Korktukları Biziz Ondandır Bu Küstahlıkları | Karamandan.com - Karaman Haber

Korktukları Biziz Ondandır Bu Küstahlıkları | Karamandan.com - Karaman Haber

27 Kasım 2020 Cuma
Korktukları Biziz Ondandır Bu Küstahlıkları

Çetin bir imtihanda olduğumuz doğrudur. Kabul etmiş olduğumuz misyonun bize yüklediği sorumlulukların idrakine vardığımız günden beri imtihanımızın şiddeti her geçen gün artmaktadır. Karşımızda ise sıradağlar misali dizilmiş sorunlar silsilesi ve dağın ardın insanları boğan bir ejder kıskacı vardır. Bu kıskacın sahibi bize yüklenen misyonu çalmak ancak misyonun yüklediği sorumluluklardan da kaçmak istemekte, bu kaçışı gizlemek için insanları tahakkümü altına alıp boğmakta, yaşatmamaktadır. Oysa ki  misyonun yüklemiş olduğu sorumlulukları kabul eden ve bunun gereğini yerine getiren yeni bir nefes olacaktır.

Karşımızda babalarımız, atalarımız var. Söylediklerimize kulak asmayan ve bizi yanından kovan babalarımız, düşmüş oldukları girdabın ne denli dehşet verici olduklarını bilseler yine karşımızda yer alabilirler miydi? Bizi ülkelerinde istemeyen krallarımız, bir sineğin kanatlarında gizli olan kaderlerinin sırrına vakıf olabilselerdi, ateşler yaktırıp ruhlarımızı yakmak isterler miydi yeniden? Hançerlerini nefislerinin kalbine sokma cesareti ellerinden alınmış alimler, hakikatin kılıcının ne denli keskin olduğunu hatırlasalar harp meydanında taraf değiştirirler miydi tereddüt etmeden?

Biz sürgün edilmedik! Biz hicret ettik! Yeniden fetih ile döneceğimizin inancıyla yıllarca sürecek bir hicretin kapısından içeri heyecan ve cesaret ile girdik. Ancak kapımızı kapatmadık kimseye. Yıllar yılı karada ve denizde türlü türlü sınavlardan geçmenin vermiş olduğu tecrübe ve şecaat ile korkusuzluğun kormamaktan geçtiğini daha iyi kavradık. Gerek hasta yataklarımızda unutmadan vazifemizi gerekse çöl topraklarında kaybetmeden ümidimizi sorumluluğumuzun bilincinde nefes almaya devam ettik. Ölümden hiçbir zaman korkmadık. Öldürülmek tehdidine karşı tebessümle karşılık verme yiğitliğini gösterenler bizdik. Çünkü biz ölümün hakikatini kavramış kimselerdik ve ölümsüzlüğün varlığını bilirdik.

Zindan duvarlarında hatırlarımız vardır bizim. Darağaçlarında en samimi hamdlerimiz vardır bizim. Karşı tarafın kalbinde silinmez imzalarımız vardır bizim. Yüreklerindeki korkunun mimarı olan harplerimiz vardır bizim. Öldürmek için verilen emre rağmen özenle büyütülen evlatlarımız vardır bizim. Sarp yokuşlarda bir an duraksamadan yoluna devam eden cengaverlerimiz vardır bizim. Bütün iğvalara ve saptırmalara rağmen niçin varedildiğini bilen analarımız vardır bizim.

Biz işte bu şekilde hazırlanıyoruz fethe. Biz işte bu bilinçle donanıyoruz, bu düşünceyle teçhizatlanıyoruz harbe. Şimdi korku onlarda. Şimdi kaygı onların yüreklerinde. İstedikleri gibi şenaatlerini yansıtsınlar necis şehirlerine. İstedikleri iğrençliği kussunlar lağım kokan ağızlarından. Bütün bunlar çaresizliklerinin resmidir. Bunların hepsi yeniden döneceğimizin bilinmesindendir. Ne yaptığını bilmez itler gibi kuyruklarını sıkıştırarak kaçacaklarının farkındadırlar. Bizim fetih için döneceğimizin bilincindedirler. Küstahlaşan tavırları ve şeytanı kıskandıran adımları tamamen bundandır. Kinleriyle geberecekleri gün yakındır. Yüklenmek istedikleri misyonun sorumluluklarını taşıyamamanın acizliği altında ezilecekleri ve hayvandan aşağı bir seviyede çürüyecekleri güne az kalmıştır. Ufka bakan bunu görür. Ufka bakıp ilerleyen, zamanın getirmiş olduğu mesajı okuyabilen inkılabın az kaldığını bilir.

Bu yolda bizle beraber yürümeyenlerin göstermiş oldukları tavırların içler acısı durumu morallerimizi bozamaz. Karşı tarafı destekleyici eylemlerin altına büyük bir iftiharla imza atan insan müsveddeleri asla bizden olamaz. Onlar kardeşlerimiz değildir. Onlar bizleri şehrimizde istemeyen alçaklarla işbirliği yapmış rezillerdir. Bu rezilliklerini bizle aynı inancı paylaşarak kapatmak istemeleri, pisliğin üstünü kapatmaya çalışan tabağın durumuna benzer. Tabak pisliği kapatır, göstermez lakin kokusunun iğrençliği o tabağın altında dahi burunlarımıza tesir eder. O pislik onlarındır.

Çetin bir imtihandan geçiyoruz. En karanlık devredeyiz. Her türlü iğrençliğin şahika noktasına ulaştığı günlerdeyiz. Ancak güneş bizim doğuşumuzu bekliyor ve o güneş bizimle doğacak. Biz, bize yüklenen misyonun farkındayız. Biz sorumluluklarımızı, kaçmadan yerine getiririz. Biz yeni bir ses, yeni bir nefesiz. Çağrımız ebedden gelen bir çağrıdır. Vazifemiz imkansızı mümkün kılma vazifesidir. Yardımcımız ise sonsuz kudret sahibi olandır.

Fatih Gilik

 

Okunma : 939