliği olan bu ilin geçmişten günümüze tarihi incelendiğinde isim değişikliği ve şehrin kurulmuş olduğu coğrafyada zaman zaman değişik yerleşim merkezlerinin ön plana çıktığı görülmektedir.

Karaman İli’nin mevcut yerleşim merkezinde yapılan arkeolojik kazılarda şehrin M.Ö. 6000 yıllarında kurulmuş olduğu ortaya çıkmıştır. İlin bilinen ilk ismi “Laranda”dır. Yörenin Türk hâkimiyetine girmesinden sonra ise “Larende” şeklinde değişime uğramış, özellikle Selçuklular ve Osmanlılar zamanında bu şekilde ifade edilmiştir. Günümüzde şehrin sadece bir semtinin bir adı olan Larende, önceleri Karaman şehrinin tamamını ifade etmek için kullanılmaktaydı. Ancak Anadolu Selçuklu Devletin’den sonra Karamanoğulları Beyliği’nin hâkimiyetine giren Larende, 1325 yılında bu beyliğin başkenti olması ile birlikte Karaman ismini almış ve bu tarihten itibaren değişmeden günümüze kadar gelmiştir.

Larende’ye Karaman isminin verilmesinde hem fikir olan tarihçiler bu ismin hangi sebepten verildiği ve kaynağının ne olduğu konusunda farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Bazı kaynaklarda bu ismin, Larende’ye vali olarak gönderilen “Lala Kamereddin”’in adının bozulmuş olduğu belirtilirken, bazı kaynaklarda da Karamanoğulları Beyliği’nin kurucusu “Nure Sofi’nin oğlu “Karaman Bey”den geldiği şeklinde görüşler ileri sürmüştür. Diğer bir görüş ise, Karamanoğulları’nın mensup oldukları Karaman Oymağı’nın isminin ilk önce kendilerine daha sonra ise yerleştikleri şehre verdikleri şeklindedir.

Ancak, ilkçağ ve Selçuklular dönemi de dahil olmak üzere şehrin “Laranda” daha sonra “Larende” ismiyle anıldığında şüphe yoktur. Şehrin, Karamanoğulları’nın hâkimiyetine girmesiyle birlikte adı bu beyliğin adı ile yani “Karaman” olarak değiştirilmiştir. Karamanoğulları Beyliği’nin Osmanlı Devleti’nin hâkimiyeti altına girmesiyle birlikte “Karaman” ismi “Larende” şehrini ifade etmekten çıkmış, tamamen Karamanoğulları Beyliği’nin kurmuş olduğu coğrafi alan olarak ifade edilmiştir. Konya bu coğrafyanın merkezi sayılarak “Karaman Eyaleti” tabiri kullanılmıştır. 1867 yılından itibaren vilayet nizamnamesi ile Konya vilayet yapılarak Karaman da bu vilayete bağlı bir kaza merkezi haline getirtmiştir. Böylece “Karaman” ismi sadece Karaman şehri merkezi için kullanılmaya başlanmıştır.
Şerafettin GÜÇ araştırmasıdır.

1920 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte Anadolu’da Türk hâkimiyeti sağlanmış ve 1923 yılında Cumhuriyetin ilanı ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur. 1929 yılında yapılan değişiklik ile Konya İli’nin bir kazası durumuna getirilen şehrin “Larende” olan ismi “Karaman” olarak değiştirilmiştir. Son olarak 15 Haziran 1989 tarihinde çıkarılan 3589 sayılı yasa ile Türkiye Cumhuriyetinin 70 nci İli olmuştur. Karaman’ın il olmasıyla birlikte sınırları genişlemiş, Konya’nın Ermenek İlçesi bu ile bağlanarak, Sarıveliler, Başyayla, Ayrancı ve Kazımkarabekir gibi kasabalar ilçe haline getirilmiştir.

Karaman İli’nde tarih boyunca meydana gelen isim değişiklikleri ve bu isimler ile ifade edilen coğrafyanın değiştiğini görmekteyiz. İşte bundan dolayı kaynakların Karaman hakkında neler söylediklerine kısaca bir göz atma zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. İbn-i Batuta, Seyahatnamesinde Karaman için “suyu ve bostanları çok güzel bir şehirdir” ifadesini kullanmıştır.

Üç yüz akçe şerif kazadır. Dizdârı ve yüz elli neferi vardır. Ayan ve eşrafi, imam, hatip, şeyhleri çok bir şehirdir. Kalesi yüksek yerde dörtgen şeklinde üç kaledir.... “ diyerek kale hakkında geniş bilgi vermektedir.

“Kale içerisinde Otuz iki mahalle, elli üç mihrap (cami ve mescit) ve medrese, 7080 toprak ev vardır. Altı hamamı yirmi üç çeşmesi, üç imaret, meşhur üç tane hanı vardır. Dükkânlar geniş bir cadde üzerindedir. Dört yüz yetmiş tane dükkân vardır. Bağ ve bahçeleri cihanı tutmuştur. Bütün halk kırmızı boyalı kuzu kürkü giyip Mevlevi külahı beyaz destar sararlar. Lehçeleri Türk Dili’dir. Dindar kimselerden büyükler vardır. Kadınlar sarı çizme giyip, üzerine beyaz câr bürünürler. Namuslu kimselerdir.”

KARAMAN kelimesi Türkiye’de hazırlanmış çeşitli sözlüklerde şu anlamlarda geçiyor:

1. Orta Anadolu’da yetiştirilen, kuyruğu iri ve yağlı bir koyun cinsi (Genel Türkçe Sözlükte)

2. Güneybatı’dan esen yel (Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü’nde, kelime Kayseri’de derlenmiştir) Sözcüğün Kayseri’den derlenmiş olan ‘Güneybatı’dan esen rüzgâr, yel’ anlamı ise Karaman’ın Kayseri’nin güneybatısında konumlanmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

3. Esmer, kara yağız insan (Kişi Adları Sözlüğü’nde; erkek adı olarak)

4. Bu adla meşhur Karaman ili dışında, yine pek çok yerleşim birimi adıdır.

Lugat-ı Tarihiye ve Coğrafiyye’de Karaman, Pizidi Kıtası’nı teşkil eden ve bir müddet emirlik halinde idare olunan Larende, Niğde, Ermenek, Konya, Kayseri, Akşehir, Beyşehir, Seydişehir ve Karahisar sancak ve kazalarını içine alan eyaletin ismidir. Bu eyaletin çok yeri dağlık ise de güzel üzüm, afyon ve tuzları vardır.

Şemseddin Sami ise Karaman için şöyle demektedir:

“Karaman kazası Konya vilayeti merkez sancağının elli yedi kilometre cenûbesinde vakî olup, gaeben bozkır, şimâlen nefsi Konya, Karabikâr, Şargan Ereğli kazalarıyla, cenûben dahi Adana vilayetinin İçil sancağıyla muhat ve mahduddur."

Yine Şemseddin Sami aynı eserinde Karaman ili (Caramanic) maddesinde de Karaman hakkında ki ifadesinde şu şekilde demektedir:

“Anadolu’nun kısmı vustasının cenûb cihetine verilen isim olup, Konya, Niğde ve İçil sancaklarından ibarettir. Bu bölge Selçuklu devletinin çökmesinden sonra istiklal kazanarak oralarda hükümet süren Karamanoğulları’nın adıyla anılır. Bu hükümetin ilk teşekkülünde Larende kasabası merkez olup, sonra Konya’yı merkez yapmışlarsa da daha sonra Konya’yı terke mecbur olup Larende’ye çekilmişlerdir.”

Câmi’üddüvel’de ise “625 yılında Sultan Alaaddin Keykubat, Ermeniler’in elinden alınca, o bölgeye Türkmen boylarından bazılarını yerleştirdi. Lala Kamereddin’i buraya vali tayin etti. Bundan dolayı buraya Kamereddin ili deniliyordu. Fakat halk bu sözü bozarak buraya Karaman ili demiştir” ifadelerine yer verilmektedir.

Oruç Bey Tarihi’nde ise, “Baba İlyas zamanında İçel’e halife olan Kör Kadı’nın beş yaşında Karaman isimli bir oğlu kalmış, Babâilerden hükümdar olan Muhlis Paşa o çocuğu getirip tahta geçirerek hükümdar yaptı. Nefes edip bu nesil bu ülkeyi tuta, padişah ola dedi. Eskiden Yunan denilen Karaman eline “Karaman” demelerinin sebebi budur” denilmektedir.

W.R. Ramsay, Karaman’ın Lykaonia bölgesinde bulunduğunu ve “Laranda” ismiyle anıldığını belirterek, Hıristiyan halkın ise “Larada” dediklerini ifade etmekte, fakat resmî isminin Karaman olduğunu söylemektedir.

Kâtip Çelebi, Larende hakkında, Konya’nın güney doğusunda düz bir yerde kasaba ve kale olduğunu, akarsu, bağı ve bahçeleri, cami ve hamamlarının bulunduğunu söylemektedir. Karaman Eyaleti için ise, Osmanlılardan evvel bu bölgeyi Karamanoğulları fetih ettiğinden dolayı Karaman denildiğini, bu memleketin çok geniş olmasından dolayı Osmanlıların eline geçmesiyle birlikte ikiye bölündüğünü, denize yakın olan bölgeye İçil denildiğini, diğer bölgenin ise Konya merkez olmak üzere yedi sancaktan ibaret olduğunu belirtmektedir. Bu sancaklar Konya, Niğde, Akşehir, Beyşehir, Aksaray, Kırşehir ve Kayseri’den ibarettir.

İlyas Kirmâni ise Karamannâme isimli esersinde “Der Beyân-ı Belde-i Larende” ve “Der Beyân-ı Zuhû-l Karaman” başlığı altında genel olarak şunları söylemektedir. Bu yerin eski adının Larende olan ünlü bir şehir olduğunu, Türklerin akın akın gelerek oraya yerleştiğini, bunların neslinin Selçuk Boyu’ndan Kutalmış olduğunu, bu bölgedeki Türklerin Başbuğu olan Nureddin’e Alaaddin Keykubat’ın yerleşme izni verdiğini, iki oğlundan birinin adının Karaman olduğunu söylemektedir.

J. H. Kramers “Karaman Anadolu’da bir ahalinin ve bir kaza merkezinin adıdır. Uzun yıllar Karamanoğulları arazisini içine alan bütün mıntıkalarına Karaman denilmesine rağmen, Karaman (Karaman İli) adı verilen havalinin hududunun hayli değiştiği görülmektedir. Lycaonie ve Kilikya Torosları Antalya’ya kadar Anadolu’nun bütün güney sahilleri bu namı almıştır. Bir vilayet haline gelen bu bölgenin merkezi sonraki yıllarda Konya olmuştur. İçel sancağının bu vilayetten ayrılmasıyla Karaman ili’nin XVII. yy’da Niğde, Aksaray, Konya, Kırşehir, Kayseri ve Akşehir sancakları oluşturmaktadır. Eski ismi Larende olan Karaman şehri Konya’nın elli yedi kilometre güney doğusunda Toroslara kadar uzanan ovada, sahilden (Silifke) Torosları aşarak İç Anadolu’ya giden büyük ticaret yollarının üzerindedir. 1467 yılında Osmanlı topraklarına katılan ilin bu tarihten itibaren resmi kayıtlarda Larende ismini muhafaza etmesine rağmen Karaman vilayeti ismi altında anılmıştır.

Karaman isminin kaynağı hakkında ortaya atılan görüşlerin farklı olmasına rağmen, Karaman isminin Karamanoğulları ve bu beyliğin mensup olduğu Karaman Oymağı’ndan geldiği muhtemel görünmektedir.
Bununla birlikte çeşitli dağ adlarında (oronim) ve su adlarında (hidronim) görülebilecek söz konusu adların adlandırılan coğrafi objenin rengiyle ilgili olabileceği göz ardı edilmemelidir.

Karpov, Garaman adının Türkmence garamarın (‘bakmam’) ifadesinden geldiğini ileri sürmüş; Ataniyazov, bu fikre karşı çıkarak Akman ve Karaman’ı Akkoyunlu ve Karakoyunlu kök adlarıyla eşleştirmek gerektiğini; man, maŋ unsurunun ‘4-5 yaşında koyun’ demek olup “akkoyun” ve ‘garakoyun’ anlamına geldiğini dile getirmiştir (Ataniyazov, 1980: 33, 93)

Gerek Karpov’un gerekse Ataniyazov’un ak ve kara kelimelerine eklenen {+mAn} unsuru için ileri sürdükleri görüşler kanaatimizce doğru değildir.

Karaman sözcüğünün yukarıda verilen anlamlarının temelde kara sözcüğüne dayandığını, bu renk adına {+mAn} eki getirilmek suretiyle, kara yağız insanların (ya da kara yağız olması dilenen bebeklerin) ve kara renkli koyunların Karaman biçiminde adlandırıldığını; bu adlandırmadan Karaman kök adının, bu kök adına bağlı olarak da yer adları meydana geldiği kanaatindeyim.
Aşağıda ki konu adının kaynağı değil, adının değişmesi ile ilgidir.

[(Larende ne zaman Karaman oldu? Bu sorunun kesin cevabını belge ile vermek mümkün mü?)]

[Osmanlı Arşivi Dâhiliye Nezâreti Mektubi Kalemi’nde 1037/39 no ve H 1323/ M 1907 tarihli bir belgeye göre, Karaman Kaymakamlığı, Konya Vilâyeti’ne yazdığı yazıda, mührün Karaman Kaymakamlığı olarak değiştirilmesini istemektedir.]

[Taş binanın kitabesi; Karaman Belediye Daire-i Rüsumı
Ancak şehir merkezindeki taş binanın R1307 H 1309 ve M 1891 tarihli kitabesinde Karaman Belediye Daire-i Rüsûmı ifadesi, şehrin adının daha önce Karaman’a dönüştüğünü gösteriyor. Buradan da anlaşılacağı üzere şehrin adının KARAMAN OLUŞUNUN KESİN TARİHİNİ BULMAK İÇİN DAHA ÇOK KAYNAĞA İHTİYAÇ VAR.]

[Osmanlı Devleti’nin hem merkez hem de taşra yönetiminde yaptığı en önemli değişikliklerden bir tanesi 1865 tarihli Vilâyet Nizâmnamesi’dir. Bu nizâmnâme ile devlet, eyalet sisteminden vilâyet sisteminde geçmiş ve taşrada yeniden teşkilatlanmaya giderek yönetim biçimini tekrar düzenlemiştir.
1868 tarihli ilk Konya Vilâyet Salnamesi’nde şehrin adı KAZÂ-İ KARAMAN olarak geçer.]

[YENİ SİSTEMDE KARAMAN EYALETİ, KONYA VİLAYETİ ADINI ALIRKEN, LARENDE KAZASI DA KARAMAN KAZASI ADINI ALMIŞTIR. Bu değişimin ilk habercisi de KONYA VİLÂYET SALNAMESİ’dir. 1868 tarihli Konya Vilâyet Salnamesi’nde şehrin adının nasıl geçtiğini kontrol ettiğimizde artık geriye dönüşün olmadığını görmekteyiz. (Yusuf Yıldırım alıntı)]

Üç bölümde derlemeye çalıştığım “KARAMAN ADININ KAYNAĞI” yazımızın içerisinde yer yer kelime köküne değindik. Aslında bu konu başlı başına ayrı bir konudur. Ne zamandan beri KARAMAN DEVLETİ denilmeye başlanmıştır konusunu irdeleyeceğiz. Ayrıca “Karamanoğulları Devletinin Sınırları Nereden Nereye” İleri ki günlerde kısmet olursa çalışma konumuz olacak. 

Sevgi saygılarımla. Ocak 2017 Ankara

Şerafettin GÜÇ araştırmasıdır.

Kaynaklar
1.Bayram Polat Malatya 1999 “Karaman ili dini tarihi ve günümüz inanç coğrafyası” yüksek lisans tezi 
2.İ. Rıfkı Boynukalın, “Bütün Yönleriyle Karaman İli” İstanbul, s.7
3.W.M.Ramsey, “Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası, çev. Mihri Pektaş, 1960, s. 371, 440.
4.Sami, a.g.e. C. V, s.3644.
5.Fuat Köprülü, “Oğuz Etnolojisine Ait Notlar”, Türkiyat Mecmuası, C. I, İstanbul, 1925, s. 193; İbn-i Bibi (Hüseyin b. Ali el-Câferî er-Rugâdî), el-Avamîrü’l- ala’iye fi’l-Umuri’l-ala’iye, (Selçuknâme), çev., Mürsel Öztürk, C. II, Ankara 1996, s. 202. 
6.İbni Batuta, İbni Batuta Seyahatnamesinden Seçmeler, çev. İsmet Parmaksızoğlu, İstanbul, 1993, s. 23.
7.Evliya Çelebi, Seyahatname, Nşr. Mümin Çevik, C. IX, İstanbul 1985, s. 33-34
8. Ahmet Rifat, Lugat-ı Tarihiye ve Coğrafiye, C. V, İstanbul, 1300 s. 280 
9. Güç Şerafettin, “Karamanoğlu Atası NURE SOFİ” ISBN: 978-605-9912-90-7 Berikan Yayıncılık 2015 Ankara
10.Güç Şerafettin, “Karamanoğulları Kimliği” ISBN: 978-605-9912-91-4 Berikan Yayıncılık 2015 Ankara
11. Yusuf Yıldırım/Karamandan.com

Okunma : 4074
Foto galeri