Penceresi lâl gönül | Karamandan.com - | Karaman Haber

Penceresi lâl gönül | Karamandan.com - | Karaman Haber

28 Mart 2017 Salı
Penceresi lâl gönül

Pencere bazen türkü ve şarkıların, bazen de şiirlerin ilham kaynağıdır.

Pencere bazen ise gizli aşk kaçamaklarının tadına doyulmaz kaymağıdır.

Şüphesiz pencere hakkında alengirli cümleler kurularak çok sükseli yazılar yazmak mümkün. Pencere nedir, ne zaman, nerede, nasıl ve hangi amaçlarla insanlığın hizmetine sunulduğu soruları elbette önemlidir. Pencerenin bulunuşu tekerleğin icadı gibi insanlığa sunulan çok büyük bir armağandır. Bizim buradaki muradımız bu ve benzer sorulara cevap aramaktan ziyade insanın pencere serüvenlerini anlatmaya çalışmaktır.

Burada bahsetmek istediğimiz pencere, yüksek katlı gökdelenlerde bulunan; ebatları büyüdükçe, ferasetli nazarlardaki değerini ve anlamını yitiren, içinde kendinden olandan başkasına hayat hakkı tanımayan, tevazuya, düşünceye ve özgürlüklere kapalı, fiziki olarak olduğu şekliyle, manevi olarak da içindekileri insana tepeden bakma iştahıyla enaniyete hapseden, necip ve fazıl olan şairin benzetişiyle ‘’yükseldik sanıyorlar alçaldıkça tabana’’ sözünde ifadesini bulan dilsiz, şekilsiz, kimliksiz, gönülsüz ve ruhsuz pencereler değildir.

Pencere nefestir, ışıktır, gözdür, kulaktır, umuttur, bekleyiştir, paylaşmaktır, sosyalleşmektir, merhamettir, fırsattır, fısıltıdır, ilhamdır, sırdır, tefekkürhanedir ve ve ve!…

Pencere seher vakitlerinde, geceler ve gündüzlerde yüreklerde büyüyen, binbir türlü umudun havayla birlikte içeri alındığı ve aynı zamanda biriktirilen kasvetlerin de dışarıya gönderilmeye çalışıldığı yerdir. Pencere mekana hayat veren, nefes aldıran yerdir. Pencere gecenin örten karanlığından, güneşin o eşsiz ışıklarıyla günün aydınlığına vardıran yerdir.

Pencere evin olduğu gibi evde yaşayanların da gözüdür. Çocuğun işten gelecek olan babasını sabırsızlıkla beklendiği bekleme salonudur. Babanın getireceği abur cubur ya da oyuncağın ilk müjdecisi, sıcak somun ekmeğinin köşenin kapıldığı iltimas durağıdır. Mahalle maçlarının nerede, kimlerle yapılacağının belirlendiği toplantı salonudur. Elindeki pestilin yarısının sokaktaki arkadaşla paylaşıldığı veya sokaktaki arkadaşının mahalle bakkalından aldığı leblebi tozunun tadına baktırdığı yerdir. Sakız şişirme yarışlarının yapıldığı yerdir. Dedeye veya nineye namaz vakti veya iftar zamanını bildirmek için ezan sesine kulak kabartılan yerdir. Sahur zamanlarında uykusuz ve mahmur gözlerle ramazan davulcusunun temaşa edildiği yerdir.

Pencere dışarı bakarken, alışverişten dönen yaşlı komşu amcanın görüldüğü ve taşımakta zorlandığı filesine koşarak el atma fırsatı, amcanın ise yardıma koşanın başını okşayarak, dualarıyla bazen de filedeki erzakla O’ nu ödüllendirmesidir.

Pencere her mevsimin kendine münhasır saksı çiçeklerinin yetiştirildiği ve bazen de genç kızların sevdiğine selam niyetiyle ya da sebebini bir tek kendisinin bildiği bir nedenden ötürü kopmak üzere olan bir çiçek parçasını yediği yerdir. Pencere bazen türkü ve şarkıların, bazen de şiirlerin ilham kaynağıdır. Pencere bazen ise gizli aşk kaçamaklarının tadına doyulmaz kaymağıdır. Pencere Sevgilinin adının baş harfinin, buğulanan camlarda, suya yazılan yazı misali, bir kalp şekli içinde ölümsüzleştirilmeye çalışıldığı yerdir. Pencere sevgililerin ölesiye bakıştıkları yerdir.

Pencere, karlı ve soğuk kış günlerinde denizliğine bırakılan biraz su, biraz ekmek kırıntısı veya bir avuç buğday tanenesin, oraya konacak olan bir kumru veya serçe için kana kana içeceği bir çeşme veya besleneceği bir lokantadır. Sokaktaki kedinin eve davet edildiği yerdir. Soğuktan titreyen köpeğin azık beklentisi ve azığının verildiği yerdir.

Pencere gökyüzü ve doğanın temaşasıyla tabiat olaylarının tefekkürünün tezahür ettiği yerdir. Pencere cama çivi çakabilen usturuplu, nezaketli, nezafetli, marifetli ve de iltifatlı adamların kendi kendilerini yetiştirdiği yerdir. En çok sevilen şiirlerin ezberlendiği yerdir.

Pencere bir tren yolculuğunda, hiç tanışılmayan, belki de hiç tanışılmayacak olan bir çobana el sallanarak verilen selamla kurulan gönül bağı ve pencereden fırlatılarak ikram edilen bir sigaradır. İstasyondaki çocuktan kenger sakızı veya bir demet nevruzun alındığı yerdir. Üsküdar vapurunda yemek için alınan simitten martıların sebeplendirilmesidir. Pencere köy dolmuşunda sekiz köşe şapkalı, sarkık bıyıklı, genelde ceketini omuzuna atan, yumurta topuklu ayakkabısını, ökçesini kırarak giyen şoförün sol kolunun dirseğini koyduğu yerdir.

Pencere çeşitli sebeplerle evlerinden uzakta yaşamak zorunda kalanlar için hasretle gurbet ve sıla türkülerinin söylendiği, selamların ve iyi dileklerin esen rüzgara emanet edilerek ilgililere tevdi edilmesinin umulduğu yerdir.

Pencere evde, hastanede veya adı huzurevi olan fakat kimsenin huzur bulamadığı mekanlarda, geçici veya devamlı olarak yatağa bağımlı bir şekilde hayatlarını idame ettirmek zorunda kalanların çarelerini, ziyaretçilerini bazen de ölümü umutla beklediği yerdir.

Pencere kahredici kara haberlerin kan donduran şoklarının atlatılmaya çalışıldığı yerdir.

Pencere olumsuz durumlarda imdat çığlığını dışarıya duyuran megafondur.

Pencere hayatın sırrına erdiren fenomendir.

Murat ZAFER
25 Aralık 2015 Karaman
Kaynak: İmaret Dergisi İçin

Düzenleme : 02 Nisan 2016 13:58 Okunma : 2469
Foto galeri