Ülkücü Camianın 2. Bölünüşü Olmasın! | Karamandan.com - | Karaman Haber

Ülkücü Camianın 2. Bölünüşü Olmasın! | Karamandan.com - | Karaman Haber

29 Mart 2017 Çarşamba
Ülkücü Camianın 2. Bölünüşü Olmasın!

MHP komünizm belası sırasında 1991’e kadar büyüme çağındaydı 1991’de komünizm çökünce ya Islama ya da laisizme yaklaşma tercihleri arasında kaldı. 

İşte bu ikilem sırasında MHP 1992’de ilk bölünmeyi yaşadı. Islama daha hassas olanlar tarafından MHP karşısına BBP ülkü ocakları karşısına alperen ocakları kuruldu.

2017 yılına MHP tabanı çok sıkıntılı girmektedir: Ataerkil ve biat kültürü olanlar referandum konusunda parti kararlarına sadikken değişimciler lider arayışındalar.

MHP Demirel Özal gibi merkez sağ liderlere zor günlerde her zaman yardımcı olmuştur zira ülkücü gençliğin parolası “Vatan söz konusu olursa gerisi teferruattır” gerçeğidir.  

Şu anda aynı durum referandum hususunda Recep Tayyip Erdoğan için söz konusudur.  Şimdi MHP parti olarak Erdoğan’a yardım etmiştir, tabanın ise yarı yarıya farklı görüşte olduğu görülüyor umarız "yaşasın illegalite" demeden sonuçlanır.

Türk – İslam sentezine bağlı bir MHP’nin güzel ülkemde iktidara gelmesini can u gönülden isteyenlerdenim. Bu partinin tabanda ve tavanda bölünmesini de asla istemem. 

Ne var ki durum istediğimiz gibi gitmiyor ve MHP tarihinin ikinci bölünmesini yaşıyor gibi bu günlerde (Şubat 2017). Ancak değerli bir ülkücü arkadaşımın dün Facebook hesabından bana “hiçbir şey olmaz” demesi yüreğimiz su serpmiştir. 

1990’lı yıllarda dünyada da Türkiye’de de taşlar yerini bulmaya başladı. Komünizm pes etti ve ortalıktan çekildi. Bu durumda resmen sağcılık ve solculuk tüm dünyada önemsenmez hale geldi. 

Ülkemizdeyse sağcı denilen ülkücüler de İslam’a yakın olanlar ve Irkçılığa yakın olanlar diye ikiye bölündü. Zira bütün dünyada kutupların kalkmasıyla artık din eksenli bir kutuplaşma başlamıştı. 

Din eksenli kutuplaşma Hristiyan / Müslüman şeklindedir. Hristiyanlara göre 3. milenyum bütün dünyayı Hristiyanlaştırma projesinin gerçekleştiği dönem olacaktır. Müslümanlara göre ise “Tek Hak Din” olan İslam’ın herkese duyurulması ve tebliği projesinin hicretin 2. binine varmadan gerçekleştirilmesidir. 

Ülkücülerin İslam’a daha yakın kısmının kümeleştiği Büyük Birlik Partisi 29 Ocak 1993 tarihinde Muhsin Yazıcıoğlu tarafından MHP’den kopan ülkücülerce kurulan bir siyasî partidir

Artık MHP Türk-İslam Sentezi tabirini bu tarihten sonra fazla kullanmamış ve bunu Nizam-I Âlem Alperen ocakları üstlenmiştir. 

Artık Türkiye’de ülkücüler: Nizam-ı âlem ve ülkü ocakları adlı iki farklı oluşum etrafında toplanmaya başlamışlardır. 

 MHP tabanının "Tanrı dağı kadar Türk, Hira dağı kadar Müslüman’ız" sloganını kullanarak “Türk – İslam Sentezi” etrafında hareketin ideolojisini genişletmeye çalışması ve “Kanımız Aksa da zafer İslam’ın” diye haykıran necip gençliğin şahlanması arzumuzdur.    

Osmanlının son dönemlerinde ortaya çıkan Turan ülküsüne 1940’lı yıllarda sahip çıkarak dillendiren ülkücülerin ilk kaynaklarının ne derece işkence ve takibata tutulduğu malumdur.  

SSCB 1991’de dağılmadan önce tüm türkülerimiz esir Türk illeri üzerine kuruluydu. Bu esaret bittikten sonra MHP ve ülkücü camiadan bu millet Asya’da bulunan Türkiler hakkında çok şey bekledi ama hiç bir şey göremedi.

Eğer bir partide ideoloji yoksa aynı partiden iki tane olmasının bir manası olmaz. Bir ideolojisi olmayan ülkelerde hep iki parti vardır ve ya krallıkla yönetilirler ispanya, Hollanda ve İngiltere gibi ya da cumhuriyetle yönetilirler ABD ve Almanya gibi.

MHP’nin doğrusu olan Türk Milliyetçiliği çerçevesinde Turan Ülküsüne Türk-İslam Ülküsü ve Sentezi etrafında sahip çıkarsa iktidar olur.
Türk İslam sentezini ben şöyle anlarım: kurulacak bir dünya düzeninde her şey İslam’a uygun olacaktır ya da ona aykırı olmayacaktır. Örfe ait yasalar daima Türklük gurur ve şuuruna İslam ahlak ver faziletine muvafık olmalıdır. 

MHP ufukları gören, insanları coşturacak hamasi nutuklara girişmelidir. Mesela “21. yüz yıl Türk asrı olacaktır” sloganını neden MHP söylemez? Adriyatik’ten Çin seddine hayallerini neden canlandırmaz? Neden ayrılan ülkücüleri, darılan gönüldaşları toparlamaya çalışmaz? 
Nerede gençliği coşturan ozanlar, tarihçiler sosyologlar nerede? Taşkent yaylasında madımak otu yolmayı hedefleyenler nerede? Nerede tuna boylarında abdest almayı hayal edenler? Bütün bunları Özal, Demirel ve Erdoğan gibi merkez liderler canlı tutarken MHP gerilerde kalmamalıydı.

1980 öncesi sokaklardaki duvarlarda iki slogan göze çarpıyordu: Komünistlerin yazdığı: Kahrolsun faşizm,  Kahrolsun şeriat. Bunlarla mücadele eden ülkücü gençliğin yazdığı: Kanımız aksa da zafer İslam’ın ve Tek Yol Turan. 

Ülkücülerin karşısında şu anda bir komünist hareket olmadığına göre “Türk İslam Sentezi” etrafında toparlanarak o iki sloganı gerçekleştirmek için politika üretme hedefine yoğunlaşmalıdırlar. 

Türkiye demokrasi ve seçim tarihinin 1960 sonrası bütün seçimlerini yaşadım tamamında her parti kendi partisini Nuh’un Gemisi saymıştır. Bu referandumda da aynı şeye şahidiz. 

Ancak kimse benden sonra tufan demeye ve felaket tellallığı yapmaya kalkmasın! 

Bu necip millet asla dalalette birleşmez. Zira bu necip millet İslam’ın bayraktarlığını halen elinde tutmaktadır. 

 

Düzenleme : 08 Şubat 2017 21:30 Okunma : 818