Bey Camii | Karamandan.com - Karaman Haber

Bey Camii | Karamandan.com - Karaman Haber

13 Temmuz 2020 Pazartesi
Bey Camii

Adı ve Yeri; Bey Camii, Hurufat kayıtlarında Lârende/Karaman kent merkezi, Külhan Mahallesi’nde gösterilmektedir[1].

Banisi ve Yapım Tarihi

  Bey Camii’nin banisi hakkında herhangi bir malumata ulaşılamamıştır. İsmine bakılırsa “Bey” unvanı taşıyan biri tarafından yaptırılmış olmalıdır. 1476 ve 1483 tarihli tahrirlerde adı geçmeyen mescit ile ilgili ilk bilgilere, XVI. yüzyıl başlarına ait vakıf tahririnden[2] ulaşılabildiğine göre XV. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş olmalıdır.

Mimari Yapısı

  Günümüze kadar ulaşamayan mabedin mimari yapısı hakkında bir belge bulunmamaktadır. Bununla birlikte banilerinden dolayı “Bey” unvanı alan diğer camilerdeki gibi kesme taşla yaptırıldığı düşünülebilir.

Vakfiyesi ve Vakıfları

  Bey Camii’nin vakfiyesine henüz ulaşılamamıştır. Ancak vakıflarının olduğu bilinmektedir. Nitekim XVI. yüzyıl başlarındaki tahrirde vakıf gayrimenkulleri; Hızır İlyas, Şeyh Mukbil, Hatun ve Emir Musa mevkiinde her biri birer dönüm olmak üzere toplam dört dönüm bağ ile Siryak mezrasının gelirlerinden ibarettir. Kanuni Dönemi’ne ait 1530 tarihli tahrirde de caminin vakfı olarak üç kıta bağ gösterilmiştir[3].

Görevlileri

  Bey Camii’nin hatip kadrosuna incelenen dönemde “hasbî” olarak atamalar yapılmıştır[4]. Hatip dışında buraya hangi görevlilerin atandığı şimdilik tespit edilememiştir.          

 

Bostancı/Bostaniye/Arasta/Seyit Ahmet Efendi Camii

Adı ve Yeri

  Adı, kayıtlarda “Bostâncı” (Bk. Ek- III)[5] ve “Bostâniye[6] Camii olarak geçmektedir. Mabet, Külhan Mahallesi’ndeki, şimdi mevcut olmayan Arasta Çarşısı sokağında bulunduğundan[7] bir kısım belgelerde “Arasta Câmiʽi” olarak isimlendirilmiş[8], Seyit Ahmet Efendi tamir ettirdiği için “Seyyid Ahmed Efendi Mescidi” olarak da kayıtlara geçmiştir[9]. Hemen önünde şimdi mevcut olmayan Nasuh Bey Hamamı vardı. Vakfiyesinden tespit edildiğine göre civarında “Türbe-i mutahhara-ı mâder-i Mevlânâ” ile Pazarbozan Hanı, yakınında da “Sûk-ı haffâfin” yani Haffaflar Çarşısı bulunmaktaydı (Bk. Ek- IV)[10]. Bu sebeple halk arasında Mestçiler/Kavafçılar Camii olarak da adlandırılmıştır.

  Bostancı Camii’nin bitişiğindeki arsa üzerine ilgili yerde incelendiği üzere sonradan Lârendeli müderrislerden Abdullah Efendizade olarak bilinen Seyit Mehmet Efendi tarafından bir medrese yaptırılmıştır.

2.7.2. Banisi ve Yapım Tarihi

  Bostancı Camii’nin adına bakılırsa Bostancı lakabını taşıyan bir hayırsever tarafından yaptırılmış olmalıdır. İnşa tarihini aydınlatacak kesin bir bilgi şimdilik bulunmamaktadır. Bununla birlikte 1008/1599 tarihinde tamir edildiği bilinmektedir. Öyle ise bu tarihten daha önce, XVI. yüzyılın başlarında yaptırıldığı söylenebilir. Evliya Çelebi Lârende’yi ziyaretinde bu camiyi görmüş ve cemaatinin yoğunluğundan bahsetmiştir[11].

Mimari Yapısı-Müştemilatı ve Onarımları

  Bostancı Camii’nin ilk mimari yapısı bilinmemektedir. 1008/1599 tarihinde “harâb” durumda idi. Cami, yörenin hayırsever eşrafından Seyit Ahmet tarafından onarılmış ve bir kısım mülkler vakfedilmiştir. Seyit Hacı Zeynelabidin Ağa tarafından düzenlenen vakfiyeye göre 1180/1766 tarihinde tekrar tamir edilerek yenilenmiştir[12]. Yine 1313/1895 yılında bakım ve onarım görmüştür[13].

  Bostancı Camii’ni 1943’te gören Konyalı, yapıyı tarif etmiştir. Buna göre mabet, muntazam kesme taştan yapılmıştı. Kapısının renkli mermerlerden zıvanalı bir kemeri bulunmakta idi. Son cemaat yerinde istelaktitli taş mihrapçıklar vardı. Yapının üç cephesinde ikişerden altı pencere mevcuttu. Yağmur ve kar sularını tahliye etmek için kullanılan güzel bir işçilikle işlenmiş taş olukları bulunmaktaydı. Önemli bir sanat eseri olan bu cami ihmaller sonucu oldukça yıpranmış, bir süre sonra da vakıflar idaresi tarafından kadro dışı bırakıldığı için yıkılmıştır[14].

Vakfiyesi ve Vakıfları

  Bostancı Camii’nin muhtemelen XVI. yüzyılda vakfedilmiş gayrimenkulleri mevcut idi. Ancak bunlarla ilgili vakfiye tespit edilememiştir. Bostancı Camii ile ilgili bilinen ilk vakfiye; Çavuşzade ismiyle bilinen Seyit Abdurrahman Ağa’nın oğlu Seyit Hacı Zeynelabidin Ağa tarafından tanzim ve tescil ettirilmiş olup 1180/1766 tarihlidir. Vakfiyede geçtiği üzere Hacı Zeynelabidin Ağa’dan daha önce 1008/1599 yılında Seyit Ahmet Efendi, camiyi onartmış, caminin vakıf arsasına 24 adet dükkân yaptırmış ve gelirlerini mülkleriyle beraber vakfetmiştir. Fakat zamanla bu dükkânların 11’i yıkılmış, kalan 13’ü de kısmen harap olmuş, böylece cami vakfının gelirleri azalmıştır. Bunun üzerine Hacı Zeynelabidin Ağa, caminin vakıf arsası üzerine yeniden on adet dükkân yaptırmış, diğerlerini de onarmıştır. Bunların “îrâdâd ve icârâtını” cami hizmetleri ve Hacı Zeynelabidin Ağa’nın dedesi Seyit Hacı Mehmet Ağa’nın caminin yakınında bulunan “sûk-ı haffâfin”de yaptırdığı sebilin masrafları için tahsis etmiştir. Dükkânların kira gelirleri ise şu şekilde değerlendirilmiştir: Bir adet dükkânın geliri hatiplik yapan görevlilere, dört adet dükkânın geliri müezzinlere, beş adet dükkânın geliri mütevelli olanlara, altı adet dükkânın geliri imam olanlara, bir adet dükkânın geliri nazır olanlara, bir adet dükkânın geliri sebilin ihtiyaçlarına, bir adet dükkânın geliri yasinhan, nebehan ve aşırhanlara, iki adet dükkânın geliri nazır aracılığı ile caminin bakım ve onarım ihtiyaçlarına, üç adet dükkânın geliri müezzinlere ise bir adet dükkânın geliri de mum ve kandil giderlerine harcanacaktır. Artan gelirler onu on bir buçuk kuruşa istirbaha verilecektir (Bk. Ek- IV)[15]. Ayrıca yukarıdaki vakfiyeye göre Hacı Hasan oğlu Hacı Mehmet isimli bir hayırsever de aynı çarşıda bulunan bir adet dükkânı caminin ihtiyaçları için vakfetmiştir.

  Cami vakfına ait mülklerin bir kısmının durumu 1260/1844-1845 tarihli Karaman Temettüat Defterleri’nden takip edilebilmektedir. Buna göre Bostancı Camii Vakfı’na ait altı adet dükkân, 1260/1844-1845 yılında Mansur Dede Mahallesi sakinlerinden Abdurrahman oğlu Ömer Efendi’nin tasarrufunda idi[16].

Görevlileri

  Bostancı Camii’ne incelenen dönemde çok sayıda görevli atanmıştır. Bunların başında imamlar gelmekte olup günlük yarım akçe ücret ile “evkāt-ı selâsede” imamlık yapıyorlardı[17].   Büyük bir cami olduğu için buraya cuma müezzini de tayin edilmiştir[18]. Bostancı Camii’nin hatip kadrosuna da birçok atama yapılmıştır. Atanan bazı hatipler bu görevlerinin yanında vaizlik de yapmışlardır[19].

  Bostancı Camii’nde kadınların da mütevelli olarak görev yaptıkları görülmektedir. Mesela caminin mütevellisi olmamasından dolayı günlük bir akçe ücretle Lârende Kadısı Mevlâna Osman’ın arzı üzerine Şerife Ayşe Hatun, Zilhicce 1122/Ocak-Şubat 1711 tarihinde beratla bu göreve atanmıştır[20].

  Bunların dışında incelenen dönemde camiye düzenli olarak imam, hatip, vaiz, şeyh, müezzin, mütevelli, nazır, kayyım ve ferraş gibi görevli atamaları tespit edilmiştir[21].

 

Boyalıkadı Pir Ahmet Efendi/Ahmet Bey/Hisar/Kale/Yılanlı Camii

Adı ve Yeri

  Bazı belgelerde adı “Ahmed Bey” olarak da geçen[22] Boyalıkadı Pir Ahmet Efendi Camii, Hisar Mahallesi’nde bulunuyordu[23]. Bunun için Hisar veya Kale Camii olarak da adlandırılmıştır[24]. Yapının renkli taş zıvanalarının yılana benzetilmesinden dolayı halk arasında Yılanlı Camii olarak da bilinmektedir[25]. Karaman Kalesi’nin güneydoğu eteğinde, Pazar Kapısı’ndan İç Kale’ye çıkarken sağdaki meyilli arazinin üzerinde bulunmaktadır[26].

Banisi ve Yapım Tarihi

  Boyalıkadı Pir Ahmet Efendi Camii’ni yaptıran kişinin “Boyalıkadı dimekle maʽrûf Pir Ahmed Efendi” olduğu arşiv kayıtlarında yazılıdır[27]. Pir Ahmet Efendi’nin babası Mustafa Efendi; Totaysalgır’ın yazdığına göre Karamanoğulları Dönemi’nde yaşayan zamanının itibarlı şahsiyetlerinden biri olup Lârende ve Konya’da hayır kurumları yaptırmıştır[28]. Safer 954/Mart-Nisan 1547 tarihli vakfiyesinden hareketle caminin en geç XVI. yüzyılın ilk yarısında yaptırıldığı söylenebilir[29].

Mimari Yapısı-Müştemilatı ve Onarımları

  Boyalıkadı Pir Ahmet Camii, XVII. yüzyıl başlarında faal idi. Evliya Çelebi Karaman’a geldiğinde bu mabedi ziyaret etmiş, kiremitle örtülü yüksek bir kubbesinin olduğunu ve minaresinin eksik yapıldığını yazmıştır[30]. Sol sövenin üstünde Evliya Çelebi’nin şehri ziyaretinden sonra bir seveni tarafından yazıldığı düşünülen “Seyyâh-ı ’âlem Evliya ruhiçün Fâtiha, Sene 1082/1671” yazılıdır. Yapı, kesme taştan inşa edilmiştir. Günümüzde düz tavan ile örtülüdür. İstelaktitli taş mihrabı ve yine taş merdivenli minberi bulunmaktadır. Yıkılan veya eksik bırakılan minare, son cemaat yeri ile harimin birleştiği kuzeybatı köşede bulunmaktaydı. Sonradan tek şerefeli olarak inşa edilmiştir. Doğu ve batı yönlerinde bulunan ve son cemaat yeri hizasında yer alan kapılardan dış avluya girilmekte olup Kuzey tarafı bahçe duvarı ile çevrilmiştir[31].

  Boyalıkadı Pir Ahmet Camii’nin kuzey tarafı hazire olarak kullanılmıştır. Kıble tarafında kitabesiz olarak mevcut olan mezarın caminin banisine ait olduğu tahmin edilmektedir. Mezarlıkta, Osmanlı klasik mezar taşlarına ait birçok örnek bulunmaktadır[32]. Lârende Müftüsü Arap Efendi namıyla bilinen Hacı Mehmet Efendi (ö. 1092/1681) ile kızı Emine Hatun’un (ö. 1177/1763) mezar taşları buradadır. Yine Lârende eşrafından Hacı Ömer Ağa’nın mezarı bu hazirede bulunmaktadır.

  Boyalıkadı Pir Ahmet Camii birçok defa onarılmıştır. Mabedin son cemaat yeri batı penceresi üzerinde bulunan tamir kitabesinden yapının hisar halkı tarafından 1082/1671 tarihinde tamir ettirildiği anlaşılmaktadır. Konyalı; cami girişinde 1281/1864 tarihli bir tamir kitabesinden bahsetse de[33], günümüzde söz konusu kitabe mevcut değildir. Caminin merkezinde bulunan ana kubbe ile son cemaat yerinde üç küçük kubbe 1281/1864 yılında yıkılmıştır. Vakıf mütevellisine, 22 Şevval 1281/20 Mart 1865’te Konya Malı Sandığı’ndan 1.179, 23 Şevval 1281/21 Mart 1865 tarihinde ise 1.026 kuruş ödenmiş[34]; bu para ile kubbelerin yerine düz toprak dam yapılmış, sonra da kiremit çatı ile örtülmüştür. Günümüzde mevcut olan mabet, son olarak 1990-1991 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir[35].

Vakfiyesi ve Vakıfları

  Boyalıkadı Pir Ahmet Camii ile ilgili bir adet Arapça vakfiyeye ulaşılmıştır. Boyalıoğulları olarak bilinen Mustafa oğlu Pir Ahmet Efendi’nin oğulları Mevlâna Fethullah ile Mevlâna Sunullah, Safer 954/Nisan 1547 tarihli vakfiyeye göre babalarından kendilerine miras olarak kalan bir kısım gayrimenkul mülklerini vakfetmişlerdir. Buna göre Lâl veya Kadıbağı Çiftliği denilen çiftlikler, Erden Çiftliği, Taraçbağı ve Mancınık denilen yerler, Rüknettin Vakfı’nın güneyindeki tarlalar, Emir Musa Medresesi yakınındaki Bezirhane, İlisıra köyünde bağ, Nurettin Ağa Bağı denilen bağ ile Ermeniler Mahallesi’ndeki ağaçlı bir bağ vakfın gayrimenkulleri arasınadır. Görevlilerin ücretleri bu vakıf gelirlerinden ödenecek; eğer mescit yıkılıp yok olursa hafızlara tahsis edilen üç sehm, Mekke ve Medine’de yaşayan fakirlere gönderilecektir[36].

  Boyalıkadı Pir Ahmet Efendi Camii’nin vakıfları zamanla çoğalmıştır. XVIII. yüzyılda caminin vakıfları şunlardır: Şabaniye yakınında Ermenekli Hasan’ın tasarrufunda bulunan bir bab kalaycı dükkânı, Kızılöbek mevkii çevresinde bulunan üç dönümü boyalık olmak üzere toplam 27 dönüm tarla, Türütgömü yakınındaki toplam 17 dönüm boş arsa, Değirmendere yakınlarındaki yedi dönüm tarla ve Hacı Celal Mahallesi civarında toplam 17 dönüm tarla ile farklı yerlerde bulunan toplam 48 dönüm tarla[37].

  Boyalıkadı Pir Ahmet Efendi Camii vakıflarının XIX. yüzyıldaki durumu Temettüat kayıtlarından anlaşılmaktadır. 1260/1844-1845 tarihinde vakfa ait 85,5 dönüm tarlanın büyük bir kısmı tarıma uygun iken bir kısmı da ziraata elverişli değildi[38].

Görevlileri

  Boyalıkadı Pir Ahmet Efendi Camii’ne birçok imam[39] ve eğitim görevlileri atanmıştır. Bunların başında vaizler gelmektedir. Mesela Seyit Mehmet, ücret almadan vaizlik yapmakta idi. Onun vefatı ile boşalan göreve Yunus, Cemaziyelevvel 1192/Mayıs 1778 tarihinde atanmıştır[40].

  Boyalıkadı Pir Ahmet Camii’nde eğitim işleri ile uğraşan diğer bir görevli kurra idi. Kurra, Kur’an’ı yedi vecihle tilavet eder, bu hususta ihtisas yapan öğrencileri yetiştirirdi. Recep 1197/Haziran1783’te “…talebe-i ’ulûm ve hamele-i Kur’ân olan kimesnelere tâlim-i Kur’ân etmek…” amacı ile Hafız Abdurrahman görevlendirilmiştir[41].

              Cami vakfında görev yapan birçok mütevelli ataması tespit edilmiştir. Mütevellilerin görevlerinden biri de vakıf gayrimenkullerini korumak ve bunları verimli bir şekilde işletmekti. Bu konuda bir olumsuzluk yaşanmaması için tedbir alır, gerekirse hukuki yollara başvururlardı[42].

  Bunların dışında çok sayıda imam, hatip, kurra, müezzin, sermahfil, devirhan, mütevelli, nazır gibi görevlinin Boyalıkadı Pir Ahmet Efendi Camii’nde görev yaptığı belgelerden anlaşılmaktadır[43]. Yapılan atama çeşitliliği caminin oldukça işlek olduğunu göstermektedir.

 

[1] VAD, no. 563, s. 3, 4.

[2] Karaman Vilâyeti Vakıfları, s. 173.

[3] Muhâsebe-i Vilâyet-i Karaman, s. 122.

[4] VAD, no. 561, s. 18; no. 563, s. 3-4.

[5] VAD, no. 562, s. 17, 18; no. 1131, s. 114.

[6] VAD, no. 1150, s. 3.

[7] VAD, no. 1131, s. 113.

[8] KARŞS, no. 289, s. 83; VAD, no. 1131, s. 104. Karşılıklı olarak dükkânların dizildiği, üstü genellikle çatı ile örtülü sokaklara arasta denirdi (Nusret Çam, “Arasta”, DİA, III, İstanbul 1991, s. 335). Arastalar başta camiler olmak üzere daha çok kamu hizmeti gören binalara gelir getirmesi için yapılırdı.

[9] VAD, no. 1131, s. 103.

[10] KARŞS, no. 289, s. 83.

[11] Seyahatnâme, IX, s. 158.

[12] KARŞS, no. 289, s. 83.

[13] Konyalı, Karaman Tarihi, s. 260.

[14] Aynı yer.

[15] KARŞS, no. 289, s. 83.

[16] Karaman Temettüat Defteri, s. 427.

[17] VAD, no. 1131, s. 114, Rebiyülahir 1135/Ocak-Şubat 1721.

[18] VAD, no. 1131, s. 111, Cemaziyelahir 1131/Nisan-Mayıs 1719.

[19] VAD, no. 561, s. 14; no. 1131, s. 113.

[20] KARŞS, no. 281, s. 34; VAD, no. 1131, s. 103.

[21] KARŞS, no 281, s. 51; no. 284, s. 51; no. 305, s. 242; VAD, no. 560, s. 149; no. 561, s. 10, 17, 18; no. 562, s. 14, 16, 17, 18; no. 569, s. 8, 17, 19, 20; no. 1131, s. 104, 105, 106, 110, 111; no. 1131, s. 113; no. 1146, s. 9; no. 1147, s. 255, 258; no. 1149, s. 3; no. 1154, s. 11, 13; no. 1150, s. 1; no. 1155, s. 7.

[22] VAD, no. 1140, s. 655.

[23] BOA, C. EV, Dosya no. 117, Gömlek no. 5810; KARŞS, no. 301, s. 21.

[24] BOA, Karaman Ahkâm Defteri, no. 20, s. 246; EV. BRT, Dosya no. 161, Gömlek no. 13; VAD, no. 1147, s. 263.

[25] Konyalı, Karaman Tarihi, s. 263.

[26] Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, Dosya no. 70-00-124.

[27] BOA, Karaman Ahkâm Defteri, no. 20, s. 246; VAD, no. 569, s. 8, 9, 16.

[28] Bu zat, Lârende’de bir hamam ve cami ile Konya’da Şeyh Mümin Halife Camii civarında bir mescit ve darülhuf­faz yaptırmıştır. Bk. Totaysalgır, aynı eser, s. 60.

[29] Yusuf Ağa Yazma Eserler Kütüphanesi, vakfiye no. 10388.

[30] Seyahatnâme, IX, s. 158.

[31] Konyalı, Karaman Tarihi, s. 263.

[32] Temizsoy-Uysal, aynı eser, s. 61.

[33] Karaman Tarihi, 263.

[34] BOA, EV. BRT, Dosya no. 161, Gömlek no. 13.

[35] Tapuda 28-24 D pafta, 804 ada, 13 parselde bulunan cami, Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Kültür Varlıkla­rını Koruma Bölge Müdürlüğünün 07.04.1993 tarih ve 1611 nolu kararı ile birinci grup tarihî eser olarak tescil edilmiştir. Bk. Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, Dosya no. 70-00-124; Kara­man Belediyesi, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, “Pir Ahmet Camii ve Haziresi Dosyası”, Klasör no. 15.

[36] Yusuf Ağa Yazma Eserler Kütüphanesi, vakfiye no. 10388.

[37] KARŞS, no. 297, s. 112.

[38] Karaman Temettüat Defteri, s. 377, 472, 486, 504.

[39] BOA, Karaman Ahkâm Defteri, no. 20, s. 246.

[40] VAD, no. 1147, s. 253.

[41] VAD, no. 1147, s. 263.

[42] BOA, Karaman Ahkâm Defteri, no. 11, s. 320. Evasıt-ı Recep 1180/13-22 Aralık 1766.

[43] KARŞS, no. 285, s. 353; no. 286, s. 297; no. 277, s. 5; no. 301, s. 21; no. 317, s. 11; BOA, C. EV, Dosya no. 439, Gömlek no. 22240; EV. BRT, Dosya no. 161, Gömlek no. 13; C. EV, Dosya no. 485, Gömlek no. 24533; VAD, no. 558, s. 170, 172, 173, 176; no. 559, s. 4, 16; no. 560, s. 149; no. 561, s. 9; no. 562, s. 15; no. 563, s. 3, 5; no. 569, s. 8, 9, 12; no. 1103, s. 205; no. 1131, s. 103; no. 1139, s. 322; no. 1140, s. 655; no. 1154, s. 13; no. 1146, s. 10; no. 1147, s. 253, 256, 260, 263,264, 265; no. 1155, s. 5, 6, 8.

Düzenleme : 03 Şubat 2020 09:04 Okunma : 938