Karamandan.com

Karamandan.com

17 Ocak 2021 Pazar
Müslüman olmak mı, Müslüman kalmak mı?
Son demlerde bu iki kavram üzerinde sıkça düşünmeye başladım.
Kategori : Köşe Yazıları
05 Kasım 2020 09:08
 
Müslüman olmak mı, Müslüman kalmak mı?

Son demlerde bu iki kavram üzerinde sıkça düşünmeye başladım. Önemi, biri diğerinden hiçte geri kalmayan iki kavram. 

Birbirini tamamlayan, biri olmadan diğerinin olmayacağı, olamayacağı bu kelime grubu aslında tamda bizim bu günkü halimizi ve kararlı olduğumuzu zannedip de kararsız kaldığımız durumumuzu açıklar niteliktedir.

Müslüman olmak mı, Müslüman kalmak mı? Müslüman olunmadan, Müslüman kalınması mümkün olmamaktadır zaten. Tarihin belki kaç yıllık/asırlık sürecinde Müslüman olunmakla yetinilerek, Müslüman kalınacağına/kalınabileceğine dair bir zan ile bu güne kadar gelinmiştir.

Bu zan; bu gün dünya genelinde Müslümanların hali pür melallerinin izahıdır aslında. Neden batı dünyası bizim dünyamıza daha çekici ve albenili geliyor acaba? Sadece ekonomik refah mı? Özgürlük mü? Hak ve adalet mi? Ahlak mı? Ne acaba?

Dünyanın her neresinde zulüm, savaş, haksızlık vs. var ise o bölgede yer alan insanımız batıya, Amerika’ya, Kanada’ya gitmek için onca eziyete katlanıyor. Her gün onlarcası denizlerde boğularak can veriyor.

Oysa ki; izzet ve şeref, Allah’ın, Rasül’ünün ve inanlarındı. O zaman ne diye kadim düşmanlarımızın coğrafyalarına sığınma ve yerleşim için ölümü göze alarak gidiyoruz. Ne oluyor bize?

İşte tamda burada müslüman olmakla, müslüman kalmak kavramları tekrar geliyor aklıma ve başlıyorum düşünmeye. 

Aleme nizam verip devrin iki süper gücünü (Pers ve Roma) 30-40 yıllık bir sürede deviren ve güçlü bir devlet kuran müslümanlar, bu gün dün kapılarına dayandıkları zalimlerden medet ve adalet istemektedirler.

Demem o ki; Müslüman olmak, Müslüman kalmaya yetmiyor. Müslüman olmak bir akide meselesi iken Müslüman kalmak akide ile birlikte tamamen bir amel meselesi olarak karşımıza çıkıyor. Allah Rasulü Muhammed (as)’ın mücadele ettiği bilumum kötülükleri bu gün hayatın içinden gayet normal şeylermiş gibi bizler yapıyoruz. 

Din; insanların hayatını düzenlemesi için gönderilen ilahi emirler bütünüdür. Bunu da en güzel gösteren ve örneklik edenler ise peygamberlerdir. 

Allah Kur’an-ı Kerimde birçok yerde yukarıda da belirttiğim izzet ve şerefin Allah’a, Rasulüne ve inananlara ait olduğunu belirtiyor. (Münafikun 8, Fatır 10, Nisa 139). 

Peygamber Efendimiz (as) hiçbir zaman kafirlerden ve müşriklerden izzet ve şeref beklememiş, aksine onlar kendilerini farklı şekillerde üstün görürlerken, O hep Allah’ı işaret ederek üstünlük ve izzetin Allah’ın yanında olduğuna vurgu yapmıştır.

Allah’u Teala aynı zaman da Şeytan sizin apaçık düşmanınızdır, o sizi ateşe çağırır diyor. Biz bu gün düşmanla dostu birbirine mi kattık. Yine kafirleri dost edinmeyin der. Müslümanlar için iyiliği emredip, kötülükten nehyederler der. İyiliği de Bakara Suresi 177. ayette uzunca açıklar. 

Yine zandan kaçınmamız gerektiğinden bahseder. İşlerini/sorunlarını istişare ile hallederler der. Sahip olunması gereken ahlaktan bahseder...

Kelime’i Tevhid ile Müslüman olan insanların Müslüman kalması için Allah’u Teala’nın emir ve yasaklarına kulak vermeleri ve bunu hayatlarında tatbik etmeleri gerekir. İslam dünyasının son zamanlarda yaşadığı en büyük sorun inandıkları değerleri hayatlarında tatbik edememeleri/etmemeleri.

Nerede darda kalan biri varsa, adalet için bize başvurmalı, sığınacağı limanı biz Müslümanlar olmalıyız. İnsan hakları aranacaksa ilk müracaat bize olmalı. Biz etrafımıza güven veren olmak zorundayız. Ahlak bizle birlikte yol yürümeli ve biz onunla güzelleşmeliyiz. Yalan, iltimas, kayırmacılık, rüşvet, gasp, haksızlık, hor görme bizim literatürümüzde bile olmamalı. 

Müslüman kalmayı başarabildiğimiz gün Aksa’nın kapıları bize yeniden açılacak, Endülüs’te gemileri yakan bir Tarık bin Ziyad yetişecek, adalet için Avrupa’nın değil bizim kapılarımız çalınacaktır. 

Dünyalıklardan biraz uzak kalıp, bizim için esas olanın ahiret olduğunun farkında olup, para yığma, gayrimenkul biriktirme derdinden vazgeçmeliyiz. 

Ufak tefek meselelerden birbirimizin kalbini kırmaktan, insanları aşağılamaktan, hatalarımızı kabul etmemekten vazgeçip, akil insanlar olduğumuzu göstermek mecburiyetindeyiz. Ucuz söylemlerle değil, salih amellerle ortaya çıkmak ve hayatımıza yön vermek zorundayız. 

Erdemli olmak durumundayız. At gözlüklerimizi çıkartarak, kendi hatalarımızın bize süslü gösterildiği ve bundan dolayı da kendimizi haklı gördüğümüz bir anlayışla değil,  ölçüp tartıp haaaa! Ben burda hatalı davranmışım diyerek gerektiğinde özür dilemesini bilen insanlar olmamız gerekir.

Bilirim bunlar zor işler ama kolayda ne var ki? Ne diyor Bediüzzaman Said Nursi: “Cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değil.”

Muhammet Çağlıyan

 

Okunma : 1687
Yavuzlar iplik
sağlam pen
guney sigorta
karaman


Gündem haberleri
Karamanlı İşçilere önce gözaltı, sonra 8 Bin lira ceza iddiası
13 Ocak 2021 Okunma: 21787 Ekonomi
Karaman’da dev operasyon: 34 gözaltı
16 Ocak 2021 Okunma: 8629 Asayiş
Türkiye’nin en yükseği olacak! Antalya - Konya Karaman’ı Bağlayacak
16 Ocak 2021 Okunma: 6432 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın