Karamandan.com

Karamandan.com

30 Mart 2020 Pazartesi
Korona Korkusu Ve Yanlışlarımız
Belalar, depremler, afetler, musibetler, salgınlar tarih boyunca hep bir toplumsal suç neticesi olduğu mülahaza edilmiş ve edilmektedir.
Kategori : Köşe Yazıları
25 Mart 2020 12:25
 
Korona Korkusu Ve Yanlışlarımız

Belalar, depremler, afetler, musibetler, salgınlar tarih boyunca hep bir toplumsal suç neticesi olduğu mülahaza edilmiş ve edilmektedir.

Ancak burada duralım ve bilelim ki bir gerçek daha var: Allah cc ümmet-i Muhammedi (sav) bu tür belalarla sınamayacağını ve cezalandırmayacağını peygamberine (sav) taahhüt etmiştir.

Bak değerli kardeşim, takdire imanımız tamdır ve buna inanmayanın imanı yok hükmündedir:

“De ki: “Bizim başımıza ancak, Allah’ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse müminler, yalnız Allah’a güvensinler.” (Tevbe 51)

“Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile (ecel gelince) ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, “Bu, Allah’tandır” derler. Onlara bir kötülük gelirse, “Bu, senin yüzündendir” derler. (Ey Muhammed!) De ki: “Hepsi Allah’tandır.” Bu topluma ne oluyor ki, neredeyse hiçbir sözü anlamıyorlar!” (Nisa 78)

“De ki: "Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, muhakkak sizi bulacaktır. Sonra görünmeyeni ve görüneni bilene döndürüleceksiniz. O size (bütün) yaptıklarınızı haber verecektir.” (Cuma 8)

Kaderin ne olduğunu bu ayetler anlatmaya yeter. Ama bunu sui istimal ederek “tedbirsiz olmak haramdır. Mesela bir Müslüman kaderde varsa olur, diyerek kırmızı ışıkta geçerse ve ölür, öldürürse katil ve canidir.

Bizler kadere ve ezeli mukadderata şüphesiz iman ederiz ama onların ne olduğunu bilmediğimizden dolayı hayatı, Allah’ın en büyük emaneti olan mevcudiyetimizi korumak için en ince ayrıntısına kadar tedbirlerimizi de almamız ilahi bir emirdir.

Ancak burada duralım ve bilelim ki bir gerçek daha var: Allah cc ümmet-i Muhammedi (sav) bu tür belalarla sınamayacağını ve cezalandırmayacağını peygamberine taahhüt etmiştir. İşte kanıtları:

“Onlar, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları Resûle, o ümmî peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helâl, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur’an’a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Araf 157)

Bu ayette söz edilen ağır yükler Ad, Semud, Lut ve benzer kavimlere verilen dünyevi toplu kırımlar ve cezalardır. Kur’an kıssalarında örnekleri verilen “taş yağması, zelzele, altını üstüne getirme, denizde topluca boğma, öldürücü kasırga, yok edici gürültü, gibi ilahi cezalar bu ayette geçtiği gibi ümmet-i Muhammed’den (sav) kaldırılmıştır.

Bunun diğer bir kanıtı da İsra gecesi yüce peygamberimize ve ümmetine hediye edilen Bakara suresinin son ayetidir:

“Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” (Bakara 286)

Bakara suresinin Amenerrasülü olarak da meşhur bu son ayetinde, daha önceki ümmetlere yüklenen ağır ve çekilmez külfetlerin verilmemesi için Allah’a dua etmemiz emrediliyor.

Bir de öyle gaflet dolu bir inancımız da var ki bir günahkarın başına bir bela gelse sıkılmadan, “belliydi, ben demiştim, hakketmişti …” gibi benzer sözler sarf edilerek büyük bir hamakata imza atılmaktadır.

Behey gafil kardeşim!

Büyük Türk milletinin sevdiği Adnan Menderes, Turgut Özal, Muhsin Yazıcıoğlu, Eşref Bitlis, Esat Coşan Hoca Efendi ve benzeri nice zatlar feci belalarla ölmedi mi?

Karaman Bey, Karamanoğlu Mehmet Bey, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Genç Osman, Sultan Abdülaziz ve daha nice dehalar genç yaşta zehirlenerek veya suikastlarla öldürülmedi mi?  Hatta yüce peygamberimizin ölümünün bile Hayber’deki Yahudi kadının ikram ettiği kuzu etinden tevellüt ettiği bile söylenmiyor mu?

Sen Allah’ın gücüne ortak mısın ki kazaları, depremleri, ölümleri, belaları, virüsleri, salgınları bile batıl yorumlara tabi tutuyorsun?

Aklını başına al ve bir daha Allahtan gelen veya gelecek hayır ve şerre “şamar” lafı etme olur mu?

Evrende her şey Allah’ın takdiriyle ve tabiat da denen Sünnetullaha uygun olarak cereyan eder:

“(Bu şirk ehlinin davranışları da) yeryüzünde bir kibirlenme ve bir suikast düzenidir. Halbuki fena düzen ancak sahibinin başına geçer. O halde öncekilerin kanununda olduğu gibi bela mı bekliyorlar? Sen Allah’ın sünnetinde asla bir değişme bulamazsın. Sen Allah’ın sünnetinde asla bir başkalaşma da bulamazsın.(Fatır 43)

Yok, eğer bu ayette geçtiği gibi illa da ben günahımın cezasını dünyada çekmek istiyorum diyorsan onu kendin için iste!

Mükremin Kızılca
Tarihçi Yazar
25 Mart 2020

Okunma : 2650
guney sigorta
maboto
seç
atsepete
EKSPERTİZ
Gündem haberleri
Karaman Konya yolunda trafik kazası 4 ölü var
28 Mart 2020 Okunma: 46509 Asayiş
Karaman'da coronavirüs karantinaları devam ediyor
26 Mart 2020 Okunma: 12655 Sağlık
6 Otobüs Karantina İçin Karaman'a Geliyor
28 Mart 2020 Okunma: 12270 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın