Yavrucuğum! | Karamandan.com - | Karaman Haber

Yavrucuğum! | Karamandan.com - | Karaman Haber

28 Mart 2017 Salı
Yavrucuğum!

(Lokman):’’Yavrucuğum! …’’ (34:16)

Evet! ilk idolleriyiz demiştim, yeşermeye yüz tutan bu muazzam tomurcuklarımızın. Hangi birimiz ister ki evlatlarımızın kendi fıtrat ve hayatın gerçeklerine aykırı davranan,  insanlığın yükünü paylaşmaktan çok yük olan, farkındalık! İçin derman olmaktan çok dert olmayı, sorunlara çözüm olmaktan çok sorunun kaynağı olmayı tercih eden,  akla ve gönle ziyan yaşamı benimsemiş bireyler olmalarını. 

İşte bu yüzden çok ama çok önemliydi ana ve baba olmak. Çünkü bize verilmişti onların kişiliklerinin temelini atma görevi. Ya onları elimize teslim edildikleri i ilk günkü fıtratları üzere temiz tutabilmek için gereken gerçek çabayı sarf edecek ya da kendi anlamsızlıklarımıza kurban ederek, yalnız bırakacaktık iç boşluklarında, ta ki varlık sancıları çekecekleri güne kadar.

Ve bizler, bu tohumları hayata hazırlayan, örneklik eden babalar…
Daha baştan başlıyor yine, hatalar silsilesi. Öncelikle sorumluluk fukarası ana ve babaların elinde açmadan solan, kişilik yerine sadece cesedi olgunlaşan, ruhu fıtratına yabancı kalan, sonraları ise içinde bulundukları durumu fark edemeyen, etse bile kendini tanımlayamamış, tamamlayamamış benliklerin, kendini bulmaya başladıkları ve en tehlikelisi de rüştünü ispat etmeye çalıştıkları ortam, kurdukları aileleri olunca, filizlenir yeni zulümler ve yine aynı kısır döngüler…

Bu tiplerin ortak özelliğidir neden evlendiğini, neden evlat sahibi olduğunu yani neden yuva kurduğunu bilmeden yaşamak.
Oysaki bir anlayabilselerdi;

Evlendikleri kadının kendileri için, bir aşçı, bir temizlikçi, bir cinsel partner, çocuk doğuran kişi, ev ve çocuk bekçisi olmaktan ziyade, en iyi muhabbet arkadaşı, iman kardeşi ve O inandıklarını (sadece) iddia ettikleri Allah’ın, kitabında buyurduğu gibi ‘’Kendilerinde dinginlik bulasınız diye…’’* nasip ettiği, ekmek gibi su gibi bir nimet olduğunu. 

Ve yine kavrayabilselerdi;
Nasip edilen evlatlarının, ego tatmini için kendilerine emanet edilmediğini, o körleşmiş zihniyetlerine kurban edilemeyecek, üzerlerine kumar oynanamayacak kadar muhteşem varlıklar olduklarını.

Sözüm, özüme ve onlara ki; ‘’ Kişinin kardeşinden , anasından, babasından, hanımından ve çocukların dan kaçacağı ‘’** o gün gelmeden önce kendimize gelelim .Yaşamlarına ortak olduğumuz göz aydınlığı eşlerimize ve kahramanı olduğumuz yavrularımıza, can parelerimize gereken değer ve vakti verelim. Tanımı yanlış bilinen erkeklik kavramına uyum sağlamak için kıymayalım onların hayatlarına. Her ne zaman düşlerinde ve gözlerin de bizi gördükleri vakit, varlığımıza dair isyan etmeyip şükredebilecekleri insanlar haline gelelim.Dağıtırım ulan-cılığımızla değil bir arada tutucuğumuzla iftihar edelim. 

Bize maddi olduğundan çok daha fazla manevi ihtiyaçları olduğunu unutmayalım ve hayatımızda oldukları için Rabbimize her daim hamd edelim. Mutluluğu dışarda değil ailemizde bulmaya gayret edelim. Onları haksız yere diğer aile bireylerine ezdirmekten beri duralım yani, hükmettik mi adaletle hükmedelim. Özellikle evlatlarımıza ve diğer insanlara yaşamımızla, aile hayatımızla güzel örnekler olalım. Yani Âdem gibi Adam, Lokman gibi baba olalım.

Özüne doğru hicrete çıkıp, nefsini sorgulayan, anlamlı ve akliyane bir yaşamı benimseyip, tüm övüncü Allah’a kul olmak olan o güzel insanlara selam olsun…  
 *Rum Suresi (21)
**Abese Suresi  (34-36)
Salih MOLLAOĞLU                                                                                                        

Düzenleme : 21 Aralık 2015 09:05 Okunma : 1551