Karaman Camileri | Karamandan.com - Karaman Haber

Karaman Camileri | Karamandan.com - Karaman Haber

04 Temmuz 2020 Cumartesi
Karaman Camileri

Malazgirt Savaşı (1071) sonrası Anadolu’yu resmen yurt edinen Türkler iskân edildikleri yerlere öncelikle cami yaptırmışlar.

Osmanlılar da nüfusun artışına paralel olarak yeni camilere ihtiyaç hissetmiş; bu sebeple hemen her kente birden fazla cami, mahallelere de en az bir mescit inşa ettirmişlerdir. Nitekim Lârende’deki mahalleler de cami, mescit ve etrafındaki müştemilat çevresinde teşekkül etmiştir.

Bu nedenle zamanla nüfus artmış, bazı mescitler, izinle cuma namazı kılınan camilere dönüştürülmüştür. Mesela Lârende’de Say Mahallesi’nde bulunan Baklazade Mescidi’ne 05 Cemaziyelevvel 1170/26 Ocak 1757 tarihinde padişah beratı ile minber konularak camiye çevrilmiştir[1].

Yine 04 Şevval 1233/7 Ağustos 1818 tarihli bir belgeden Seyit Şeyh Mehmet Arif’in Hacı Beyler Mescidi’ni “ta‛mîr ve termîm” den sonra buraya  “müceddeden minber va‛z eylediği” anlaşılmaktadır[2]. Bu hususta diğer bir örnek de Fenari Mescidi’dir. Mescit harap bir vaziyete düşünce Seyit Hacı İbrahim, “bâ-izn-i hümâyûn” mescidi yenilemiş ve camiye dönüştürmüştür. Bu nedenle oluşan hatip ihtiyacı sebebi ile 16 Şaban 1232/1 Temmuz 1817 tarihinde Seyit Abdullah bu göreve atanmıştır[3].

Eski Türk geleneğine göre merkezdeki büyük camii ve onun yanında kurulmuş olan çarşı ve pazar yeri, şehrin merkezini teşkil ederdi. Özellikle büyük camilerin çevresine sebil, imaret, mektep, medrese, hamam gibi binalar yapılır, böylece bir külliye oluşur; burası şehrin odak noktası hâline gelirdi. Lârende’deki Maderimevlâna diğer adıyla Valide Sultan Camii[4], Karamanoğlu İbrahim Bey İmareti ve Camii[5] ve Hacı Beyler Camii[6] buna örnek olarak gösterilebilir. Lârende şehri Karamanoğulları Dönemi’nde bu yapılar etrafında şekillenmiş, yeni mahalleler oluşmuştur.

  Lârende’de Karamanoğulları ve Osmanoğulları Dönemi’nde inşa edilen cami ve mescitlerin yapım, onarım, bakım, tamirat, tadilat ve görevlilerin maaşları gibi her türlü ihtiyaçları kurulan vakıfların gelirleri, vakfı kuran vâkıfın koyduğu kurallar çerçevesinde mütevellilerce karşılanırdı.

Artan gelirler varsa bu “…ta‛mîr ve masârıf-ı sâ’iresine…” kullanılırdı (Bk. Ek- IV)[7]. Kurulan vakıfların hukuki statüsü vakfı kuran şahsın kadılara yazdırdığı ve onaylattığı vakfiyelerle belirlenirdi[8]. Vakfiyeler o kurumun bir nevi tüzüğü hükmündeydi. Camilerde bir görev herhangi bir sebeple boşaldığında mütevellinin doğrudan atama yapma yetkisi yoktu. İhtiyaçlar mütevellinin teklifi, kadının veya naibin ilamı ile İstanbul’a bildirilir, eğer uygun görülürse bu atama merkez tarafından onaylanır ve barat gönderilirdi[9].

  Lârende camileri ile tanınmış Anadolu’nun önemli kentlerinden biri idi. Evliya Çelebi, meşhur Seyahatnâme adlı eserinde XVII. yüzyılın ilk yarısında Lârende’de Bostancı, Boyalıkadı, Dikbasan, Maderimevlâna, Nuh Paşa, Hacı Beyler, Hacıoğlu, Karabaş, Kirişçi Baba ve Yeni Cami olmak üzere toplam 10 adet camiden bahsetmiştir[10]. Ondan sonra başka camilerin de inşa edildiği belgelerden anlaşılmaktadır. Mescitlerin sayısı çok olduğundan Evliya Çelebi, Lârende’deki mescitleri eserine almamış, bu yüzden sadece sayı vermekle yetinmiş olmalıdır.

Bundan sonraki yazılarımızda öncelikle arşiv kaynaklarından tespit edilen Karaman camileri alfabetik sıraya göre incelendikten sonra mescitlere geçilecektir.

 

[1] KARŞS, no. 287, s. 22.

[2] KARŞS, no. 295, s. 79.

[3] VAD, no. 569, s. 18/1.

[4] BOA, Karaman Ahkâm Defteri, no. 23, s. 119; no. 24, s. 399.

[5] BOA, Karaman Ahkâm Defteri, no. 8, s. 192; no. 19, s. 26.

[6] TKGM. TADB. TTD, no. 584, s. 38a.

[7] KARŞS, no. 289, s. 83.

[8] Karaman’da Maderimevlâna vakfiyeleri için. Yusuf Ağa Yazma Eserler Kütüphanesi, vakfiye no. 10389; KARŞS, no. 278, s. 19; no. 297, s. 260; no. 293, s. 575; no. 298, s. 27.

[9] BOA, Karaman Ahkâm Defteri, no. 24, s. 213; KARŞS, no. 290, s. 40, 55, 127; VAD, no. 1155, s. 5.

[10] Seyahatnâme, IX, s. 158.

Düzenleme : 14 Ekim 2019 15:33 Okunma : 1026