İnsanlık, Irkçılık Karşışında "Nefes Alamıyor" | Karamandan.com - Karaman Haber

İnsanlık, Irkçılık Karşışında "Nefes Alamıyor" | Karamandan.com - Karaman Haber

16 Temmuz 2020 Perşembe
İnsanlık, Irkçılık Karşışında "Nefes Alamıyor"

Samet ZENGİNOĞLU.

“Bir uşak, bir arkadaş ya da yardımcıyı ele geçirmenin tam sırası olduğu, şimdi Tanrı’nın beni bu zavallının canını kurtarmaya çağırdığı düşüncesi, bütün sıcaklığıyla gerçekte karşı konulamaz bir güçle kafamda doğuverdi. (…) Adının Cuma olduğunu öğrettim, bu onu kurtardığım gündü. O günün anısı olmak üzere ona bu adı vermiştim. Tıpkı bunun gibi, ona Efendi demesini de öğrettim. (…) Tüfeğe günlerce elini sürmek istemedi; yalnız başına kaldığı zamanlar tüfekle, sanki tüfek kendisine karşılık veriyormuş gibi, bir şeyler konuşuyordu; sonradan öğrendiğime göre, tüfeğe kendisini öldürmemesi için yalvarıyormuş” (Defoe, 2016: 224-233). 

Daniel Defoe (1660-1731) tarafından ilk olarak, 1719 yılında yayımlanan “Yorklu Denizci Robinson Crusoe’nun Yaşamı ve Olağanüstü Şaşırtıcı Serüvenleri” başlıklı eserde yazar, Robinson’un Vahşi ile karşılaşmasına dair süreci bu şekilde anlatmıştı. 

Aslında bu perspektif, “öteki” algısını inşa eden Batı için çok önemli ipuçlarına sahip boyutlar içermektedir. Yeni kıtaların keşfi sürecinden sömürgeleştirme süreç ve hamlelerine dair Batı eksenli gelişmeler bu boyutları içeren emarelere sahiptir. Bu bir bakıma doymak bilmez, pragmatist beyaz adamın serüvenidir.

Oregon’un Portland ilçesinde Bill Bigelow adlı bir öğretmen, bütün Amerika’da Columbus öyküsünün öğretilegelmekte olduğu yöntemi değiştirmek amacıyla bir hareket başlatmıştır. Yeni öğrencilere konuyu öğretebilmek için derse nasıl başladığını şöyle anlatmaktadır: Ön sırada oturan bir kız öğrencinin yanına gidip onun cüzdanını alıyor. Kız, “cüzdanımı aldın” deyince Bigelow karşılık veriyor: “Hayır. Cüzdanını keşfettim” (Zinn, 1992: 64). Bu bağlam, Amerika kıtasının tarihi arka planıdır. Zor, tahakküm, dışlama, ötekileştirme aynı zamanda Amerika rüyasının perde arkasındaki anahtar kelimeleridir. Bu anahtar kelimeler, Amerika’nın dünyaya deklare ettiği demokrasi ve insan hakları kavramlarının da “Amerikan versiyonu”nu ifade etmektedir. 

ABD’de görülen ırkçı polis şiddeti bu açıdan Amerikan rüyasının aslında kâbus niteliğindeki boyutunu gözler önüne sermektedir. Dolayısıyla maalesef bu gelişmeler gerçek Amerika tarihinin göz ardı edilemez bir yönünü dünya kamuoyuna göstermektedir. Tarih boyunca kendinden olmayana nefes aldırmayan bu perspektif halen varlığını devam ettiriyor. Lakin yaşamını yitiren sadece o şiddete maruz kalan olmuyor. Aynı zamanda insanlık da bu şiddet karşısında artık nefes alamıyor.

Kaynaklar:

Defoe, Daniel, Robinson Crusoe, (çev.) Akşit Göktürk, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2016.
Zinn, Howard, Columbus, Kızılderililer ve İnsanlığın Gelişmesi (1492-1992), Fatihler Yargılanıyor, 500. Yılında Karşı-Amerika, Tüm Zamanlar Yayıncılık, İstanbul, 1992.
 

Okunma : 2202