Fasih/Dikbasan Camii | Karamandan.com - Karaman Haber

Fasih/Dikbasan Camii | Karamandan.com - Karaman Haber

13 Temmuz 2020 Pazartesi
Fasih/Dikbasan Camii

Fasih/Dikbasan Camii, Lârende’nin önemli ibadethanelerinden biri olup Mansur Dede Mahallesi’nde bulunmaktaydı. Mabedin adı, 888/1483 tarihli Karaman Eyaleti Vakıf Tahrir Defteri’nde “Câmiʽ-i Fasîh” olarak geçmektedir[1]. Dikbasan ismi camiye daha sonra verilmiştir[2]. Mahallenin adı bazı kayıtlarda Köhnebedesten olarak da geçmektedir[3]. Günümüzde caminin bulunduğu mahallenin ismi yine Mansur Dede’dir[4].

Banisi ve Yapım Tarihi

  Fasih/Dikbasan Camii’nin banisi, isminden de anlaşılacağı üzere Fasih adlı bir şahıstır. Yapım tarihi ile ilgili farklı tespitler vardır. Yapıda iki kitabe bulunmaktadır. Uysal, mihrap duvarına yerleştirilen çini levhaya bakarak mabedin Karamanoğulları Dönemi’ne denk gelen 1436 yılını[5]; Konyalı, binadaki taş yazıtın ikinci satırında bulunan yazının ebcet hesabını esas alarak 1493 yılını[6]; Diez, Aslanapa ve Koman, aynı kitabenin ebcet hesabından 1512 yılını[7]; Sapancalı ise rivayetlere dayanarak 900-1000/1494-1592 yılları arasını esas almıştır[8]. Caminin haziresinde ölüm tarihi 1461 ve 1462 olan mezar taşları bulunmaktadır[9]. Fatih Dönemi tahririnde caminin ismi geçmemekte fakat 1483 yılında tamamlanan II. Bayezit tahririnde ismi yer almaktadır[10]. Bu bilgiler göz önüne alınarak Karamanoğulları’nın hâkimiyetinde XV. yüzyılın başlarında burada bir caminin olduğu, çeşitli sebeplerle yıkılan caminin II. Bayezit Dönemi’nde yeniden inşa edildiği söylenebilir.

Mimari Yapısı-Müştemilatı ve Onarımları

  Fasih/Dikbasan Camii’nin doğu ve batı cephesinin alt kısımları ile destek ayakları düzgün kesme taştan, diğer yerler kerpiçten yapılmıştır. Tavan düz ahşap kaplamadır. Dikdörtgen bir alanı kaplayan camiye doğu, batı ve kuzeydeki üç kapıdan girilir. Yapı; enine gelişen, doğu-batı istikametine uzanan dört sahndan oluşmaktadır. Son sahnın üzerinde mahfil katı yer almaktadır. İç mekân dikdörtgen biçimli kesme taştan yapılmış, desteklerle ve sivri kemerlerle birbirinden ayrılmıştır. Minber, birbirine geçmeli ahşap malzemeden ve geometrik işlemeli olarak yapılmıştır. Mabetin kıble tarafında altı, sağ ve solunda dörder adet yuvarlak kemer alınlıklı pencereler bulunmaktadır. Yapı, dışta abartılı süs unsuru taşımayıp oldukça sade tasarlanmıştır. İçte ise kemer içlerindeki kalem işleri ile kuzey giriş kapısı kemerinin kabartma ve işlemeleri dikkat çekicidir. İç ve dış yapısı itibariyle Arapzade Camii ile benzerlik göstermektedir. Üst örtüsü orijinalinde düz toprak damken sonradan ahşap ile kaplanmıştır. Daha çok Orta Anadolu’da yaygın durumda olan bu camiler, “Kûfe tipi” olarak adlandırılmaktadır[11]. İlk hâlinde minare mevcut değildi. Nitekim XVII. yüzyılda Evliya Çelebi, camiyi görmüş ve minaresiz olduğunu eserinde yazmıştır[12]. Daha sonra muhtemelen XVIII. yüzyılda doğu cephesine yuvarlak gövdeli ve tek şerefeli tuğladan bir minare yapılmış, girişi caminin içinden verilmiştir.

  Bitişiğinde bir mektep[13] bir de hazire[14] bulunan Fasih Camii’nin, sadece mabet bölümü birtakım onarımlar geçirerek günümüze kadar gelebilmiştir. Evail-i Rebiyülevvel 1225/6-15 Nisan 1810 tarihli bir belgeden; Fasih Camii’nin bu tarihten önce Hasan oğlu Hacı Ahmet tarafından tamir ettirilip “mürtezikanın cihâtı içün” de birtakım gayrimenkuller vakfedildiği anlaşılmaktadır[15]. Fasih Camii, Lârende’nin zengin ve nüfuzlu kişilerinden Tartanoğlu Mehmet Ağa tarafından 1229/1813-1814 tarihinde yeniden tamir ettirilmiştir. Mihrabın üstüne 1317/1899-1900 yılında tekrar onarıldığını gösteren rakamlar kazınmıştır[16].

Vakfiyesi ve Vakıfları

  Fasih/Dikbasan Camii’nin vakfiyesi hakkında henüz bir bilgiye ulaşılamamakla birlikte caminin bakım, onarım ve görevlilerinin ücretlerini karşılamak üzere XV. yüzyılın son çeyreğinde birtakım vakıf menkul ve gayrimenkulleri bulunduğu bilinmektedir. 888/1483 tarihli Karaman Eyaleti Vakıf Tahrir Defteri’nde caminin vakıfları şöyle kaydedilmiştir: Kapan Pazarı’ndaki kervansarayın yarısı, Foni Vadisi’nde bir değirmen, Hacı Mustafa oğlu değirmeni adıyla bilinen bir başka harap değirmen, değişik yerlerde bulunan 17 adet dükkân[17].

  Yukarıdakiler dışında XV. yüzyılın ikinci yarısında, Lâl Paşa Camii’nin harap olmasıyla vakıflarının Fasih Camii’ne bağlandığı aynı tarihli tahrirden anlaşılmaktadır. Bunlar: Lâl Paşa Camii’nin vakıf gelirlerini oluşturan Sinle köyündeki Lâl Paşa Hamamı ile Göküyük ve Porsuk mevkiinde bulunan, padişah iradesiyle Fasih Camii’ne devredilen bazı arazilerdir[18].

  Kanuni Dönemi’ndeki 937/1530 tahririnde de aynı vakıflar tekrarlanmıştır[19]. Fasih Camii’nin, evail-i Rebiyülevvel 941/10-19 Eylül 1534 yılında hatibi ve mütevellisi olan Mevlâna Abdülkerim Çelebi, camiye ait bazı arsaları icara vermiş, bunu Lârende Kadısı huzurunda belgelemiştir[20].

  Fasih/Dikbasan Camii’nin daha sonra vakıflarında artış olmuştur. Evahir-i Muharrem 1193/08-17 Şubat 1779 tarihli bir kayda göre vakfın tasarrufundaki gayrimenkuller şöyledir: Alacasuluk ve Emekseven mevkiinde altı dönüm tarla, Bey Efendi’nin oğullarının kullandığı sekiz dönüm tarla, Bozırmak altındaki sekiz dönüm tarla, İdemit ve Bağarası’nda üçer dönüm tarla, Hacı Celal yakınında bir dönüm tarla ve Ecir Ahmet kuyusu yakınında bir bahçe ile Bezzazlar Çarşısı’nda Hacı Mehmet’in vakfettiği bezirgân dükkânı[21].

   Fasih/Dikbasan Camii Vakfı’na ait bazı mülklerin XIX. yüzyılın ilk yarısındaki durumunu Temettüat Defterleri’ndeki vakıf kayıtlarından takip etmek mümkün olmaktadır. Buna göre 1260/1844-1845’te camii vakfının tasarrufunda bulunan gayrimenkuller altı dönüm tarla ve cami vakfının hisseli hamamıdır[22].

Görevlileri

  Fasih Camii’ne incelenen dönemde birçok görevli atanmış olup ilk atama imam kadrosuna aittir. Zilhicce 1122/Ocak-Şubat 1711 tarihinde imam olmamasından dolayı ücretsiz olarak Hacı Mehmet atanmıştır[23].

  Fasih Camii’nde bir görevlinin birden fazla vazife yaptığı da görülmektedir. Camide imamlık, müezzinlik ve nazırlık vazifesini yapmakta olan Seyit Nuh’un görevini bırakarak ikamet yerini değiştirmesi ve bulunduğu yerin tespit edilememesi sonucu hizmetler aksamış, caminin ihtiyaçları karşılanamamış ve cami vakıfları harap olmuştur. Bunun üzerine Seyit Nuh görevden alınmış, yerine yapılan imtihan sonucu yeterli olduğu anlaşılan Ömer oğlu Seyit Hafız Ali’ye, 03 Zilkade 1216/07 Mart 1802 tarihinde imamlık, Mustafa oğlu Seyit Hafız Mehmet’e 03 Zilkade 1216/7 Mart 1802 tarihinde müezzinlik[24] ve Seyit Mustafa oğlu Seyit Ahmet’e, 15 Ramazan 1218/29 Aralık 1803’te nazırlık tevcihi yine imtihan sonucu yapılmıştır[25].

  Fasih Camii’ne halkın eğitimi için vaiz ve hatip atamaları da yapılmıştır. Ramazan ayında ve sair günlerin ikindi vakitleri için “…ibâd-ı müslimîne ve muvahhidîne va‛z ve tezkîr etmek içün müceddeden kürsi ihdâs eyleyen…”  İbrahim kızı Ayşe’nin koyduğu şartlar doğrultusunda Şeyh Hüseyin, günlük bir akçe ücretle Safer 1187/Mart 1773 tarihinde atanmıştır[26].

  Fasih Camii görevlileri arasında müderrisler de bulunmaktaydı. 1260/1844-1845 tarihinde Fasih Camii müderrisi Hasan Efendi oğlu Mehmet Efendi idi. Yıllık tedris cihetinden Mehmet Efendi’ye tahakkuk eden ücret, 45 kuruş idi[27].

  Fasih Camii’ne bunların dışında imam, hatip, vaiz, cuma vaizi, şeyh, nazır, cabi ve mütevelli kadrolarına atamalar yapılmıştır[28].

 

[1] 888/1483 Tarihli Karaman Vakıf Tahriri, s. 75.

[2] KARŞS, no. 292, s. 100.

[3] KARŞS, no. 282, s. 44.

[4] Tapuda 32-24 A pafta, 584 ada, 1 parselde bulunan cami, Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Kültür Varlıkla­rını Koruma Bölge Müdürlüğünün 11.07.1980 tarih ve A-2313 nolu kararı ile birinci grup tarihî eser olarak tescil edilmiştir. Bk. Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, Dosya no. 70-00-124; Karaman Belediyesi, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, “Fasih/Dikbasan Camii Dosyası”, Klasör no. 15.

[5] Temizsoy-Uysal, aynı eser, s. 64.

[6] Karaman Tarihi, s. 282.

[7] Ernest Diez-O. Aslanapa-M. Koman, Karaman Devri Sanatı, İstanbul 1950, s. 38.

[8] Sapancalı, Ahval-i İctimaiyye, s. 49-50.

[9] Dülgerler, aynı eser, s. 53.

[10] 888/1483 Tarihli Karaman Vakıf Tahriri, s. 75.

[11] Dülgerler, aynı yer.

[12] Seyahatnâme IX, s. 159.

[13] VAD, no. 569, s. 8

[14] KARŞS, no. 292, s. 100.

[15] BOA, Karaman Ahkâm Defteri, no. 26, s. 24.

[16] Konyalı, Karaman Tarihi, s. 283, 285, 288.

[17] Murad Çelebi Defteri: 1483 Yılında Karaman Vilâyetinde Vakıflar-II, (kısaltma: Murad Çelebi Defteri), (haz. M. Akif Erdoğru), Tarih İncelemeleri Dergisi, XVIII/2 (2003), s. 118.

[18] 888/1483 Tarihli Karaman Vakıf Tahriri, s. 75. Aynı bilgi aşağıdaki belgelerde de geçmektedir. BOA, Kara­man Ahkâm Defteri, no. 21, s. 233; no. 26, s. 14, 24; no. 27, s. 14; BOA, C. BLD, Dosya no. 118, Gömlek no. 5862.

[19] Muhâsebe-i Vilâyet-i Karaman, s. 117.

[20] KARŞS, no. 324, s. 435.

[21] KARŞS, no. 297, s. 110.

[22] Karaman Temettüat Defteri, s. 359, 419, 430.

[23] VAD, no. 1131, s. 103.

[24] VAD, no. 562, s. 21.

[25] VAD, no. 561, s. 8.

[26] VAD, no. 1150, s. 3.

[27] Karaman Temettüat Defteri, s. 490.

[28] KARŞS, no. 282, s. 44, 52; no. 284, s. 26; no. 293, s. 104; BOA, AE, SMHD. I, Dosya no. 225, Gömlek no. 17906; VAD, no. 561, s. 7, 18; no. 562, s. 12, 21; no. 563, s. 4; no. 569, s. 8, 10, 16, 20; no. 1131, s. 110; no. 1147, s. 254; no. 1154, s. 14, 15; no. 1155, s. 7.

Düzenleme : 31 Ocak 2020 14:26 Okunma : 2075
Foto galeri