Şikâri, Yarcâni ve Karaman Tarihi | Karamandan.com - Karaman Haber

Şikâri, Yarcâni ve Karaman Tarihi | Karamandan.com - Karaman Haber

27 Eylül 2020 Pazar
Şikâri, Yarcâni ve Karaman Tarihi

Şikâri ve Yarcâni Kimdir? 
Karamanoğulları Tarihinin Yegâne kaynağı: Karamanname

Şikâri’nin Karamannamesi şu anda bütün tarihçilerin Karamanoğulları hakkında başvurduğu tek kaynak eserdir. Bunun tek istisnası Mısır Memluk Türk devleti tarihçilerinden Şehabettin İbni Fadlullah el-Ömeri’nin 27 ciltle tamamladığı “Mesalikü’l-Ebsar fi Memaliki’l-Emsar” adlı eseridir.(*)

Şikâri’nin elimde iki nüshası var. İçerikleri yüzde seksen / %80 aynıdır. 

Birisi el yazması diğeri de matbaa baskısıdır. İkisini de İstanbul Belediyesi Atatürk Kitaplığından indirdim.

Matbu olan okumak bakımından daha kolay ancak her sayfanın son iki satırı nemden sıkıntılıdır. 

Şikari el yazması olanda yazılış tarihi 1023 / 1615 olarak not düşülmüştür. Tabi ki matbaa da bu tarihte henüz icat edilmemiştir.  

Şikari başlarken Yarcâni’nin farsça girişini aynı şekilde koruyarak yazmıştır:

Benâm-i ân ki Şâh-ı bî-zevâlest / Hudâvend-i Hakim-i Zülcelâlest

Ezeli ve Ebedi olan, Celal sahibi Allah’ın adıyla başlarım.

Farsça kısmının devamı Esma-i Hüsna’dan örneklerle devam eder.

Şikari, kitabına, Hz Muhammed Mustafa (sav) öncesinden kayser hanedanından başlar. Ve her konu başına: Râvi Eydür, şeklinde bir ifade koyar ki Ravi anlatan, rivayet eden, eydür ise diyor, diyor ki, demektir.

Karaman yerine Larende kullanan Şikari, buraya ilk yerleşen Rum Kayserlerinden ve Selçuklu Hanedanından bahsettikten sonra Karamanoğulları ailesine başlar.

Matbu olan 25 satırlı 182 sayfa, el yazması ise 20 satırdan 225 sayfadır. 

Matbu olanın sonunda Osmanlıların iskân faaliyetlerinden bahseden 20 sayfalık bir bölüm olup bu bölümün girişinde Sultan Mehmet oğlu Sultan Ahmet’e (1703-1730) ayetler ve hadisler eşliğinde methiyeler düzülmektedir. 

Buradan da matbaanın ilk geldiği Lale devri yıllarında kitabın basılabilmesi için Şikari’nin sövgüsünü gölgede bırakacak derecede bir övgüyle zamanın padişahı övülerek basılmasının sağlanmasının amaçlandığı anlaşılıyor. 

Karaman Tarihinin tek kaynağı olan Şikâri’nin eserinden istinsah edilen bu iki nüsha bir doktora teziyle birleştirilmelidir. Eğer KMÜ fahri doktora karşılığı bu görevi bana tevdi ederse seve seve yerine getiririm. 

20. yüz yılın başlarında gün yüzüne çıkarılan Şikâri’nin Karamanoğulları tarihi 230 yıla yakın süren bir devlet hakkında tek tarih kitabı için bu yapılmalıdır.*

Şikâri ve Yarcâni Kimdir? 

Yarcâni 14. Yüz yılda Karamanoğullarının en ihtişamlı devri olan Alâeddin Bey zamanında  (1361-1398) onun adına kaleme aldığı Farsça manzum Karaman Devleti Beyleri tarihini yazan kişidir.

Yarcâni, İranlı Firdevsi’nin Şahların savaşlarını ve kahramanlıklarını anlatan Şehnamesi gibi manzum bir Karaman Tarihi yazmakla görevlendirilmiştir.

Bu görevlendirme Şikaride şöyle anlatılır: “Karaman oğlu Alaeddin çoğu zaman şairlerle sohbet ederdi. Bir gün meclisinde Firdevsi’nin Sultan Mahmut namına söylediği Şehname okunmuştu. Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad’a da Dehhani tarafından yirmi bin beyitlik bir Şehname tasarlanmış fakat tamamlayamadan ölmüştü. Karaman oğlu Alaeddin Bey mecliste bulunan söz ve şiir ustası, Farsçaya vâkıf Yarcani’ye: sen bu Şehnameyi tamamla ve adını Karamanname koyalım, demiştir. Bunun üzerine Yarcani emsalsiz bir Farsça Şehname kaleme almış ve adını Karamanname koymuşlardır. İşte ben (Şikari) bu Şehnameyi Türkçeye çevirdim ki herkes yararlansın ve bu âcize de dua etsinler.” **
Şikari 16. Yüz yılda Karaman ve Karamanoğulları tarihi hakkında yazılmış destan tarzındaki bu Yarcâni’nin Karamannamesini nesir haline getirerek bazı eklemelerle kitaplaştıran zattır. 

Şikârî eserinin başlangıcında, Yâricânî’nin Karamanlı Hükümdarı Alâeddin Bey adına kaleme aldığı Farsça manzum hânedan tarihini tercüme ettiğini söyler.

Şikâri hakkında tahminlerden öte net bir bilgi bulunamamaktadır. 

Şikâri’nin bütün tarihçilerin Osmanlıları övdüğü bir sırada yani onların hükümran olduğu bir devirde Osmanlıları yeren ve Karamanoğullarını göklere çıkaran bir tarihi eser yazması oldukça ilginçtir. 

Çünkü o devirde her şair ve yazar, eserini hazırlar ve zamanın padişahına veya ulaşabildiği vezire, paşaya eserini arz ederek bir kese altın kapmanın yoluna bakardı.

Şikari’nin, Karamanoğullarının ilhakından sonraki bir asırda bu eseri yazması ve kendisi hakkında hiçbir tarih vermemesi manidardır. Şahsi fikrim Osmanlıdan bir zarar ilişmesi korkusundan kendisini açık etmediği yolundadır. 

Bu hususta 17. Yüz yılda Karamanoğullarının atalarının türbesinin bulunduğu Balkusan (Ermenek) köyünün yanı başından Kamış yoluyla Yellibel’e (Ermenek-Karaman sınırı) geçerek Türbeye uğramayan Evliya Çelebinin tutumu da bu fikrimi destekler niteliktedir.***

16. yüz yılda yaşayan ve adı tezkirelerde geçen üç Şikâri vardır: 

Büyük ihtimalle, Karaman Devleti tarihini Yarcâni’nin eserini tercüme ederek yazan, bazı araştırmacılarca eserin müellifi kabul edilen Şikârî, önce Diyarbakır mal defterdarı, ardından mîrlivâ olan Hasan Bey’in oğlu, Acemî Kasım unvanıyla bilinen Kasım Paşa soyuna mensup Ahmed’dir. ****

İşte burada da şu soru akla gelir: Fatih’in orduları tarafından Ermenek Mennan Kalesinde beyliğine son verilen Pir Ahmet Beyin kardeşi Kasım İran’a kaçmıştı. Bu Acem kelimesinden de anlaşılacağı gibi Şikâri Ahmet, Karamanın son beyi Kasım Beyin torunlarından olabilir! Şikâri eserinin sonunda Kasım Beyden uzun uzun bahsetmektedir. 

Karamanoğulları soyağacında İbrahim Beyin yedi oğlundan öne çıkan ikisi Pir Ahmet ve Kasım beylerdir. Pir Ahmet öldükten sonra Kasım Bey Tarsus’ta bir süre direnmiş, daha sonra İran’a kaçmıştı. 1484 

Bu hususta tarafsız ve en sağlam kaynak olarak bilinen, en son araştırma sonuçlarına yer veren bir ansiklopedinin yazdıkları bize ışık tutacaktır: 

“Karamanoğulları Tarihi’ni kaleme alan Şikârî mahlaslı yazarın bu üçünden biri mi yoksa bir başkası mı olduğu bilinmemekte, tezkirelerde de bunlardan herhangi birinin böyle bir eser kaleme aldığı belirtilmemektedir. Karamanoğulları Tarihi’nin önemi, Karamanoğulları Beyliği hakkında bilinen tek tarih eseri olmasından kaynaklanır. Bu önem Osmanlı geleneğinin dışında üretilmiş, bu dönemi kapsayan tarih eserlerinin azlığı göz önünde bulundurulduğunda daha da artar. Hâkim Osmanlı ideolojisinin tarih eserlerini tamamen etkisi altına alması sonucu yalnız birkaç muhalif eser günümüze kadar gelebilmiştir. Bu bağlamda Karamanoğulları Tarihi, Osmanlı karşıtı ve Karamanoğlu yanlısı tutumuyla ayrı bir özellik gösterir. Eserin bu taraflı duruşu, XIV ve XV. yüzyıllarda Anadolu’da Osmanlılar için çok ciddi bir tehdit oluşturan Karamanoğulları’na karşı yürütülen Osmanlı propagandasına cevap vermek amacıyla üretilmiş bir metin olmasıyla açıklanabilir. Büyük oranda yanlı, …, kronolojik ve anakronistik karışık bilgiler içeren eser, pek çok tarihçinin metne tarihsel değerini sorgulayan bir şüpheyle yaklaşmasına yol açmıştır. Eserin bu şaibeli içeriği yanında müellifinin de belirsiz oluşu tereddütleri daha da arttırmıştır. Ayrıca metinde hiçbir tarih yer almadığı gibi yazılış zamanı da belli değildir. Metnin hangi şartlar dahilinde yazıldığına dair hemen hiçbir bilgi bulunmasa da eserin içindeki ifadelerden hareketle metnin üretilmesine dair bazı ipuçları elde edilebilir. Şah İsmâil’in 917 (1511) yılında Özbekler’le cereyan eden savaşlarına yapılan atıflardan metnin en son halini XVI. yüzyılın ortalarında aldığı neticesine ulaşılabilir. Eserin muhtevasından yazarının XVI. yüzyılda Osmanlı hâkimiyeti altında yaşamış, Osmanlı edebî ve siyasî kültürünü çok iyi tanıyan bir kişi olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte M. Fuad Köprülü’nün de belirttiği gibi bu XVI. yüzyıl metni XIV. yüzyıldan kalma daha eski bir metne dayanmaktadır. Şikârî de eserinin başlangıcında, Yâricânî’nin Karamanlı Hükümdarı Alâeddin Bey (1361-1398) adına kaleme aldığı Farsça manzum hânedan tarihini tercüme ettiğini söyler. Zaten eserinin muhtevası daha eski bir metnin varlığına işaret eder. Karamanoğulları Tarihi’nin yarısından fazlası Alâeddin Bey devrindeki olayların ayrıntılarla hikâye edilmesinden meydana gelmiştir.”

****

*Vesaik-i Mahküke Halil Ethem 1910 önsöz
**Her iki Şikari nüshasında da 3 ve 4. sayfa
***Evliya Çelebi Konya Karaman Mersin Notları: Mükremin Kızılca
****TDV İslam Ansiklopedisi 

(*) Bu konuda yayınlanmış bir makalemin adresi: http://www.rasyonelhaber.com/makale/3596/kahireden-goeruenen-karamanogullari

Mükremin Kızılca

Okunma : 7231
Foto galeri