"Kral Çıplak" mı? | Karamandan.com - Karaman Haber

"Kral Çıplak" mı? | Karamandan.com - Karaman Haber

01 Haziran 2020 Pazartesi
"Kral Çıplak" mı?

Son zamanlardaki icraatlarımızla, Pratik zeka ve Akademik zeka söylemleri ortaya çıktı.

Hız ve bilim, riskli veya garantici bir düşünce gibi gözükmekte. Kararlar sonucu kazanım ve alınan yol. Asıl ne yol alındığı önemli olsa gerek.

Medeniyet diye anılan Avrupa, maruz kaldığımız küresel salgın karşısında hiç bir akıl üretemiyerek aslında vakayı çaresizlik ve acımasızlık içerisinde akışına bırakmış gözükmekte.

Özellikle sağlık sisteminin çökmesi, bu küresel saldırı sonucu sosyal devlet olgusunun tartışılmasının ötesinde, devlete tüm güvenin yitirilmesine sebep olmuştur.

Her şeyi kitaptan okuyan ve sadece çıkarları doğrultusunda fikir üretebilen pratikten uzak bu yaşlı kıtanın, en ufak maruz kaldıkları olumsuzluklar karşısında bile nekadar da çaresiz duruma düşdükleri gözlenmektedir.

Sokak olaylarındaki plansızlıkları, ırkçılığa karşı bir fikir üretemeleleri, değişen dünya düzenine karşı hiç bir siyasi, ekonomik ve sosyal hazırlık yapamamaları düşünce tarzındaki hantallığı ortaya koyuyor. 

Biz biraz tez canlıyız, kanımız sıcak nekadar sakin olmaya çalışsak da genelde olaylara karşı verdiğimiz tepki iyi yada kötü duruma göre genelde çok keskindir. Belki de biz böyle daha iyi düşünebiliyoruz.

Son zamanlarda tarihimizde olduğu gibi Stratejimizi çok çabuk kurup, çok hızlı harekete geçebildik. Bu da aslında bizim insan kalitesi olarak fırsat bulduğunda neler yapabileceğimizi gösterdi, bize de çok zaman kazandırdı.

Avrupa’nın krizleri genelde zamana yayarak çok uzun düşünerek ve çok fazla akıl üreterek, zaman kaybederek dahada büyüttükleri görülmekte. 

Oysa dünyanın istikameti yeni hızlı bir sistemi gösterirken , bunun da bazı küresel sancılar getireceği ve büyük bedeller ödeneceği bilinirken acil bir refkles gösterilmesi gerekiyordu. 

Batı' da Ekonomi her geçen gün kötüye giderken, ırkçılık artarken, halk fakirleşip sosyal patlamanın sonucu insanlar sokaklarda yatarken, sosyal devlet olmaktan hızla uzaklaşılırken medya sayesinde pompalanan algıyla, hedef düşmanlar oluşturuldu uyuşturucu, alkol ve seks pompalanarak halk uyutulup etkisizleştirildi. Maruz kaldığımız virüs saldırısı sonucu da "Kral Çıplak" dedirtti.

Uluslar arası ilişkilerde hiç bir alanın güç boşluğunu kaldırmadığı bilinir. Peki hayallerin ve iyi niyetlerin yıkıldığı bu dönemde Avrupa aklını neden kullanamadı ve bu boşluğu neden dolduramadı.

Türkiye aklını pratiğe alarak, ani bir refleks göstererek, ekonomik zorluklara baskılara, ambargolara rağmen Yeni Dünya Düzenine uygun alt yapıyı kurarak belki de bu sistemin en hazır ülkelerinden biri olmayı başardı. 

Bu Virüs saldırısı sonucu yepyeni bir dünyanın oluşacağı, devletlerin Siyasi, Ekonomik ve Sosyal yapılarının dizayn edilip Ulus devlet yerine küresel bir Devlet  yapılanmasının oluşturulacağı öngörüldü.

Türkiye, Alt yapı olarak Dijital Milli alt yapı 5G teknolojisine geçecek bununla birlikte milli ekosistemini kurarak Dijital dünyaya hazır hale gelecek tüm çalışmalarını tamamlayacak hazırlıklarını hizlandırarak, küresel olaylara karşı sosyal yapısında başta hastaneler olmak üzere her türlü yol ve araç sistemlerini hazır bulundurarak, savunma sanayisini geliştirerek aklı pratike etmiş ve yeni dünyanın güçlü ulus devleti olmaya hazırdır.

Tabi tüm bunlar için lazım olan akıl pratik hareket ederek, hem pazarlık gücünü üst düzeyde tutmuş, hemde milli güçlü bir ülke olmayı başarmıştır.

Biz bu aklı pratik kullanırken, akademik akılla beraber hızlı karar alma yetisiyke büyük engelleri aşıp, çok uzun yollar katettik. 

Hız ve bilimin yeni sistemin en önemli iki arcı olacağı dünyada, genç ve taze nüfusun önemi de büyük. Yaşlıya yerin olmadığı bu yeni sistemde Türkiye olarak tarihi, sosyal ve kültürel aklımız olan bizleri birleştirici güç olan büyüklerimiz de korunuyor. 

Belki bu saldırı onlara karşı düzenlenmiş, yeniliklere ayak uyduramayacakları ve sistemi aksatacakları düşünülmekte. Ama ülke olarak büyük önlemler aldığımız şu ortamda, bizim aklımız olan büyüklerimizi korumayı başaracağız. İnançlarımız ve kültürümüz bizlere böyle bir görev yüklemiş, biz de bu görevi memnuniyetle yerine getireceğiz. 

İnsan odaklı düşündüğümüz, Allah’ın Rızası ekseninde yürüttüğümüz akıl bize her zaman yol gösterici ışığımız olacaktır.

Düşüncem budur. Ülkemden uzakta olsam da, onunla hep gurur duydum ve duyacağım...

Saygılarımla 

Arife BEYHAN 
Cheratte / BELÇIKA

Düzenleme : 27 Mart 2020 16:28 Okunma : 5723