Yazıklar olsun bize, bir Survivor kadar olamadık! | Karamandan.com - Karaman Haber

Yazıklar olsun bize, bir Survivor kadar olamadık! | Karamandan.com - Karaman Haber

27 Ekim 2020 Salı
Yazıklar olsun bize, bir Survivor kadar olamadık!

Konuşmaya dahi değmeyecek ıvır zıvır konularla gündem meşgul edilirken, asıl konuşulması gerekenler gündem dahi olamıyor. 13 Mayıs'tan haberiniz var mı mesela? Bu tarih size neyi çağrıştıyor ya da çağrıştırmakta. Karamanlılar bile bilmezken bunun cevabını genele sormam saçma oldu değil mi? Evet, bir Survivor kadar gündem olamıyoruz.

Dün gece itibariyle, 743. Dil Bayramını Anma ve Kutlama Etkinlikleri kapsamında bir TT çalışması başlattık. Amacımız Twitter adreslerimizden ''#TürkçeninBaşkentiKaraman'' etiketiyle tweet atıp sesimizi Dünya’ya duyurmaktı. (Türkiye'yi geçtik, Karaman'a bile tam duyuramadık orası ayrı bir konu.) Tabi bunu için önce tasarımlar yaptık. Haber sitelerine çalışmamızı attık, Vekillere, Belediye Başkanlarına ve Karaman geneline ulaşmaya, desteklerini hissetmeye ve istemeye çalıştım. Karaman halkına karamandan.com sitesinden olsun, Karaman Belediyespor sosyal hesaplarından ve kendi kişisel hesaplarımdan ulaşıp desteklerine talip olmaktı amacım. Lakin birçoğu oralı bile olmadı. Boş iş dediler, Karaman'ı sen mi kurtaracaksın Hüseyin oldu. Bazen de diyorlar Türkiye'yi sen mi kurtaracaksın diye. . Evet, bunu annem ve babam bile söylediler bana zaman zaman. Gerçekten çok üzülüyorum bu lafa. 

Hani bir hikâye var bilirsiniz. 
''Hz. İbrahim’i ateşe atacaklar, bu sırada, göklere kadar varan ateşe doğru bir karınca ağzında küçücük bir damla su ile telaşla gidiyor. 
Başka bir karınca onun bu telaşını görüp sormuş: 
- Acele ile nereye gidiyorsun? 
Telaşla yetişmeye çalışan karınca, ağzındaki bir damla suyu ellerinin arasına alıp cevap vermiş:
- Haberin yok mu? Nemrut, Hz. İbrahim peygamberi ateşe atacakmış.  Meydana ateşin olduğu yere su götürüyorum.
Diğer karınca kahkahalarla gülerek demiş ki:
- Senin yanan büyük ateşten haberin yok mu? Ateşe hiç bakmadın mı? Ne kadar büyük, senin bir damla suyun ateşe ne yapabilir ki?
Bir damla su taşıyan karınca:
- Olsun, hiç olmazsa hangi saftan olduğum anlaşılır demiş.'' 

İşte benim safım belli. Doğruluk, adalet, vatan ve millet. Elimden geldiğince, gücümün yetiğince ve son nefesime kadar bu vatan, bu millet için her zaman bir şeyler yapacağım. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu yolda önüme çok engeller koydular, çok iftiralar attılar ve emeklerimi hep çaldılar ama olsun ben bu vatan ve bu memleket için hizmet etmekten bir adım bile geri kalmayacağım.

Hala Konya Karaman olarak anılıyoruz değil mi? Bir gün Topkapı Sarayı'nı ziyaret gittim. İşte nerelisin diye sorular soruldu tanışmak maksatlı. Dedim Karamanlıyım, Karaman'dan geliyorum. Konya Karaman mı, Kahramanmaraş mı vs. vs. gibisinden söylemlerde bulundular gerçekten o gün canım çok sıkıldı. Bir kişi bile bilmiyor mu benim şehrimi dedim. O gün Topkapı Sarayı’nı moral bozukluğundan doğru dürüst gezemedim. Neyse fazla uzatmayım. Çıkış kapısına doğru yöneldim. Kapıdaki güvenlik de aynı soruyu sordu. Nerelisiniz? Karamanlıyım dedim Vay Karaman mı dedi? Evet abi dedim. Konya Karaman demediniz ya da Kahramanmaraş vs. gelin bir sarılayım size dedim devamında. Dedi ki kardeşim bende Karamanlıyım :) Dedim halimiz duman. 

Dün gece saat 23.00’de TRT 2'de bir program vardı. Türk Dili ve Karamanoğulları idi programın konusu, programdaki profesörler ve konuklar Karaman'dan 10 dk ya bahsetti ya bahsetmedi. Neden daha şehrimizi biz bile tanıyıp, tanıtamadık ki. Kendi şehrimizdeki üstatlarımızı, akademisyenlerimizi, hocalarımızı bile bilmiyoruz. Güzel eserlerinden istifade edip, programlarına bile katılmıyoruz. Üniversite de program olur kimse yok. Valilikte olur kimse yok. Belediye düzenler kimse yok. Neden? Çünkü okumak, araştırmak, dinlemek zorumuza gidiyor. Kendi şehrimizi kendi evlatlarımıza, kendi kardeşlerimize anlatamadık. 

Dün Karaman hakkında, Karamanımız tanınsın diye, tweet atalım dediğim kardeşlerim, benim dediğim tweeti atmazken survivor tweetleri atıyor ve izliyordu. TRT 2'deki programdan haberleri bile yoktu. Olsalardı böyle mi olurdu. Gerçekler böyle değil o ferman var derlerdi. Başkaldırırlardı ve derlerdi ki; ‘’bu ferman İbn-i Bibi eserinde Farsça olarak yer almaktadır. Bu eser 15. yüzyılda Yazıcıoğlu Ali tarafından Türkçeye (Tevarih-i Al-i Selçuk) adıyla çevrilmiştir. Eser Topkapı sarayında Revan bölümünde 1391 numarası ile bulunmaktadır.’’ Ama ne oldu. Kimsenin haberi bile olmadı. Cevap bile veremedik bir kaç değerli hocamın yazısı dışında. O programcılar bunu duydu mu hayır. Neden duyuramadık çünkü birliktelik yok. İyice kutuplaşmışız. Şehrimizi her şeyin üzerinde tutamıyoruz bile. Eriyoruz gün geçtikçe bitiyoruz. Dostluklar bitti bu şehirde. Kardeşlikler bitti. Yaşanmışlıklar mı? O biteli çok oldu.

RUH BİTTİ BU ŞEHİRDE HEPİMİZ ÖLDÜK!

Bu şehir de birlik ve beraberlikte bitti. Senin partin, onun partisi, bunun takımı, şunun vakfı, onun derneği, bunun cemaati, ben ona küsüm, yok o bana dargın vs. vs. Bir etiket altında bile buluşamadık dün gece. Maddi bir şey istemedik, manevi bir şey bile değil sadece Twitter adresimizi açıp Karamanımız ve Bayramımız hakkında bir şeyler yazmak. Bu kadar zormuş demek ki bunu yazmak. Gerçekten çok üzüldüm.
Yazımın bu satırına kadar okuyanların büyük bir bölümü bir sen biliyorsun, bir sen uğraşıyorsun ya demeye başladılar. Bende kızdırmaya devam edeyim ve biraz da esnaflarımızı ve büyüklerimizi eleştireyim. Karaman’ı şöyle bir turlayın organizeden, şehir merkezine. Türkçe tabelalar bile kalmamış. ‘’Ülkemizin cadde ve sokaklarındaki çok sayıda iş yerinde yerli ürünler üretilip satılmasına rağmen dikkat çekmek amacıyla tabelalarda yabancı kökenli kelimeler kullanılıyor. Yabancı tabelanın kullanıldığı iş yerlerindeki ürünler sanki daha kaliteliymiş ya da daha markaymış vb. bir imaj sergilenmeye çalışılıyor. Bu da yerli ve milli markalarımızı gölgeliyor. Markalaşmanın artmasına katkıda bulunmak için yerli tabela kullanımını özendirmek gerekiyor. ‘’ diye yıllardır söyledim, söyledik. Bir ara bir kaç kişiyle bunu konuştum dükkân sahibi falan değil normal standart yani bu işten kazancı olmayan sadece alışveriş yapan öğrencilere. Neymiş yabancı isimler daha bir güzellik ve görsellik katıyormuş. Tamam dedim bende, önemli olan görsellik. Haklısınız. Kim takar Türkçeyi. (!)

13 Mayıs 1277 - 13 Mayıs 2020 Koskoca 743 sene. Bu sene evlerdeyiz. Gerçi dışarda olsak ne olacak. Bu bayramı kutladığımız mı var sanki. Nureddin Bey’in (Nure Sofi) mezarı can çekişiyor. ‘’Tarihi eserler bir, bir gözlerimizin önünde eriyip gidiyor. Tarih, bir milletin hafızasıdır. Hafızasını kaybeden bir insanın nasıl geleceği olmazsa, tarihini bilmeyen milletlerinden de geleceğinin olması mümkün değildir. Tarih, insanlığın, yaşadığı olayları sonuçlarını tahlil ederek ders ve ibret almasına imkan sağlayan, milletlerin istikbal yollarını aydınlatan eşsiz bir meşaledir.’’ Sizce bizim bi 25, 30 sene sonra geçmişteki olayları ölçüp, biçip eserlere bakıp tahlil etme olanağımız olur mu? Evlatlarımıza bu hazinelere bırakamayacak mıyız? Eriyor gözlerimizin önünde Karaman Kalesi, Nure Sofinin Türbesi, Emir Musa'nın Kabri, daha birçok mekân, birçok yer, birçok kabir. Yunus Emre'ye bile sahip çıkamıyoruz. 

Bugün ki yazım; Karaman veya gündem çalışmasından öte. O konunun tuzu, biberi. Kutuplaştık, tembelleştik, soyutlaştık. Doğu Türkistan’da işkenceler edildi gözlerimizi kapattık. Filistin de analar ağıtlar yaktı kulaklarımızı tıkadık. Her şeyi geçtim. Komşumuz aç iken bizler tok yattık. Anlatmak istediğim bu. Bir kulağınızdan girip, bir kulağınızdan çıkacak ama olsun.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözü var;  "Bütün ümidim gençliktedir." Atatürk’ün ümidi olan kuşak bizden 2 kuşak öncesiydi. Bizden bir beklentisi kalmadı adamın. Belki de mezarında ters döndü.

Efendimizi hiç saymıyorum. O mübarek insan, Hz. Muhammed (sav.) ahirette benim ümmetim böyle mi oldu ne hale geldi diye utanacak mı bizden. Yüce Allah cc. Karşısında Efendimizi utandıracak mıyız? Gâvurlar çalışırken, biz böyle yatıp, boş işlerle mi uğraşacağız. Onların yaptığı programlarla uyumaya, kanmaya devam mı edeceğiz.

Neyse değerli okuyucularım. Survivor izlemeye devam. Netfilx izlemeye devam. Aman tik toklarınızı çekmeyi de ihmal etmeyin! Allah’a emanetsiniz. Ama son bir şey söylemek istiyorum. ‘’Yazıklar olsun bize!’’  

YAZIKLAR OLSUN!
- Hüseyin ZENGİNOĞLU
 

Okunma : 13692