Karamandan.com

Karamandan.com

25 Nisan 2017 Salı
Çatak Köyü
Çatak Köyü Karaman Merkez'in güney-batısında ve Merkeze 30 km uzaklıkta olup 1380 metre rakımdadır.
Kategori : Köyler
13 Şubat 2017 11:17
 
Çatak Köyü

Çatak Köyü Karaman Merkez'in güney-batısında ve Merkeze 30 km uzaklıkta olup 1380 metre rakımdadır. Kuzeyinde Yılangümü, Batısında Dağkonak, Doğusunda Çukurbağ köyleri bulunmaktadır. Çatak köyü Karamanoğulları devrinden beri var olan oldukça eski bir köyümüzdür. 

Köy 16. Yüzyılda kaydedilen ilyazıcı defterinde 14 hane ve 22 vergi veren nüfusa sahiptir. Bu köyümüzden alınan vergiler, Karamanoğlu İbrahim Bey’in İmaretinde çalışanların harcamalarına ayrılmıştır. Köyün nüfusu 1904 yılında 432, 1922 yılında 79 hane ve 336 nüfus, 1925 yılında 456, 1950’de 483, 1990 yılında 281, 2014 yılında ise; 99 erkek, 86 kadın, toplam 185 nüfusa gerilemiştir. Bu köyümüzde de çok sayıda yurt dışında çalışanlar bulunmakta ve Karaman’a çok sayıda göç vermektedir. 

Çatak, eski Türk aşiret boylarından birisinin adıdır. Selçuklularla Anadolu’ya gelen boylardan birisinin adı da Çatak’tır. Halen Silifke ilçesinde bulunan İmamuşağı boyu da Yener ve Çatak olarak iki kola ayrılır. Gülcan, bunların İmamuşağı boyundan olabileceğini belirtmiştir. Daha sonra bu köye Cırıklı, Sarı Keçili ve başka aşiretlerden de gelenler olmuştur. Gülcan, sonradan buraya yerleşenler dışında, bu köyün gerçek halkının sarışın ve beyaz olduğunu belirtmektedir. Yine 1920’li yıllara kadar köylerindeki meşeliklerden kömür yaparak veya odun olarak karaman pazarlarında sattıklarını söyler. Bir diğer rivayette ise, Çatak Köyünün adını Karamanoğlu Mehmet Bey’in torunu Çatak Çelebi’den aldığını dile getirmekteler. 

1500 yıllarına ait belgelerde Şamlı Cemaati içerisinde geçmekteler. Şamlular, Gazze’den Antakya’ya kadar uzanan sahil bölgesinde yaşayan, 13. yüzyılda ise Dulkadirli ve Ramazanoğulları Beyliği’ni kuran Türkmenlere verilen ortak addır. Şam Türkmenleri, Timur’un Türkistan’a dönerken yanında götürdüğü Kara Tatarlar’dan boşalan Bozok ve Sivas bölgesine gelip yerleşmişlerdir. 

Şamlu, Şah İsmail’e destek vererek Safevi Devleti’nin kurulmasını sağlayan Anadolu’daki Türkmenlerdendir. Eski Yörük diye de anılan bu konar-göçer teşekkül, 18. yüzyılda iskâna tabi tutulan cemaatlerden biridir. 1708 yılından sonra terkettikleri yurdlarına geri gelmişler. Ancak bu tarihten sonra devlete verdikleri sözleri tutmadıklarından Kıbrıs’a sürgün edilmişlerdir. Bu konar-göçer teşekkülün yurdları olan İçil dışında, Teke, Alaiyye, Karaman, Tarsus, Kütahya, Aydın, Saruhan ve Kıbrıs’ta görülmüşlerdir. 

Şamlu Cemaati, 1500 yılında 13 ve 1522 yılında ise 12 gruptan oluşmaktadır. Şamlu Cemaati’nin nefer sayısı 1500 yılında 229 ve 1522 yılında ise 603’tür. Cemaat, 1500 yılında, en çok nüfusla Çatak karyesinde bulunmuştur. Çatak karyesinin nefer sayısı 1500 yılında 35 ve 1522 yılında ise 72’dir. 1522 yılında ise cemaatin perakende grubu köylerdeki gruplara göre daha kalabalıktır. Perakende Cemaati’nin bu tarihteki nefer sayısı 91’dir. Cemaatin küçük grupları da vardır. 

Şamlu Cemaati, 1500 ile 1522 yılları arasında 374 neferlik bir artışa sahiptir. En fazla artış 50 nefer ile diğer adı Bucak Kışla olan İncir karyesinde yaşanmıştır. İncir karyesinde 1500 yılında 27 nefer var iken bu sayı 1522 yılında ise 77’dir. 1500 yılında görülmeyen köylerin barındırdığı nüfus dışında cemaatte nefer kaybı yaşanmamıştır. 
Çatak Cemaati; 1500’lü yıllarda Eskiil kazasında Yüzdeciler içerisinde, Mut Kazasında Depirlü Cemaatinin yaşadığı yer olarak Çatakbağ karyesi, yine Mut’ta Küçük Cemaatinin yaşadığı yer olarak Çatak Kışla Karyesi, Gülnar’da bulunan Hoca Yunuslar Cemaatinden Çataklı karyesi bulunmaktadır. Bütün bu bilgiler ışığında Çatak Köyünün hangi aşirete ve boya bağlı olduğunu kesin ifade edememekle birlikte Avşar boyu içerisinde “Çatak” diye büyük bir aşiretin varlığını biliyoruz. Kanaatimizce Avşar boyuna mensuptur.

1844 tarihli Temettuat Defterlerine göre 29 hane vergi veren aile bulunmaktadır. Bu aileler ve lakapları şunlardır: Müderris Şeyh Abdullah Efendi, Müderris Ali Efendi, İmam Mehmet Efendi, Hizmetkâr Abdurrahman, Muhtar-ı Evvel Halil Kethüda, Halil’in Halası Dul Hatun, Muhtar-ı Sani Mehmet Kethüda, İsmail, İbrahim, Hüseyin, Ahmet, Rençper Ahmet, Memiş, Mustafa, Halil, Mustafa, Hıdır, Mehmet, Ali, Mehmet, Ahmet, Redif Ahmet, Redif Mehmet, Hasan, Memiş, Ahmet, Ebu Bekir, Ahmet, Hüseyin ve Mehmet’tir. Bu kayıttan bu tarihte köyde medrese olduğu anlaşılmaktadır. İki tane de Müderris vardır.

Hicri 29/Z /1133, Miladi 21 Ekim 1721 tarihli bir belgede; “Larende Kazası'nda Çatak nam karye ahalisinden Hacı Habib ve sair malümülesami kesanın tekalif-i örfiye ve şakkadan muafiyetlerine dair Konya Kadısı Mehmed Efendi'nin ilamı” kaydı bulunmaktadır.  
Köy halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Çatak Köyü’nde Taş Pınar, köy halkının deyimiyle Taş Muğar, mevkisinde bulunan mesire alanı, Karaman’ın yerli halkı tarafından ilgi odağı olmaktadır. Bu mesire alanı Hollanda Çataklılar Derneği desteği ve Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yaptırılmış.

Çatak Köyü'nden bir hatıra olarak Halil Onbaşı’nın Yemen’de yazdığı şiiri oldukça etkileyicidir. İki defa gönderildiği Yemen’den ikincisinde gelememiş ve şehit olmuştur. Torunu Burhanettin Özdoğan Bey’in bana ilettiği şiiri yayınlıyoruz. Şehit olan Halil Onbaşı’nın oğlu’nun adı da Halil’dir. Karaman’ın eski ağalarındandır. Pancar Kavşağı’ndaki Özdoğan Camiini o yaptırmıştır. 1944 yılında Dikbasan Camisinin minaresini yaptırmış, kalan tuğlalarla Araboğlu Camisinin minaresi yapılmış. Halil Onbaşı, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşlarında yedi yıl savaştıktan sonra memleketine döner. Geldiğinde onu zor tanırlar. Tekrar Yemen’e gönderilir ve bir daha dönmez.  Bu destan Türk Edebiyat Dergisi’nin Ekim 2014 tarihli 492 sayısının 37. Sayfasında yayınlanmıştır. Destanı Halil Onbaşı, naif bir dille, fakat büyük bir samimiyetle anlatmıştır.

HALİL ONBAŞI’NIN YEMEN DESTANI

Karaman’dan taburumuz yürüdü,
Garip anaların bağrı çürüdü,
Yüreğimde yağ kalmadı eridi,
Yiğitler kanlısı, vah zalim Yemen.

Bindim kara tirene aldı dolandı,
Verdiler elbiseyi, kalbim inandı,
Sılada validem nasıl dayandı,
Yiğitler kanlısı, vah zalim Yemen.

Şamı’ı şerifi orduların iyisi,
Oradadır güzellerin koyusu,
Yemen’in Arab’ı dağın ayısı,
Yiğitler kanlısı, vah zalim Yemen.

Bir akşam namazı Cidde’ye vardık,
Havva anamızı ziyaret ettik,
Mekân bulunmadı camide yattık,
Yiğitler kanlısı, vah zalim Yemen.

Kahkaha Kalesi bir Cebel başı,
Kan ile yoğrulmuş toprağı taşı,
Hayduda benzeyen Yemen’in kuşu,
Keseden parayı, kaptı da kaçtı,
Yiğitler kanlısı, vah zalim Yemen.

Acizi Boğazından harbe dayandı,
Gaflet uykusundan asker uyandı,
Beyaz tenler al kanlara boyandı,
Yiğitler kanlısı, vah zalim Yemen.

Cebeli harmanda tutuştuk harbe,
Kimseler dayanmaz bunca zahmete,
Yediğim kokuşmuş arpa ekmeğe,
Yiğitler kanlısı, vah zalim Yemen.

İmam Yahya dedikleri bir çıplak Arap,
Bir sene daha durursak halimiz harap,
Bütün arkadaşlarım oldular türab,
Yiğitler kanlısı, vah zalim Yemen.

On beş günde karadan denize geldik,
İtalya baş kaldırdı geriye döndük,
Asker olduğumuzu o zaman bildik,
Yiğitler kanlısı, vah zalim Yemen.

Duman çöktü bulamadım yolumu,
Soğuk aldı ayağımı elimi,
Ben kendime layık gördüm ölümü,
Yiğitler kanlısı, vah zalim Yemen.

Taif’in Arab’ı tatlı dillidir, 
Acız’ın Arab’ı fena dillidir,
Yiğitlerin çoğu taze gülüdür,
Gülüm genç iken soldurdun Yemen.

Yirmi yaşında kuraya birdim,
Huzuru mahşerde divana durdum,
Ecelsiz ölümü Yemen’de gördüm, 
Yiğitler kanlısı, vah zalim Yemen.

Yine dumanlandı dağların başı,
Gözümden akıttım kan ile yaşı,
Bu destanı yazan Halil Onbaşı,
Benim kadar gurbet gezen olmadı.

Okunma : 5043
Foto galeri
bahçem
Aktekke
Personel Alınacak
Özel Başarı Anadolu Lisesi
Gündem haberleri
Patlama şehrin yarısını karanlığa gömdü
21 Nisan 2017 Okunma: 33229 Gündem
Karaman'da Anormal Sıcaklık Düşecek
22 Nisan 2017 Okunma: 15333 Gündem
Antalya 45 km kısalıyor
23 Nisan 2017 Okunma: 11517 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın