Arapzade Camii | Karamandan.com - Karaman Haber

Arapzade Camii | Karamandan.com - Karaman Haber

13 Temmuz 2020 Pazartesi
Arapzade Camii

Adı ve Yeri

Darülhuffazlar bölümünde incelendiği üzere muallimhane ve darülhuffaz olarak da kullanılan mabedin adı belgelerde; “Arapoğlu”[1], “Arapzade[2], “Arap Dede[3] gibi değişik isimlerle geçmektedir. Bugün Arapoğlu Camii olarak bilinmektedir. XVII-XVIII. yüzyıl belgelerinde mabedin bulunduğu yer, Hatip Mahallesi olarak gösterilmiştir. Hemen yanında şimdi mevcut olmayan Abdülkadir Ağa’nın yaptırdığı bir medrese bulunuyordu[4]. Cami, Tapucak Mahallesi ile Sekiçeşme Mahalleleri sınırında Bekir Sıtkı Erdoğan Caddesi üzerinde bulunmaktadır[5].

Banisi ve Yapım Tarihi

  Arapzade Camii’nin batı giriş kapısındaki beyaz mermer bir taş üzerine yazılmış dört satırdan oluşan kitabesinde yaptıranın adı yazılmamasına rağmen belgelerde, “…Arab-zâde binâ eylediği câmi‛…‛” olarak geçmektedir[6]. Şu halde Arapzade adında bir hayırsever tarafından inşa edilmiş olmalıdır. Kitabesine göre Lârende’nin Osmanlı sınırları içine alınmasından hemen sonra 899/1493 tarihinde bina edilmiştir. Bu sebeple 888/1483 tarihli vakıf tahririnde adı geçmemektedir.

Mimari Yapısı ve Müştemilatı

  Arapzade Camii, enine doğru bir mekân anlayışı gözetilerek tasarlanmıştır. Genellikle kesme taş başta olmak üzere ahşap malzemenin birlikte uygulandığı sade bir yapıdır. Üstü düz toprak dam iken sonradan bir çatı ile örtülmüştür[7]. Son cemaat yeri olmayan binanın doğu ve batısında iki kapısı mevcuttur. Esas giriş batıdaki ana kapıdandır.        Mabedin bodur minaresi sonradan yaptırılmıştır[8]. Yağmur sularını akıtmaya yarayan Selçuklu geleneğini yansıtan dokuz adet ejder başlı taş oluktan sadece biri günümüze kadar ulaşmıştır. Doğu kapısı önünde bulunan çeşme sonradan şadırvana çevrilmiştir[9].

  Arapzade Camii’nin değişik zamanlarda tamir edildiği bilinmektedir. Bununla ilgili müezzin mahfilinin batı kapısının iç yüzeyinde bulunan bir tamir kitabesinde, Lârende Müftüsü Hadimlizade Hasip Efendi tarafından 1229/1813 yılında onarıldığı belirtilmiştir[10]. Yapı, geçirdiği tamiratlarla orijinal özelliğini kısmen kaybetmiştir.

Vakfiyesi ve Vakıfları

  Arapzade Camii’nin tarihi eski vakfiyesi mevcut değildir. Bununla birlikte vakıflarına dair bilgiler, XVI. yüzyıla kadar götürülebilmektedir. Nitekim XVI. yüzyıl başlarına ait Karaman Eyaleti Vakıf Tahriri’nde “mescid-i veled-i Arab” olarak kaydedilmiş ve vakıfları; Gölyeri’ndeki bir dönüm tarla ile Şeyh Mukbil olarak bilinen yer olarak tespit edilmiştir[11].

  Arapzade Camii’nin vakıflarına XVI. yüzyıldan sonra yeni gayrimenkuller ilave edildiği 1000/1591 tarihli Şeriye Sicili kaydından anlaşılmaktadır. Buna göre söz konusu vakfın Akyokuş mevkiindeki bir dönüm arazisi bulunuyordu[12].

Vakıf kayıtlarından camiye ait vakıfların XVIII. yüzyılda da artış gösterdiği görülmektedir. Nitekim 1187/1773 tarihli vakıf kaydına göre Fakihzade Mehmet Efendi, Eskiciler Çarşısı’nda bulunan üç adet dükkânını ilgili camiye vakfetmiştir. Vâkıfın şartları çerçevesinde dükkânlar kiraya verilecek, icarın üçte biri vakfa gelir olarak kaydedilecek, camide her gün cüz okunacaktır[13].

  Diğer bir vakıf kaydının tarihi 16 Rebiyülahir 1211/19 Ekim 1796 olup “sahibiü’l-hayr” İbrahim Efendizade oğlu Müftizade Ahmet Efendi’nin sahip olduğu bazı gayrimen­kulleri vakfetmesi ile ilgilidir. Buna göre ismi geçen zat, Karaman’ın Nalbantlar Çar­şısı’ndaki iki adet dükkânı ve bir adet ambarın üçte birini vakfetmiştir[14].

  Arapzade Camii’nin vakıfları XIX. yüzyılın ilk yarısında da mevcuttu. 1844-1845 tarihli Temettüat Defterleri’ndeki kayda göre bir dönüm bahçe bir adet dükkân, bir dönüm boyalık caminin vakfı idi[15].

Görevlileri       

  Arapzade Camii’ne incelenen dönemde birçok görevli ataması gerçekleştirilmiştir. Bunların başında caminin temel görevlilerinden olan imamlar gelmektedir[1].

Arapzade Camii’nde nazır atamaları da yapılmış olup bayanlar da bu kadroda görev almışlardır. Nitekim Rabia Hatun günlük iki akçe ücret ile bu vazifeyi yaparken damadı Ali Halife’ye görevini devretmek istemiş, bunun üzerine Lârende Kadısı Mehmet’in arzı üzerine Recep 1130/Mayıs-Haziran 1718 tarihinde Ali Halife’ye berat verilmiştir[2].

Bunun dışında müezzin, vaiz, hatip, mütevelli kadrolarına çok sayıda atama tespit edilmiştir[3].

İbrahim Hakkı Akman

 

[1] BOA, AE. SAMD. III, Dosya no. 221, Gömlek no. 21354.

[2] VAD, no. 1131, s. 109.

[3] KARŞS, no. 285, s. 187; no. 286, s. 76; no. 289, s. 18, 130; no. 292, s. 77; BOA, AE. SAMD. III, Dosya no. 221, Gömlek no. 21354; AE. SSLM III, Dosya no. 20, Gömlek no. 1177; VAD, no. 558, s. 174; no. 559, s. 3; no. 560, s. 149; no. 561, s. 15, 24; no. 562, s. 12; 563, s. 3, 8; no. 569, s. 9; no. 1131, s. 109, 113; no. 1147, s. 254, 258, 261, 264; no. 1150, s. 4; no. 1154, s. 11.

 

[1] VAD, no. 1131, s. 109, 113.

[2] KARŞS, no. 292, s. 77.

[3] VAD, no. 562, s. 14.

[4] BOA, C. MF, Dosya no. 121, Gömlek no. 6044; Dosya no. 55, Gömlek no. 2721; Dosya no. 140, Gömlek no. 6973; Dosya no. 39, Gömlek no. 1911.

[5] Tapuda 32-24 A pafta, 592 (1986) ada, 14 (7) parselde bulunan cami, Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünün 07.04.1993 tarih ve 1611 nolu kararı ile tescil edilmiştir. Bk. Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, Dosya no. 70-00-124; Karaman Belediyesi, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, “Arapzade Camii Dosyası”, Klasör no. 13.

[6] KARŞS, no. 286, s. 98.

[7] Temizsoy-Uysal, aynı eser, s. 62.

[8] Dülgerler, aynı eser, s. 70.

[9] Şenay Alsan, “Türk Mimari Süsleme Sanatlarında Mitolojik Kaynaklı Hayvan Figürleri (Orta Asya’dan Sel­çuklu’ya)”, (M.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Basılmamış Doktora Tezi), İstanbul 2005, s. 121.

[10] Konyalı, aynı eser, s. 258.

[11] Karaman Vilâyeti Vakıfları, s. 165.

[12] KARŞS, no. 277, s. 4, 03 Safer 1000/20 Kasım 1591.

[13] VAD, no. 1154, s. 11.

[14] Vâkıfın şartı çerçevesinde mütevelli olarak da Recepzade Hacı İsmail atanmıştır. Şeyh İsmail oğlu Seyit Şeyh Mehmet ise camide imamlık ve cüzhanlık vazifesini yapacak ve ücretini bu vakfın gelirlerinden alacaktır. VAD, no. 563, s. 3.

[15] Karaman Temettüat Defteri, s. 339, 350, 416.

Düzenleme : 20 Ocak 2020 14:51 Okunma : 1617