Karaman'ın mektep camileri | Karamandan.com - Karaman Haber

Karaman'ın mektep camileri | Karamandan.com - Karaman Haber

26 Ekim 2020 Pazartesi
Karaman'ın mektep camileri

Karamanlılar olarak çok özel bir geçmişe sahip topraklar üzerinde yaşıyoruz. Karamanoğulları Dönemi’nde büyük önem kazanan ve XIV. yüzyılın başlarında beyliğin başkenti olan bu müstesna şehir, birçok medeniyete tanıklık etmiş olup bunların bazı izlerini hâlâ bünyesinde barındırmaktadır. 

Zengin bir eğitim ve kültür mirası olan Karaman’ın, 1600-1839 yılları arasındaki klasik eğitim kurumlarını aktarmaya devam ediyoruz. Bu yazımız dün var olan fakat bugün bulunmayan dört mescit hakkında.

Hacı Ali Camii

Adı ve Yeri

  Erken tarihli belgelerde Hacı Ali Mescidi olarak kaydedilen mabedin[1], sonradan camiye çevrildiği anlaşılmaktadır. Mabet, “Mahalle-i Cedîd” yani Yeni Mahalle’de inşa edilmiştir[2]. Bu mahalle, bulunduğu yer itibariyle Lârende Kalesi’ne yakınlığından dolayı bazı belgelerde Kale Mahallesi olarak da geçmektedir[3].

Banisi ve Yapım Tarihi

  Hacı Ali Camii, Lârende’nin hayırseverlerinden Hacı Yahyaoğlu Hacı Ali tarafından yaptırılmıştır[4]. İnşa tarihini net olarak aydınlatan bir belgeye şimdilik ulaşılamamıştır. Cemaziyelevvel 1108/Kasım-Aralık 1696 tarihli ilk atama kayıtlarından[5] yola çıkarak en geç XVII. yüzyılın ikinci yarısında yapıldığı tahmin edilebilir.

Mimari Yapısı ve Müştemilatı

  Günümüzde mevcut olmayan Hacı Ali Camii’nin mimari yapısı hakkında bir bilgi bulunmamaktadır. Yıkıldığına bakılırsa yörenin mimari özelliklerine uygun olarak taş ve toprak malzemeden basit mimari tekniklerle inşa edilmiş, bu yüzden yıkılmış olduğu söylenebilir. Banisi Hacı Ali, caminin yanında şadırvan ve çeşmeler de yaptırmış, bunlar için oluşturulan vakıflara Şevval 1190/Kasım-Aralık 1776’da görevliler atanmıştır[6].

Vakfiyesi ve Vakıfları

  Hacı Ali Camii’nin vakfiyesi hakkında herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır. Bununla birlikte caminin birtakım vakıf mülkleri mevcuttu. Muharrem 1193/Ocak-Şubat 1779 tarihli bir belgede bu gayrimenkuller şu şekilde kaydedilmiştir: Eskiciler Çarşısı’nda bir eskici dükkânı, Külahçıoğlu Yağhanesi içinde bir ambar, Porsukkapı dışında bir arsa, Lârende’de bir adet menzil ile Köstükoğlu Ali tasarrufunda bir tarla[7].

Görevlileri

  Hacı Ali Camii’ne çok sayıda görevli atanmıştır. Tespit edilebilen en eski atama, Cemaziyelevvel 1108/Kasım-Aralık 1696 tarihinde imam kadrosuna yapılmıştır[8].

  Hacı Ali Camii’nde imamlık görevi zaman zaman aksamıştır. Caminin imamlarından Seyit Abdullah, ilim tahsili için üç yılı geçkin bir süre Lârende’den ayrılmış, vekil aracılığıyla imamlık hizmetlerini devam ettirmiştir. Bu arada hariçten Abdullah isimli bir şahıs, kendi adına bir imamlık beratı çıkartsa da bölgenin itibarlı müderrislerinden İbrahim oğlu Seyit Hasan ve Hacı Hasan oğlu Seyit Ali’nin ihbarlarıyla usulsüzlük anlaşılmış, Cemaziyelevvel 1187/Temmuz-Ağustos 1773 tarihinde tekrar Seyit Abdullah’ın eski beratı iade edilmiştir[9].

  Hacı Ali Camii’nin nazırlık kadrosunda bayanlar da görev almışlardır. Cami ve şadırvan vakfının günlük bir akçe ücretle nazırı olan Seyit Hacı Lütfullah oğlu Seyit Mehmet’in vefatı ile kızı Şerife, Lârende Naibi Selim Sadık’ın arzı üzerine 05 Şevval 1190/17 Kasım 1776 tarihinde beratla nazır olarak atanmıştır[10].

  Hacı Ahmet Camii’ne kürsi şeyhi kadrosuna da atama yapıldığı görülmektedir. Mevlâna Seyit Hasan, 25 Zilhicce 1191/24 Ocak 1778 tarihinde ücretsiz olarak kürsi şeyhi olarak görevlendirilmiştir[11].

  Yukarıdaki görevliler dışında camiye çok sayıda imam, hatip, müezzin, vaiz, kayyım ve mütevelli gibi görevliler atandığı belgelerden anlaşılmaktadır[12]. Yapılan atamalar, Hacı Ali Camii’nin işlek bir cami olduğunu göstermektedir.

 

Hacı Bekir/Bekir Efendi Camii

Adı ve Yeri

  Hacı Bekir Camii, Lârende’nin büyük ve eski mahallelerinden olan[13] Ali Şahne Mahallesi’nde inşa edilmiş[14] olup günümüzde mahallenin ismi ise Ali Şahane’dir.

Banisi ve Yapım Tarihi

  Hacı Bekir Camii’nin banisi Lârende’nin hayırseverlerinden Hacı Bekir’dir. Kitabesi mevcut olmayan camiye, Ramazan 1108/1696-1697 tarihli yapılan ilk atama kayıtlarına[15] bakılırsa en geç XVII. yüzyılın ortalarında yaptırıldığı tahmin edilebilir.

Mimari Yapısı ve Müştemilatı

  Günümüzde mevcut olmayan Hacı Bekir Camii’nin mimari yapısı ve müştemilatı hakkında henüz herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Ayakta kalamadığına bakılırsa dönemin şartları içinde toprak, kerpiç ve taş malzemeden yapılmış, bu yüzden de yıkılmış olmalıdır.

Vakfiyesi ve Vakıfları

  Vakfiyesi hakkında şimdilik bir bilgiye ulaşılamamıştır. Bununla birlikte Hacı Bekir Camii’ne ait birtakım vakıf gayrimenkullerin olduğu bilinmektedir. 1260/1844-1845 yılında cami vakfına ait olan dört dönüm ziraata elverişli tarla mevcut idi[16].

Görevlileri

  Hacı Bekir Camii ile ilgili Lârende Hurufat Defterleri’nde ve Lârende Kadı Sicilleri’nde Ramazan 1108/1696-1697 tarihinden itibaren imam vaiz ve mütevelli atamalarına dair bilgiler bulunmaktadır[17].

 

Hacı Hüseyin Efendi/Yukarı Mescit Camii

Adı ve Yeri

  Kaynaklarda “Hacı Hüseyin Mescidi[18], “Hacı Hüseyin Halîfe Câmi‛i[19] gibi isimlerle geçen bu mabet, bulunduğu konum itibariyle “Yukarı Mescid” olarak da isimlendirilmekteydi[20]. Diğer ismi Ulu Zaviye olan Zaviye Mahallesi’nde bulunuyordu[21]. 24 Şevval 1223/13 Aralık 1808 tarihli bir belgede ise Şam Pazarı Mahallesi’nde gösterilmekte, banisi Hacı Hüseyin tarafından cemaatinin kalabalık olduğu gerekçesiyle “…fermân-ı hümâyûn ile minber vaʽz ederek…” camiye çevrildiği belirtilmektedir[22]. Caminin yanında Kırcalı Mustafa Efendi Medresesi bulunuyordu[23].

Banisi ve Yapım Tarihi

  Başlangıçta mescit olarak inşa edilen Hacı Hüseyin Efendi Camii’nin banisi belgelerde; “Hâcı Hüseyin Halîfe” adındaki bir hayırsever olarak geçmektedir[24]. XVII. yüzyılda cami mevcut ve faaldi. Yapım tarihini net olarak aydınlatacak herhangi bir belge şimdilik bulunmamaktadır. En eski tarihli atama kaydının, Şevval 1129/Eylül-Ekim 1717 tarihli olduğu dikkate alınırsa en geç XVII. yüzyıl sonlarında yaptırılmış olmalıdır.

Mimari Yapısı ve Müştemilatı

  Hacı Hüseyin Efendi Camii’nin mimari yapısı hakkında bir bilgi bulunmamaktadır. Günümüze ulaşamadığından Lârende’nin klasik dönem özelliklerine uygun olarak geleneksel yöntemlerle, taş-kerpiç malzemeden ve toprak dam örtülü olarak yaptırılmış olmalıdır.

Vakfiyesi ve Vakıfları

  Hacı Hüseyin Efendi Camii’nin adı Osmanlı Dönemi tahrirlerinde geçmeyip vakfiyesi ile alakalı bir bilgiye de henüz ulaşılamamıştır. Yapılan mütevelli atamaları mabedin giderlerini karşılamak için birtakım menkul ve gayrimenkullerinin olabileceğini göstermektedir. Ancak bunlar bilinmemektedir.

Görevlileri

  Hacı Hüseyin Efendi Camii’ne incelenen dönemde görevli atamaları yapılmıştır. Tespit edilen en erken tarihli atama belgesi, yukarıda belirtildiği gibi Şevval 1129/Eylül-Ekim 1717 tarihli bir imam atamasıdır.

  Hacı Hüseyin Efendi Camii’nin hatiplik kadrosuna da atamalar yapılmıştır. Günlük bir akçe ücretle hatip olan Seyit Hacı Ali vefat edince büyük oğlu Seyit Mehmet, Ramazan 1139/Nisan-Mayıs 1727’de tayin edilmiştir[25]. Bunların haricinde mabede yapılan başka imam, hatip ve mütevelli atamaları da tespit edilmiştir[26].

Hacı İshak Medrese Mescidi/Camii

Adı ve Yeri

  Hacı İshak Medrese Mescidi; Ali Şahne Mahallesi’nde, şimdiki Kale İlkokulu[27] ile Hatuniye Medresesi’nin yakınlarında bulunuyordu[28].

Banisi ve Yapım Tarihi

  Hacı İshak Medrese Mescidi’nin banisi belgelerde, Hacı İshak Mehmet olarak geçmektedir. Babasının ismi Sefer’dir. Totaysalgır, mescit/caminin Pazarbozan Hanı’nda bir vakfı olduğundan yola çıkarak Karamanoğulları Dönemi’nde yapıldığını yazmıştır[29]. Fakat Hacı İshak’ın 29 Şevval 1146/4 Nisan 1734 tarihli vakfiyesi[30] ve yaşadığı yıllar dikkate alındığında mescidin Osmanlılar zamanında, XVIII. yüzyılın başlarında yaptırılmış olduğu anlaşılmaktadır

Mimari Yapısı ve Müştemilatı

  Hacı İshak Medrese Mescidi, taş malzemeden ve toprak damlı olarak inşa edildiğinden günümüze kadar ulaşamamıştır. Yukarıda geçen belgelerden de anlaşılacağı üzere mescit, aynı ismi taşıyan medresenin bitişiğinde, hem medrese öğrencilerinin tatbikat yeri hem mahalle sakinlerinin vakit namazlarını kıldığı mabetti. 1247/1831-1832 tarihli bir belgeye göre daha önce mescidin küçük ve cemaatinin çok olduğu gerekçesiyle Müderris Hacı Abdullah oğlu Şeyh Hacı Mehmet Efendi ile Kethüdazade İsmail Ağa’nın yardımlarıyla mescide minber konularak camiye çevrilmiştir[31]. Mescidin bulunduğu yer, Cumhuriyet Dönemi’nde satılmış özel mülkiyete geçmiştir[32].

Vakfiyesi ve Vakıfları

  Hacı İshak Medrese Mescidi ile ilgili bir adet vakfiyeye ulaşılmıştır. 29 Şevval 1146/4 Nisan 1734 yılında Ali Şahne Mahallesi sakinlerinden Safer oğlu Hacı İshak adına tescil edilen bu vakfiye ile mescit ve medresenin yer aldığı manzumeye bir kısım gayrimenkuller vakfedilmiştir. Bunlar; dört dönüm bahçe, Pazarbozan Hanı’nın içinde yer alan ve giriş kapısının hemen sağında bulunan bir adet “tahtânî” oda ve farklı yerlerde bulunan üç adet boyalıktır[33].

Görevlileri

   Hacı İshak Medrese Mescidi Vakfiyesi’nin tescil tarihi 1734 olduğu halde nedense görevli atamalarına dair bilgiler 50 sene sonrasına aittir. Bunların önemli bir kısmı imam kadrosu ile ilgilidir[34].  

  Hacı İshak Medrese Mescidi’ne  camiye çevrildikten sonra hatip atamaları da yapılmıştır. Medresede müderris olanlar “hasbî” hatip olarak camide de görev almışlardır. Nitekim Seyit Hacı Mehmet’ten sonra Abdullah oğlu Seyit Ali Efendi, 1247/1831-1832’de hatip olarak atanmıştır[35].

  Mescitle ilgili 29 Şevval 1146/4 Nisan 1734 tarihli vakfiyeye göre vakfın mütevellisi Vâkıf Hacı İshak olacak, onun vefatından sonra çocukları bu görevi yürüteceklerdir. Bununla birlikte vâkıfın mütevelliliğe atandığına dair bilgi bulunmamaktadır. Şaban 1188/Ekim-Kasım 1774 tarihinde Seyit Mustafa, mescit ve medresenin ortak mütevellisi olarak tayin edilmiştir[36].

 

[1] KARŞS, no. 288, s. 16.

[2] KARŞS, no. 298, s. 52; VAD, no. 1126, s. 179; no. 1148, s. 19.

[3] VAD, no. 1146, s. 10; no. 1131. s. 113.

[4] VAD, no. 563, s. 8; no. 1147, s. 253.

[5] VAD, no. 1140, s. 652.

[6] VAD, no. 563, s. 8; no. 1147, s. 253.

[7] Hacı Ali Camii’nin Muharrem 1193/Ocak-Şubat 1779’da 148,5 kuruş nakit parası vardır. KARŞS, no. 305, s. 257.

[8] VAD, no. 1131, s. 105.

[9] KARŞS, no. 305, s. 270; VAD, no. 1150, s. 4.

[10] VAD, no. 563, s. 8.

[11] KARŞS, no. 305, s. 209.

[12] KARŞS, no. 284, s. 59; no. 288, s. 16; no. 293, s. 104, 423; no. 298, s. 52; VAD, no. 558, s. 168, 172; no. 559, s. 6; no. 560, s. 153; no. 562, s. 16, 19; no. 561, s. 6, 13, 21, 23; no. 1146, s. 9; no. 1126, s. 179; no. 1131, s. 108, 109; no. 1146, s. 9; no. 1147, s. 253; no. 1148, s. 19; no. 1154, s. 14; no. 1155, s. 11, 12.

[13] Mahalle;1500, 1518, 1530, 1541, 1584 yılında yapılan tahrirlerde geçmektedir. Bk. Gümüşçü, aynı eser, s. 91.

[14] KARŞS, no. 333, s. 52; VAD, no. 1131, s. 114.

[15] VAD, no. 1140, s. 652.

[16] Karaman Temettüat Defteri, s. 418.

[17] KARŞS, no. 333, s. 69; VAD, no. 563, s. 9; no. 1131, s. 107, 113-114 no. 1140, s. 652; no. 1148, s. 18.

[18] VAD, no. 563, s. 7.

[19] VAD, no. 569, s. 8.

[20] KARŞS, no. 281, s. 16.

[21] VAD, no. 560, s. 145. Mahalle adını Karamanoğlu II. İbrahim’in devlet adamlarından Şeyh Ali Semer­kandî’nin halifesi Ahi Ahmet Halife’nin zaviyesinden almış olup zaviye günümüze kadar gelememiştir. Bk. Gülcan, Karaman Mahalleleri, s. 50.

[22] VAD, no. 560, s. 149; no. 563, s. 7.

[23] VAD, no. 560, s. 149; no. 563, s. 7.

[24] KARŞS, no. 281, s. 16; VAD, no. 1131, s. 113.

[25] VAD, no. 1128, s. 215.

[26] KARŞS, no. 281, s. 16; VAD, no. 558, s. 171; no. 560, s. 149, 154; no. 563, s. 7; no. 569, s. 8, 13; no. 1103, s. 205; no. 1126, s. 179; no. 1128, s. 215; no. 1131, s. 55, 113; no. 1146, s. 9; no. 1154, s. 13.

[27] D. Ali Gülcan, Karamanlı Halk Ozanlarından Gufrani ve Kenzi, Karaman 1991, s. 7.

[28] BOA, C. EV, Dosya no. 72, Gömlek no. 3590.

[29] Aynı eser, s. 28.

[30] VAD, no. 735, s. 170.

[31] VAD, no. 559, s. 4; no. 2180, s. 153.

[32] Totaysalgır, aynı yer; Konyalı, Karaman Tarihi, s. 302.

[33] VAD, no. 735, s. 170.

[34] BOA, C. EV, Dosya no. 72, Gömlek no. 3590; BOA, C. EV, Dosya no. 72, Gömlek no. 3590; VAD, no. 558, s. 169, 174; no. 560, s. 149, 152; no. 561, s. 8-9; no. 562, s. 12; no. 569, s. 19; no. 1155, s. 10.

[35] VAD, no. 559, s. 4.

[36] VAD, no. 1154, s. 13.

Düzenleme : 10 Temmuz 2020 13:07 Okunma : 2600