Karamandan.com

Karamandan.com

13 Temmuz 2020 Pazartesi
karaman

COVID19 SONRASI BORÇ İLİŞKİLERİ NE OLACAK? ARABULUCULUK ÇARE OLABİLİRMİ?
Bildiğimiz üzere, Dünya Sağlık Örgütü tarafından Pandemi olarak ilan edilen, Covid19 virüsü tüm dünyayı sarmış ve salgın bir hastalık olarak etkilerini her alanda hissettirmiştir.
Kategori : Köşe Yazıları
01 Haziran 2020 11:49
 
COVID19 SONRASI BORÇ İLİŞKİLERİ NE OLACAK? ARABULUCULUK ÇARE OLABİLİRMİ?

Bildiğimiz üzere, Dünya Sağlık Örgütü tarafından Pandemi olarak ilan edilen, Covid19 virüsü tüm dünyayı sarmış ve salgın bir hastalık olarak etkilerini her alanda hissettirmiştir. Milyonlarca insana bulaşan ve yüzbinlerce insanın ölümüne yol açan salgın tehlikesi nedeniyle sosyal ve ekonomik hayat tümüyle durma noktasına gelmiş,tüm dünyada olduğu gibi salgının etkilerini azaltmak amacıyla ülkemizde de bir takım tedbirler alınmıştır.

Ancak hastalığın olumsuz  etkilerinin yavaşlamasıyla birlikte, ülkeler tedbirli olarak aşamalı bir biçimde normal hayata dönmeye başlamışlardır. Ülkemizde de 1 Hazirandan itibaren normalleşme adımları atılmaya başlanacaktır.

Pandemi süreci içinde,başta işyeri kiralarında 1 Mart-30 Haziran tarihleri arasında, kira bedelinin ödenmemesinin fesih ve tahliye nedeni sayılmaması, nafaka alacakları dışında tüm icra takiplerinin 30 nisan a kadar durması,hak kaybına neden olmamak İçin tüm yasal sürelerin 15 Haziran tarihine kadar durması,işverenin iş akitlerini feshetmesinin ve işçiyi çıkarmasının üç ay süreyle ertelenmesi gibi pekçok düzenleme yasal mevzuata girmiştir.

Peki salgın hastalık nedeniyle ekonomik hayatta meydana gelen olumsuz gelişmeler,borç ilişkilerini nasıl etkileyecektir?Bu durumda borçlular nasıl hareket etmelidir? 

Borçlar Kanunumuzun 136 Maddesi mücbir sebeple ifa imkansızlığını düzenliyor.Buna göre, ”borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansız hale gelirse borç sona erer” hükmünü içermektedir.Buna göre,Savaş hali,doğal afetler,salgın hastalık, genel grev gibi ,objektif olarak alınabilecek her türlü önleme rağmen mücbir sebepler ile borcun ifası imkansız hale gelirse borç sona erecektir.

Pandeminin küresel bir salgın olduğu görülmektedir.Bu hal bir mücbir sebeb halidir. Ancak bu durumda bile,taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine dikkatlice incelemek gerekmektedir. Çünkü  borçlar hukukunda sözleşme serbestisi kuralı vardır. Taraflar dilediği gibi sözleşme hükümlerini kararlaştırabilirler. Burada sözleşme hükümleri değer kazandığı gibi,para borçları gibi ifa edilmesine mani bir hal bulunmayan borçlar da sona ermeyecektir Ayrıca ifa imkansızlığının geçici olduğu da gözden uzak tutulmamalıdır. 

Örneğin taraflar arasında mal teslimine ilişkin bir sözleşme kurulduğunu varsayalım.Sözleşme konusu mal, yurtdışından ithal edilecek bir mal olsun ve satın alan İçin bu malın kesin teslim tarihi 15 Nisan tarihi olduğunu varsayalım. Sınır kapılarının kapalı olduğu bu dönemde, eğer mal ithal edilememiş ise,bu durum borçludan kaynaklanmayan bir mücbir sebeb halidir ve TBK 136 maddesi uyarınca, borçlunun mal teslim borcu  sona erecektir .Böyle hallerde borçlu  borca aykırılık nedeniyle sorumlu tutulmayacaktır.

Ancak pandemi kurallarından etkilenmeyen yani faliyetine devam eden bir işyerini düşünelim. Bu durumda işyeri açık kaldığı ve çalışmaya devam ettiği için mücbir sebeple borcun imkansız hale geldiğinden bahsedilemeyecektir.Kiracı kira ödeme borcundan sorumlu tutulacaktır. Bunun gibi para ödeme borçları da,para pandemi süresince temin edilebileceği için ödenmeye devam edecektir.

Diğer yandan bozulan ekonomik düzen nedeniyle borcun ifası borçlu İçin ifa güçlüğü yaratıyorsa, sözleşme yeni duruma uyarlanabilecekmidir?

Borçlar Kanunumuzun 138 maddesi uyarınca,sözleşme kurulduğu sırada taraflarca öngörülmeyen ve objektif olarakta öngörülmesi beklenmeyecek olağanüstü gelişmeler nedeniyle, borçlu aşırı ifa güçlüğü içerisine girerse,hakimden sözleşmenin uyarlanmasını talep edebilir. Bu halde aşırı ifa güçlüğü borçludan kaynaklanmayan bir nedenden ileri gelmekte olup,borcunu ifa etmemiş yahut ifa ederken hakkını saklı tutmuş borçludan, borcun ifasını beklemek, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmektedir.

Koronavirüsü salgını nedeniyle dünya ekonomisinin sarsıldığı, tüm borç ilişkilerinin olumsuz etkilendiği,sokağa çıkma yasaklarının günlerce uygulandığı,pekçok işyerinin devletlerin almış olduğu idari kararlar ile kapatıldığı bir ortamda,pekçok işletmenin ekonomik darboğaza girdiğini görmekteyiz.Ekonomik büyümenin negatife döndüğü bu olağanüstü durumda,ekonomik durumu sarsılan her borçlu, borçlarının yeni duruma uyarlanması İçin dava açabilir ve hakimin müdahalesini isteyebilir. Örneğin bir AVM kiracısı ,günlerce işyerinin kapalı olması nedeniyle mahkemeden kira bedellerinin hakkaniyet oranda indirilmesini talep edebilecektir. Bunun gibi Cafe ,Restorant vb pekçok ticari işletme sahibi,sözleşme ile yükümlülük altına girdikleri borçlarının aşırı ifa güçlüğü nedeniyle hakkaniyet kuralları uyarınca uyarlanmasını, örneğin borçta indirim yapılması,borcun vadeye bağlanması  gibi  taleplerde bulunabilecektir.

Benzer bir durumu yabancı para borçlarında da düşünmek mümkündür.Sözleşme ile yabancı bir para cinsinden borçlanılmış ise,borçlu pandemi sürecinin yarattığı aşırı ifa imkansızlığı nedeniyle borcun uyarlanmasını isteyebilecektir.

Sözleşme ilişkilerinde çıkabilecek uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Nasıl uygulanacaktır ?

Ticari ve sosyal hayat dinamiktir .Dolayısıyle normal hayata dönüş takviminin başladığı 1 Haziran dan itibaren başta işyeri kiraları olmak üzere pekçok sözleşme ilişkisinde uyuşmazlık çıkması kuvvetle muhtemeldir.Bu gibi durumlarda elbette sözleşmenin tarafları hak arama özgürlüğü kuralı gereğince, her zaman mahkemeye gidebilecektir.Ancak ülkemizde uyuşmazlıkların süre bakımından uzun sürmesi, ekonomik olarak masraflı olması ve çoğu zaman ortaya çıkan sonucun iki tarafıda tatmin etmemesi imkan dahilindedir.

İşte bu nedenlerden dolayı,gönüllü Arabuluculuk yoluyla,kazan-kazan ilkesi doğrultusunda tarafların dostane bir çözüm yöntemine ulaşması mümkündür.Dostane diyorum çünkü, sözleşmenin tarafları sözleşmeyi  bağımsız ve tarafsız bir üçüncü kişi olan Arabulucu huzurunda uyarlamak ve anlaşmak suretiyle,borç ilişkisine devam etme imkanı bulacaklardır. Örneğin bir ticari işyeri kirasında, taraflar Arabulucuya müracaat ettikleri takdirde ,konusu  pandemi ve etkilerinin görüldüğü süre boyunca kira bedellerinden indirim yapılması olan bir Arabuluculuk anlaşmasına imza atabilirler. Bu halde süre sonunda dost kalarak kira ilişkisini devam ettirebilirler. Veya yabancı para cinsinden bir para borcunun pandemi süresinden önceki Türk Lirası kuru üzerinden taksitle ödenmesi için bir anlaşmaya imza atabilirler. Bunun gibi örnekleri çoğaltmak pekala mümkündür. Aynı tarafların uyuşmazlığı mahkemeye taşımaları durumunda, çözüm kendi iradelerinden çıkacak ve bir hakim kararına terk edilecektir. Bu durumda oluşacak mahkeme kararı sözleşme ilişkisini imkansız hale getirebilecektir .

Unutmamak gerekir ki,Arabuluculukta taraflar sürece hakimdirler ve günün sonunda vardıkları anlaşma belgesi tarafların kendi iradeleriyle oluşturdukları  kendi çözümleridir.

Arabulucu bu süreçte taraflar arasında bozulan iletişimi onarmakta. güçlendirmekte,tarafların birbirlerini daha iyi anlamalarına yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda tarafların ihtiyaçlarını belirleyerek müzakere etmelerini sağlamaktadır. Sürecin sonunda taraflar Arabulucu yardımıyla kendi çözümlerini oluşturmaktadır.

Bu nedenle covıd 19 virüs salgını sonrası çıkacak uyuşmazlıklarda Arabuluculuğun uyuşmazlıkların barışçıl,hızlı ve ekonomik olarak çözümünde çok etkili bir kurum olacağını düşünüyorum.

Saygılarımla
Av. Arb. Mevlüt Akgün

Okunma : 1160
guney sigorta
EKSPERTİZ
karaman


Gündem haberleri
Aracın Parçaları 300 Metre Savruldu
11 Temmuz 2020 Okunma: 12325 Asayiş
DEVLET KARAMAN'DA KONUT VE TAŞIT SATACAK ARAZİ KİRAYA VERECEK
09 Temmuz 2020 Okunma: 6918 Ekonomi
81 ilin atık sularında koronavirüse bakıldı! Karaman'da durum ne?
10 Temmuz 2020 Okunma: 5429 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın