Ruhu Şad Olsun | Karamandan.com - Karaman Haber

Ruhu Şad Olsun | Karamandan.com - Karaman Haber

27 Kasım 2020 Cuma
Ruhu Şad Olsun

1926'da Karaman'da doğan Bekir Sıtkı Erdoğan ilk okulu ve ortaokulu karaman'da bitirmiş. Kuleli Askeri Lisesinde ve Kara Harp Okulunda okumutur.Askerlik mesleğini icra ederken Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Cografya Fakültesi bitirmiştir. Heybeliada Deniz Lisesi'nde, Alman Lisesi'nde ve Marmara Koloji'nde Edebiyat öğretmenliği yapmıştır. 

Salığında "Bir Yağmur Başladı" ve "Dostlar Başına" adlı şiir kitablarını yayınlamıştır. 1973'te Cumhuriyet'in 50. Yıl Şiir Yarışması'nı "50. Yıl Marşı"adlı şiiri ile kazanmıştır. Bu şiir Necil Kazım Akses tarafından bestelenmiştir. Şairin "Karagözlüm efkarlanma gül gayrı" ve" Ve Ben Yalnız" adlı şiirleri Selim Andak tarafından bestelenmiştir. Hem heceyi hem aruzu hemde serbest vezni başarıyla kullanan Karamanımızın güzide şairi türkü tadında pek çok şiiri  türk dilinin nefesi olan herkese miras olarak bırakmıştır. 

Bekir Sıtkı'nın Cumhuriyet Döneminde yazılan en güzel Rubailerin şairi olduğunu  tüm şiir camiası taktirle kabul etmektedir. Rubaileri pek çok derğide  özellikle Hisar Dergisi'de yayınlanmıştır.

Şairimizin manevi oğlum , diye bahsettiği şair Halil Gökyay'a , Bekir Sıtkı'nın henüz yayınlanmayan şiirlerini üç ayrı şiir kitapı halinde yayınlayacağı bilğisi bizleri sevindirdiği kadar tüm şiir meraklıların sabırla yolunu gözlediği eserlerdendir.

24 Agustos 2014 'te kaybettiğimiz değerli şairimizi rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Ve sizleri  en tanınmış bir kaç şiiri ile baş başa bırakıyoruz.

Bünyamin Ceyhan


50. YIL MARSI

Müjdeler var yurdumun toprağına tasına
Erdi Cumhuriyetim elli şeref yasına
Bu rüzgarla şahlanmış dalga dalga bayrağım
Başka bir tuğ yaraşmaz Türk'ün özgür başına.

Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu
Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu

Yılları bir çığ gibi asarak hafta hafta
Koşuyoruz durmadan kadın-erkek bir safta
Elimizde meşale, ilke ilke Atatürk
Işıklarla donattık ülkeyi her tarafta

Cumhuriyet özgürlük, insanca varlık yolu
Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu

Ayni kandan feyiz alır bunca toprak, bunca tas
Kılıç tutan bilekler, verdi sabanla savaş
Tekniğin dev nabzında her adim, her dakika
Çarklarda ayni tempo, yüreklerde ayni mars

Cumhuriyet özgürlük, insanca varlık yolu
Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu

Biz yürekten bağlıyız elli yıldır bu yolda
"Yurtta barış" ilk hedef, "Cihanda sulh" parola
Koparamaz hiçbir güç bizi milli birlikten
Ata'mızın izinde koşuyoruz kol kola

Cumhuriyet özgürlük, insanca varlık yolu
Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu

Yasasın hur ulusum, soylu gencim, benliğim
Yasasın sanlı ordum, sarsılmaz güvenliğim
Ersin elli yıllarım nice mutlu cağlara
Örnek olsun cihana devletim, düzenliğim

BİNBİRİNCİ GECE

Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı! 
Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş... 
Aman karanlığı görmesin gözüm! 
Beyaz perdeleri, ger yavaş yavaş. 
Sıla burcu burcu... ille ocağım!.. 
Çoluk çocuk hasretinde kucağım... 
Sana her şeyimi anlatacağım, 
Otur baş ucuma, sor yavaş yavaş. 

Güç bela bir bilet aldım gişeden; 
Yolculuk başladı Haydarpaşa'dan! 
Hancı n'olur, elindeki şişeden, 
Birkaç yudum daha ver yavaş yavaş! 

Ben o gece, hem ağladım, hem içtim, 
İki gün, diyardan diyara uçtum... 
Kayseri yolundan, Niğde'yi geçtim; 
Uzaktan göründü, Bor yavaş yavaş... 

Garibim; her taraf bana yabancı, 
Dertliyim; çekinme, doldur be hancı! 
İlk önce kımıldar hafif bir sancı; 
Ayrılık sonradan kor yavaş yavaş... 

Bende bir resmi var, yarısı yırtık, 
On yıldır evimin kapısı örtük! 
Garip, bir de sarhoş oldu mu artık; 
Bütün sırlarını der yavaş yavaş... 

İşte hancı! ben, her zaman böyleyim, 
Öteyi ne sen sor, ne ben söyleyim... 
Kaldır artık, boş kadehi neyleyim, 
Şu bizim hesabı, gör yavaş yavaş...

 

Kışla'da Bahar

Kara gözlüm, efkarlanma gül gayri! 
İbibikler, öter ötmez ordayım. 
Mektubunda diyorsun ki: 'Gel Gayri! ' 
Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım. 

Ah çekerim resmine her bakışta! 
Bir mahzunluk var o boyun büküşte. 
Emin ol ki, her sigara yakışta, 
Sanki, duman tüter tütmez ordayım... 

Mor dağlara, karargahlar kurulur; 
Eteğinde bölük bölük durulur... 
On dakika istirahat verilir; 
Tüfekleri çatar çatmaz ordayım! .. 

Dağlar taşlar bu hasretlik derdinde; 
Sabır, sebat etmez gönül yurdunda! 
Akşam olur, tepelerin ardında, 
Daha güneş batar batmaz ordayım... 

Aramıza dağlar girmiş koskoca! 
Meraklanma, gönlüm dağlardan yüce... 
Bir gün değil, beş gün değil, her gece, 
Yatağıma yatar yatmaz ordayım... 

Bahar geldi; koyun, kuzu koklaştı, 
İki aşık, senelerdir bekleşti... 
Kara gözlüm, düğün dernek yaklaştı; 
Vatan borcu biter bitmez ordayım!

 

Düzenleme : 10 Eylül 2015 16:57 Okunma : 3925