MKE’ye Girişim ve Mesleki Tecrübelerimin Oluşumu | Karamandan.com - Karaman Haber

MKE’ye Girişim ve Mesleki Tecrübelerimin Oluşumu | Karamandan.com - Karaman Haber

17 Ocak 2021 Pazar
MKE’ye Girişim ve Mesleki Tecrübelerimin Oluşumu

Yıl 1968 İTÜ’den mezun oldum. Askerlik hizmetim bitti. Her Türk gencinin hayatında askerlik bir kesittir. Sıra geldi mesleğimle ilgili ve örtüşen bir İş bulmaya. 

Bu arzu ve ilkelerime uygun büyük kuruluş olan Seydişehir ALİMİNYUM tesislerine girmek amacı ile ANKARA Müdürlüğüne başvurdum. Etibank tarafından Konya/Seydişehir’de kurulan bu tesisler yeni ve kuruluş aşamasında idi. Ancak isteğim müspet karşılanmadı. Sanırım müracaatım biraz erken olmuştu henüz mühendis almaya başlamamışlar… Üzüntülü bir tavırla otobüse bindim ve nereye gittiğimi de bilmiyordum. Dalgın halimde tanıdık bir ses duydum. Bana, nereye gittiğimi soruyordu?

Dikkatle baktığımda sanki rüya görüyor gibi idim. Karşımdaki insan arasam zor bulunabilecek, çok fazla derecede görmeyi arzu ettiğim değerli insan, değerli hemşehrimiz Albay TAHSİN ÜNAL idi. 

-Hayrola FETTAH ne bu dalgınlık? Ne diyeceğimin şaşkınlığı içinde konuyu anlattım, “iş arıyorum ” dedim. Öneri olarak:  “MKE” dedi. “MKE’ye nasıl gidilir?”

- MKE genel müdürlüğü Tandoğan’da, direkt müracaat edip girebilirsin, dedi. Ben de başka bir otobüsle Tandoğan’a oradan da MKE Genel Müdürlüğü’ne gittim. Kapıdan girer girmez personelden bir kişi beni Genel Müdür Yardımcısı olan zata götürüp:

- İTÜ’lü bir eleman müracaatı var, dediler. 

Çok fazla konuşmadan genel müdür muavini bana bir kart vermek suretiyle: “Seni Kırıkkale Pirinç Fabrikası’na gönderiyorum, kısa bir zaman sonunda yetkili bir konuma gelebilirsin.” dedi. 

Ben de bir otobüsle Kırıkkale’ye oradan da pirinç fabrikasına gittim. Ancak öğle paydosu olduğu için pek fazla görüşme olmadı, bekliyordum. O anda bir kişinin: “Çelik fabrikasına kurye gidiyor, giden var mı?” diye bir ses geldi.  Ben de gayri ihtiyari servise bindim. Çelik fabrikası müdüriyetine doğru yola çıktık. Fabrika müdürü toplantı yapıyordu. Kendimi tanıttım. İki İTÜ’lü yönetici daha sıcak ve samimi karşıladı beni. 

-Önce fabrikayı gezdirelim, uygun gördüğün bir departmanı düşünebiliriz dediler. Müdür yardımcısı olan Sayın Mahmut Kurdoğlu ile beraber fabrikayı gezdik. “Tercihim dövme atölyeleri olursa iyi olur” dedim.

Bu yeni teklif ile Ankara’ya genel müdürlüğe döndüm. Sayın yetkili müdür beye mümkün olursa çelik fabrikasında çalışmak istediğimi söyledim. Korktuğum gibi benimle pazarlık mı yapıyorsun demedi. Birkaç dakika düşündükten sonra: “Peki orada bizim fabrikamız” dedi ve kabul etti. Benim de böylece ÇELİK fabrikasına girişim kesinleşti. 

O yıllarda ülkemizin VASIFLI ÇELİK/malzeme üreticisi tek MKE’de iş başı  yaptım. İTÜ’ye ilk girişte;    Metalurji Hocamız Prof. Doğan  Gücer’in  ifade ettiği  “İLİM  ilerleyebilir fakat;  TEKNİK,  malzemeyi bekler.” Sözünün gereğini yerine getirircesine hayatımızın ikinci beş yıllık hizmet dönemi başlamış oldu.

Fettah Güventürk

Okunma : 1681
Foto galeri