Suç işleyenler tutuklan (a) mı yor mu? | Karamandan.com - | Karaman Haber

Suç işleyenler tutuklan (a) mı yor mu? | Karamandan.com - | Karaman Haber

28 Mart 2017 Salı
Suç işleyenler tutuklan (a) mı yor mu?

‘Tutuklama’ ceza muhakemesi içinde, mahiyeti ve sonuçları bakımından uygulanan en ağır koruma tedbiridir. 

Toplumun huzuru ve güvenliği açısından zorunlu olduğu ölçüde dikkatle başvurulması gereken bir yoldur.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Beyannamesi’nde “Hiç kimse keyfi olarak tutulamaz, alıkonulamaz veya sürülemez.” denilmektedir.

İnsan haklarını korumak ve güvence altına almak amacıyla kabul edilmiş olan bu belgede, kişi hürriyetini sınırlandıran bu önlemlerin keyfi olmamasının temel alındığı dikkati çekmektedir. Keyfi olmamak, yasalara ve hukuka uygun olmak biçiminde anlaşılmalıdır. Bu noktada ayrıntılı kuralların konulması görevi iç hukuka bırakılmakta, kişinin hürriyetini sınırlandıracak önlemlerin şartlarının önceden yasalarda açık ve seçik biçimde belirtilmesi istenmektedir. 

CMK, insan haklarına uygun olmayan uygulamalara karşı bir tepki olarak tüm usuli işlemleri ayrıntılı düzenlemiş ve koruma tedbirleri bakımından da bir çeşitliliğe gitmiştir. Şüphesizdir ki ‘tutuklama’ uygulanmasında özen gösterilmesi gereken bir tedbirdir. 

Tutuklamanın şartları ağırlaştırılmış ve tutukluluk istisnai bir yol olarak kabul edilmiştir. Tutuklamaların az olmasının en önemli sebebi CMK’da tutuklamaya bakışta yapılan değişimdir. 

Bunun yanında iç hukukumuzda da bazı düzenlemeler yapılmıştır. 

Temel, Dursun’a sorar,
-Dursun, teessüf ederim ne demek?
-Bilmeyrum niye soraysun?
-Adamın biri bana teessüf ederim dedi.
-Eeee sen ne dedun?
-Ben her ihtimale karşı vurdim oni.

Fıkradaki gibi ülkemizde de işler ne yazık ki, hep ihtimale karşı yapılmaktadır. CMK’ da yapılan değişiklikler yanında İç Hukukumuzda da Yargı Paketi adı altında yapılan birçok değişikliklerde mevcuttur. Bunlar ana hatları ile değerlendirildiğinde tutuklamayı ve ceza infazını ortadan kaldırmasa da çok hafifleten düzenlemelerdir. 

İnfaz Kanunu’nda yapılan değişiklikle cezasının infazının tamamlanmasına 1 yıl kalmış hükümlü, cezaevinde kalmadan denetimli serbestlikten faydalanarak serbest kalabilmektedir. Denetimli serbestlik sistemi, uygulamada eksikliklerle doludur.  Denetimli Serbestlik bizde otomatik olarak uygulanıyor. ABD’de ise oluşturulan komisyon suçlunun ıslah olup olmadığını izleyerek bir karar veriyor. Bizde de böyle olmak zorunda. 

Koşullu Salıvermenin de şartları ağırlaştırılmalı. Birden fazla suç işleyenler koşullu salıverilmeden yararlanamamalı. Tecrübeli suçlular; suça sürükleyecekleri kişileri denetimli serbestlik, koşullu salıverilmeyle kandırdığı ve ‘’bir yıl yatar çıkarsın” şeklinde ikna ettikleri de bilinmektedir. 

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması da suçluların aramızda dolanmasına imkan sağlamaktadır. Hükmolunan hapis cezasının iki yıl veya daha az olması durumunda uygulanan HAGB kararları da suçluların aramızda gezmeye devam etmelerinin bir nedenidir.

Ceza hukukumuzda; üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerden dolayı tutuklama kararı verilemez. 

15 yaşın altında tutuklama yasağı bulunması da suç işleyenlerin cezalandırılmadığı yönünde bir kanaat oluşturmaktadır.

Her gün haberlerde hiç bir sebep söylenmeden tutuklandığı söylenenlerle, suçları sabit ve sayısı çok fazla olan kişilerin serbest kalması haberleri arasında vatandaşlarımız şaşırmış bir durumdadır.

Bütün bu yasal düzenlemeler ve değişiklikler suç işleyenlerin cezaevine girmediği, girseler de çok kısa sürelerde serbest kaldıklarını, dolayısı ile suçluların tutuklanmadığı, sürekli aramızda gezdiği kanaatini oluşturmaktadır ki bu kanaat pek te haksız değildir.

Av. Gökhan Şancı

Okunma : 3928