Tüp Dünya | Karamandan.com - Karaman Haber

Tüp Dünya | Karamandan.com - Karaman Haber

26 Eylül 2020 Cumartesi
Tüp Dünya

Yüzyıl önce yapılan savaşlar sonucunda; imparatorluklar yıkıldı, insanlar katledildi, gözyaşları sel oldu, umutlar tükendi, hayaller bitti, merhamet ortadan kalktı… Kaba kuvvet sonucu; masum bedenlerin temel yapıldığı, kan deryasında gemilerin yüzdürüldüğü, gözyaşlarıyla fabrika bantlarının döndürüldüğü medeniyet, yeni bir dönüm noktasına geldi. Yüzyıl boyunca direncini kaybeden insanlık; şimdi de korkutuldu, propagandaların tesiri altında bırakıldı, farklı düşünmelerine mani olundu. Dönüm noktasında olan vahşi bu medeniyet, virajdan sonra hızını tekrar alabilmesi için yeni silahlarını gün yüzüne çıkardı. Namluların ucunda şekillenen dünya şimdi de laboratuvar tüplerinin içinde şekilleniyor! Tüp dünya…

“Eski çağlarda aklı karıştıracak çok fazla etken yoktu fakat çağımızda bilim ilerledikçe şeytanın baştan çıkarıcı materyali çoğalmıştır” dedi, Nevzat TARHAN. 

İnsanlık, kesintisiz şekilde yağan haber bombardımanın etkisi altında kalmıştır. Wifi teknolojinin gelişmesiyle, mimari yapıların her bölümüne sinyallerin ulaştırılmasıyla, mahzenlerimizde yer alan sığınaklarda bile güvende değiliz artık. Doğru haberin peşinde değiliz, aldığımız haberin doğruluğuna ikna olmaya başladık. İnandığımız değerlere ulaşmayı değil, bize sunulan değersizliklere değer biçmeye başladık. Olana değil sunulana razı olmaya başladık. Tipimizle, zihnimizle farklı şekilde dünyaya geldik ama global propagandalarla klonlanarak tek bir insan olduk. Simamızla, sesimizle, tercihlerimizle değil zihnimize vurulan barkodlarla tanınıyoruz artık. Şimdi hepimiz yeni dünya cemaatinin iradesiz müritleriyiz.      

“İnsanları yeryüzündeyken birbirlerinin zulmünden koruyacak kuvvet, adil devletin otoritesidir” dedi, Nurettin TOPÇU.

Yasal ölüm tehditlerinin her tarafta olduğu zamanda, korkularımız sayesinde hayatımızın gönüllü olarak şekillendirilmesine müsaade ettiğimiz bir zamandayız. Tedbir batakları içinde boğulurken hava gitmeyen vücudumuza verilen oksijen kurtarıcımız, yapılan her türlü uyarılar ise ilahi mesajlarımız olmuştur. İlahi sınav için gönderildiğimiz bu dünyada korkularımız üzerine tedbirler kutsanarak, müfredatla oynanmaya ve sorular değiştirilmeye çalışılıyor. Fiziksel olarak sağlıklı, ruhsal olarak hasta bir toplum bizleri bekliyor.

“Hayattaki en büyük tehlike çok fazla önlem almanızdır” dedi, Alfred ADLER.

Bu süreçte dünyada büyük bir ahlak savaşı da veriliyor. Değerlerimiz, alışkanlıklarımız, samimiyetimiz, hassasiyetimiz, hoşgörümüz başta olmak üzere bize ait olan her şey bizsiz kalmaya başladı. İnsanlar tokalaşmaktan imtina ediyor, yan yana oturamaz hale geliyor, aynı sofrada bulunmaktan korkuyor… Tek yöne bakan, tek korkusu olan, tek amaç etrafında toplanan yığınlar olduk. Oluşturduğumuz bu vahdetin, Hakk’ın mı yoksa batılın mı tarafında yer aldığını görmemiz gerekiyor. Bunu görebilmemiz için ilk şart; kullandığımız dezenfektanların beynimizi etkilememesi ve mesafelerin de görme kusurlarına sebep olacak menzile ulaşmamasını sağlamaktır.

“Planlama hayatınızın her safhasına hâkim olursa bir süre sonra sizi boğar, neden? Çünkü planlamayı –ne kadar üst bir akıl olursa olsun- sizin gibi bir akıl yapıyor” dedi, Üstad Sadettin ÖKTEN. 

İhtiyar dünyanın üzerinde yeni bir sürecin doğum sancılarını yaşadığımız zamanda ya düşük riskiyle ya da erken doğum tehlikesiyle karşı karşıyayız. Mesafe vurgusunun yapıldığı bu günlerde karşı karşıya kaldığımız tehlike, hayatımızı ve ecelimizi etkiliyor.  

“İnsan doğru zamanda yaşamazsa, asla doğru zamanda ölemez” dedi, Irvın D. YALOM.

Bir de şöyle düşünün! Bu sürece ilk girdiğimiz zamanda devlet büyüklerimiz neden “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” dedi.

“Hiçbir şey eskisi gibi olmaz” dedi, meczup ve şöyle devam etti sözüne: “Her şey yenisi gibi olur mu?”

Okunma : 1161