Örenler - Aladınlar - İkizin | Karamandan.com - Karaman Haber

Örenler - Aladınlar - İkizin | Karamandan.com - Karaman Haber

20 Ocak 2021 Çarşamba
Örenler - Aladınlar - İkizin

Karaman Taşeli’de Bir Âsâr-ı Atika Meydanı
Karamanoğulları Beyi Alaeddin’in Karargâhı: Aladınlar 
İkizin Tapınak da Değil Mağara da!

Anadolu baştanbaşa bir ören yeridir. Akviran, Karaviran, Belviran gibi yer adları Türkiye’yi sarmalamıştır. Nice kent ve yerleşim yerlerinin sonuna eklenen viran zamanla örene dönüşmüştür tıpkı kasabamızın girişinde yer alan Örenler gibi. 

Aladınnarda Yalnız Bekleyen Lahit

(Karaman – Ermenek) Güneyyurt kasabamızda örenler adında bir mevki vardır burası Ermenek tarafından girişte olup, bu örenlerin bekçisi ve en eski eseri ikizindir. Aladınlar ve örenler Gargara Antik Kentinin asıl merkezidir. 

Burada şehre yakınlığından dolayı fazla talan yapılamamakta ve eserler kısmen de olsa daha sağlam durmaktadır. İkizin’in tepesine binen boğa ve ejderha kabartmalarının altında altın olmayacağı muhakkak olmasına rağmen tahrip edilmiştir. 

Örenler mevkiini gezerken Akpınar, Karabunar, Göndübire ve Aladınnar civarında görülen her taşta yapay bir lahde rastlamak mümkündür. Hele Aladınlarda bulunan petrolün sağında yolun altında kalan ve 3-5 tonluk bir taşa oyulan lahit her gelene ve gidene bir şeyler söylemek istemektedir. 

Aladın kelimesi Alâeddin’den bozmadır zira meşhur Karaman Beyi Alaeddin Bey bir savaş için Gargara’ya gelmiş ve Aladınlar mevkiinde konaklamıştır. Şöyle ki: 

Kışlacık mevkiindeki Gargara’nın çeşitli saldırılara maruz kalması üzerine yaylak dedikleri yukarılarda yedi subaşında yedi ayrı daha mahalle oluşturarak bugünkü Guneyyurt’un temelini atmışlardır. 

Şimdi Gargara’da 14.yy’da Karaman Beyi Alâeddin zamanında yaşanan ve binlerce kişinin öldüğü Şikari’nin yazdığı olayı aktarıyoruz:

“Karamanoğulları Ermenek’te Beyliği kurduktan sonra bölgede epey olaylar olmuştur. Bu olaylar Karaman Beyi Alâeddin zamanındadır ve en önemlilerinden birisi de Gargara kalesindeki savaştır. 

Bunlardan birisi de bizzat Şah Alâeddin’in komuta ettiği Gargara kalesindeki büyük savaştır. Şah Alâeddin bu savaşa bizzat Alanya / Alaiye’den çıkıp Manavgat’tan ve Gazipaşa’dan geçerek katılmıştır. 

Gargara’da Aladınlar mevkiinde konakladıktan sonra Alaeddin Bey Karaman’a geçmiştir.” 

Guneyyurt’un eski adı Gargara’nın da Örenler mevkiinde, İkizin civarında yaşayan Gargarlardan kalma olduğu diğer ihtimallerle beraber anılır. Buna rağmen Gargara’da antik çağda yerleşenler daha yukarılardaki Kuşakpınar ve Gödekorum gibi kayalarda mesken tutmuşlardır. 

Antik çağda ve Hristiyanlık döneminde genellikle mustaz’af / zayıf, itilip kakılan müminler kayalara sığınmış ve Gödekorum Kuşakpınar ve Suluceser’e yurtlar kurmuşlardır. Örenler ise onların gıda ve ihtiyaç maddelerini karşıladıkları araziler ve normal meskenlerinin bulunduğu alandır. 

Örenler denilen Gargara’nın girişindeki şu anda çoğu meskûn alan olmuş olan mahallin her tarafında küp ve çömlek kırıklarına rastlamak kabildir zira her çağ buralarda en güzel bağlara şahitlik etmiş ve gerek şıralarını gerek pekmezlerini ve gerek imal ettikleri şaraplarını korumak için toprak işleme sanatı gelişmiş haldedir. Aksi halde her küpün içinden altın çıkacak diye bir beklenti boşunadır. 

Örenlerde Neopolis 2. Derecede Sit Alanı

Aşağıda Örenlerde gözlerden ırak bir noktadaki Kaya Kitabesinin okunuşunu görüyorsunuz. Eski Ermenek Turizm Rehberi Sayın Yaşar Yalçın, Epigrafi uzmanı bir profesöre okutmuştur. 

Ançatalı lahit gövdesi 6x17 sıralı yazıt vardır: 

“Aurelios oğlu Mossumeis ve onun karısı olan Kidamduasisın kızı Immas bu mezarı kendilerine ve çocuklarına hatırası için Demetriosa yaptırdılar.”

İkizin Tapınak da Mağara da Değildir!

Güneyyurt kasabasının antik çağda ki yerleşkesi olarak bilinen bu havalide büyük kayalar olmadığından yontma taş olarak sadece İkiz İn vardır. Ancak zamanla kaybolmakla beraber buranın bir kayasız yerleşim yeri olduğunu gösterecek kadar izlere rastlamak mümkündür. Bu konuda Sayın Halit Bardakçı şu bilgileri aktarmaktadır:

“Güneyyurt Ermenek çevresindeki en eski yerleşim merkezlerindendir. Çevrede roma, Bizans ve daha eski çağlara ait kalıntılara, mağara ve kaya mezarlara rastlamak mümkündür. Özellikle Hititler zamanında yoğun manada meskûn olduğu sanılan Hititler’e ait ikiz in kabartması vardır. İkiz in kabartması olarak anılan bu tapınak yaklaşık olarak 7-8 metre eninde; 6 metre yüksekliğinde bir kaya bloğu üzerine oyulmuş, ağzı güneye bakan iki mağaradan meydana gelmiştir. Doğudaki mağaranın kapısı üzerine yere abanmış kuvvetli bir aslanın sağ pençesi altındaki iki boğum meydana getirmiş halde ağzı açık ve salyalı olarak kıvrılan yılan ve aslanın gerisinde; aslanla bir hizada bulunan boğanın Hitit efsanesindeki ‘İlluyanka masalı’ ile çok büyük ilişkisi olduğunu göstermektedir. Bir tapınak olduğu sanılan bu kabartma bir zafer anıtı da olabilir. Kabartmanın tahminen M:Ö14 veya M:Ö 13 y yılda yapılmış olması gerekir.” 

Bu güzel beldemiz tarih boyu daima dikkate değer bir konum arz etmiştir. Antik dönemlerde yani Hititler devrinde kuzeydeki dev kayalara el yapımı inler oyarak yerleşilirken Hz İsa’dan önce Romalılar, sonra da Bizanslılar ya buraları kullanmışlar ya da suya daha yakın yerlere oturmuşlardır. Örenler denilen, İkizin’in de bulunduğu bölgede de antik çağlarda Anadolu halkları yerleşmişlerdir.

İkizin hakkındaki iki yanlış: 

1- Tapınak oluşu 

Tapınak eski deyimle Mabet genellikle tevhit dinine iman edenlerin Allaha ibadet ettikleri mekânlardır. İkizinde öyle bir mekân yoktur. Tapınakların en küçüğü olan Mescit ve Şapellerde bir mihrap, bir din adamı duruş yeri ve bir de cemaatin duruş yeri bulunur. İkizinde bunların hiçbiri yoktur. 

2- Mağara oluşu.

İkizinde mağara yoktur. Zira: ‘Mağara, yüzeyle bağlantısı olan ve gün ışığı ile bağlantısı kaybolacak derinliğe ve en az bir insanın sürünerek girebilmesine olanak verecek genişlik ve yüksekliğe sahip olan yeraltı boşluklarıdır. Speleoloji mağaraları inceleyen bilim dalıdır.” (Wikipedia) 
Ayrıca mağaralar doğal oluşumlardır, İkizin insan eliyle oyulmuş iki mezar – lahittir.   Burada gayet normal boyutta iki yan yana lahit vardır. Bu lahitlerin de tek kapağı vardır. O da kayanın üstündedir. 

Kısacası Güneyyurt Örenler mevkiinde olup tarla ortasında bulunan 7-8 metre eninde; 6 metre yüksekliğinde küçük bir kayanın ön yüzü düzlenerek iki ayrı oda yapılmıştır. Bu iki oda yani in birer anıt mezar niyetiyle oyulmuş Hitit dönemi eseridir. Kayanın alın kısmında bulunan kabartmalarda aslan, yılan ve boğa üçlüsünden oluşan bir gurup vardır. Kabartmada yılanın üstüne çullanmış aslan dikkati çeker. 

Netice olarak İkizin bir tapınak değildir, İkizin bir mağara da değildir. 

İkizin sadece bir oda büyüklüğünde, tarla ortasındaki bir kayaya oyulmuş iki mezar hücresinden ve alnındaki, burada yatanların güçlü kişiler olduklarına işaret eden kabartmalardan oluşmuştur.

Kaynak: Dünden Bugüne Taşeli’nin İncisi Güneyyurt – Gargara, Mükremin Kızılca Konya  2016)

Mükremin Kızılca

Okunma : 3684
Foto galeri