Karamandan.com

Karamandan.com

13 Ağustos 2020 Perşembe
Fikrimin İnce Gülü
Bir süredir yazlıktayım.
Kategori : Köşe Yazıları
15 Temmuz 2020 12:04
 
Fikrimin İnce Gülü

Bir süredir yazlıktayım. Trakya, kavurucu sıcaklardan azade. Sürekli esinti var, bunaltmıyor. Hava güzel, deniz güzel, çevre güzel.

Rüzgar şiddetlenir gibi oldu. Plaj yerine limana daha doğrusu sahile indim. Sahil park, sakin mi sakin. Çay bahçeleri, kameriyeler, çocuk oyun alanları, bisiklet ve paten yolu, balıkçı tezgahlarının önü, lokantalar, kafeler hatta denize nazır banklar boş. Amatör olta balıkçıları bile yok.

Sahil park hep temiz, pırıl pırıl. Kirleteni az, temizleyeni çok. Halk çevreyi kirletmemeye özen gösteriyor, belediye temiz tutulması için çaba sarfediyor. Çimler düzenli biçiliyor, çiçekler sulanıyor. Ayağınıza takılacak bir çukur veya tümsek yok.

Arabayı park ettiğimiz yerdeki gül ağacının bir dalı rüzgardan kıvrılmış, tomurcuklar yere bakıyor. Kıpkırmızı gonca güller dikenlerin arasına sıkışmış. Dalı kurtarıyorum ve daha iri bir dalı destek olarak seçiyorum. Galiba güller tomurcukken solup dökülmeyecek.

Gül, çiçeklerin sultanıdır, en tanınmışıdır, en sevilenidir, en çok beklenenidir, en çok yere atılanıdır, en çok koklananıdır.

Tasavvufta gül, ilahi güzelliktir, vahdeti temsil eder. Gülün kokusunu Hz. Muhammed’in terinden aldığına inanılır. Gül koklandığında, gül yağı veya gül suyu ikram edildiğinde selatüselam getirilir.

Gül sevgilinin sembolüdür. Şairlerin mısralarındaki güzelliktir. Gül, edebiyatın en çok yazdığı çiçektir.

Onlarca tomurcuk ve goncanın kümelendiği dalı kurtarırken, “Fikrimin İnce Gülü”nü hatırladım.

Muallim İsmail Hakkı Bey’in Acemkürdi şarkısı olan Fikrimin İnce Gülü, en sevdiğim parçalardandır.

“Fikrimin ince gülü
Kalbimin şen bülbülü
O gün ki gördüm seni
Yaktın ah yaktın beni
O gün ki gördüm seni
Yaktın ah yaktın beni

Ateşli dudakların
Gamzeli yanakların
O gün ki gördüm seni
Yaktın ah yaktın beni
O gün ki gördün beni
Yaktın ah yaktın beni

Ellerin elkerimde
Leblerin leblerimde
O gün ki gördüm seni
Yaktın ah zalim beni
O gün ki gördüm seni
Yaktın ah zalim beni”

Fikrimin İnce Gülü, aynı zamanda Türk Edebiyatı’nın en güzel eserlerinden birinin adıdır. Yazar Adalet Ağaoğlu’nun bir romanının adıdır.

Eve döndüm, Basın Koordinatörlüğü’nü yaptığım Başkent Ankara Meclisi’nden bir mesaj:
“Başkent Ankara Meclisi’nin Onursal Başkanı Merhum Ayhan Sümer’in kardeşi, ünlü yazar Adalet Ağaoğlu’nu kaybettik. Cenazesi, 15 Temmuz Çarşamba günü, Kocatepe Camisi’nde öğle namazını müteakip kılınacak namazdan sonra Cebeci Asri Mezarlığı’na defnedilecektir. Merhumeye Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet, ruhu şad olsun. (Nevzat CEYLAN, Ankara Meclisi Başkanı, Ak Parti Ankara Milletvekili)”

Tevafuk dedikleri bu olmalı. Dalını rüzgarın devirdiği gülü görmem, Fikrimin İnce Gülü’nü hatırlamam ve peşinden gelen mesaj.

Adalet Ağaoğlu’nun benim kişisel tarihimde özel yeri vardır. Kitaplarını okuduğum Türk yazarlarının en başına koyduğum isimdir. Bir Düğün Gecesi, “Dar Zamanlar” üçlemesinin ikinci kitabıdır. (İlki Ölmeye Yatmak, Üçüncüsü Hayır) Bu kitap 12 Mart 1971 askeri darbesinin toplum üzerindeki etkisini anlatır. 12 Mart’ın romanı olarak nitelendirilen bu eserinin girişindeki “İntihar etmeyeceksek içelim bari” cümlesi klasikleşmiştir. Bir Düğün Gecesi bir dönem romanıdır, bir döneme ayna tutar.

“Bir gün kitap yazarsam, Bir Düğün Gecesi gibi olacak” sözünü çok kullandım. Çünkü ben de Adalet Ağaoğlu gibi Türkiye’nin ekonomik ve siyasal gelişmelerinden kültürel konumuna, akademiden, iş dünyasına, orduya kadar Cumhuriyetin dinamiklerini ve işbirliğini sembolize eden karakterlerden örülü bir kurgu, sade ve akıcı bir üslup seçmeyi hayal ettim.

Adalet Ağaoğlu’nun en güzel eserlerinden biri Fikrimin İnce Gülü adlı romanıdır. Naiftir, gerçekçidir, gözlemin şahikasıdır. Kitabı okurken, Alamancı Bayram’la bir Mercedes’le yol arkadaşlığı yaparsınız. Polatlı’ya kadar gelirsiniz. Arka fonda Muallim İsmail Hakkı Bey’in ‘Fikrimin İnce Gülü’ şarkısı size eşlik eder.

Bu kitap daha sonra filme de alınmıştır. Hiçbir zaman bir sanatçı olarak görmediğim ve bir türlü sevemediğim İlyas Salman, bu filmde başroldedir. Ve başarılıdır.

Bu filmin çekimleri sırasında Ankara’nın Polatlı İlçesi’nde muhabirimiz Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın kardeşi Mahir Yavaş’tı. Hürriyet Haber Ajansı’nın Ankara Temsilcisiydim.

Film çekimlerini takip eden Mahir Yavaş, çok güzel renkli fotoğraflar gönderdi. Bu fotoğraf karelerinden bir haber yazdım. Hürriyet gazetesi ve o dönem aynı gruba bağlı magazin dergilerinde bu haber geniş yer aldı. O yıllarda Hürriyet grubunda özel haberlere prim verilirdi. Mahir Yavaş fotoğrafları için, ben de haber metni için bugünün rakamlarına göre 5 bin lira civarında ödül aldık.

Adalet Ağaoğlu’nun Karaman’la bir bağı var mıdır, derseniz, cevabım ‘evet’ olur.

Tarih: 7 Mayıs 2002
Yer: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Konferans Salonu
Konu: Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen “Karaman Türk Dili Ödülleri Dağıtım Töreni

Jüri üyeleri arasında dönemin Karaman Kültür Müdürü Gülsen Kayserilioğlu, Valilik Basın Halkla İlişkiler Müdürü Hulusi Öztürk, Karaman Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Cicibıyık’ın da bulunduğu seçici kurul, 25 kategoride ödül verilecek kişi ve kuruluşu belirlemişti.

O yıllarda Anadolu Ajansı’nda çalışıyordum. Ulusal Basın Dalı’nda ‘Bir bütün olarak haber anlayışında Türkçeyi doğru, etkili ve güzel kullanan haber servisi” ifadesiyle Anadolu Ajansı ve Radikal gazetesi ödüle değer bulundu.

Ödül töreni için dönemin genel müdür yardımcılarından birinin refakatinde kalabalık bir grup olarak DSİ’ye gelmiştik.

“Türkçeyi topluma örnek olacak şekilde iyi ve doğru kullanan kişiler” ise şu isimlerden oluşuyordu:
Yazar: Adalet Ağaoğlu,
Şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca
Tiyatro Sanatçısı: Yıldız Kenter
Seslendirme Sanatçısı: Mehmet Atay.

Adalet Ağaoğlu, 1996’da ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve 2 yıl hastanede yatmıştı. O gün elinde bastonuyla törene katıldı. En çok alkışlanan kişi oldu.

Allah rahmet eylesin. Karaman’da Adalet Ağaoğlu’nun Türk Dili Ödülü’nü aldığını bilenler vardır ama kazadan sonra ilk kez bir ödül törenine hem de bastonla katıldığını bilen var mıdır?

Bir Dil Bayramı töreninde, ödül alan kişilerin fotoğraflarından oluşan bir sergi açılabilir mi? Elbette, o günlerden elde fotoğraf kalmışsa.

Ödül vermek kolay, ödül verilen kişilerin isim listesini tutmak zordur. En zoru da bu kişilerin isimlerini unutmamaktır. Vefatlarında bir başsağlığı mesajı çekmek daha daha zordur.

Ahmet Tek

Okunma : 1451
Foto galeri
karaman


EKSPERTİZ
guney sigorta
Gündem haberleri
Düğün kavgası mahalleyi ayağa kaldırdı
12 Ağustos 2020 Okunma: 13682 Asayiş
Müjdeli Corona haberi geldi
10 Ağustos 2020 Okunma: 9382 Sağlık
Polonyalı gençler Karaman’da faaliyete başladı
10 Ağustos 2020 Okunma: 9149 Eğitim
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın