Tek Kullanımlık | Karamandan.com - Karaman Haber

Tek Kullanımlık | Karamandan.com - Karaman Haber

26 Kasım 2020 Perşembe
Tek Kullanımlık

Geçmişi ve geleceği olmayan, şimdinin içinde yaşayan, tepkileri anlık olan insanlar haline geldik. Maziden koptuğumuz için ne geleceğe bakabiliyoruz, ne de geleceğin seyrinin hangi yöne doğru olacağını tahmin edebiliyoruz. 

Geçmişi bize hatırlatan emareler hayatımızdan teker teker çıktı! Büyüklerimizden bize kalan hatıraların kıymetini bilmediğimiz gibi bizlerden de sonraki nesillere bir şey kalmayacak! Hem maddi olarak hem de manevi olarak…

Dededen kalan kemik çerçeveli gözlük, nineden kalan bakır güğüm, babadan kalan eski bir radyo, anneden kalan bir kilim… 

Ya da! 

Babadan kalan ve başlarına bir şey gelirse ailelerini birbirine emanet edebileceği baba dostu, annelerin zor zamanlarda yanlarında ilk görmek istediği ahretliği, zamanında dedesi tarafından iyiliği dokunmuş bir kişinin hatırda hep taze kalan vefası, aynı sokakta oyun oynamış çocukların sonraki zamanlara uzanan dostluğu, mahallenin farklı sokaklarında oturan insanların simalarının birbirine aşinalığı… 

“Hiçbir yerde tam manasıyla sadakat yok, hızlı yer değiştirme ve mobilite, hareketlilik var. İşte bu hareketlilik de insanları köksüz ve anlamsız bırakıyor” dedi, Kemal SAYAR. 

Teknolojinin baş döndürücü hızla gelişmesi, modanın da süratli şekilde değişmesi; olası toplumsal kazaları beraberinde getiriyor. Bedenin uyuşmasına, bilincin gitmesine, dengenin bozulmasına sebep olan yabancı maddeler gibi insanın kan değerlerinde görülemese de bu durum; hikmet nazarıyla bakanlara, derin tefekküre dalanlara beyanı malûmdur.    

Yeninin hep daha güzel olduğunu haykıran, reklamlarla rüyalarımıza kadar ulaşan, hayallerimizi ürettikleri maddelerle kuşatan ve bunlara sahip olmak için hedefimizi belirleyen kabuller, insana neleri reddettiğini en açık şekilde gösteriyor. Her tercihle nelerden vazgeçtiğimizi hesap etmenin zamanı geçmek üzere!  

“Yenisi çıksın hemen alacağım” dedi, maddenin en son modeline sahip olan. “Neyi neyle aldığının hesabını sadece maddi yönden yapma” dedi, hevesin geçiciliğini fark ettiren.  

“İnsan için en güzel şey, kendini tutabilme melekesidir. Topraktan geldin sen! Ateşe özenme” dedi, Sadi Şirazi.

Maddenin yoğun bir kuşatması altındayız. Manevi değerlerimiz de maddi hatıralarımız gibi yavaş yavaş kayboluyor. Kendini antika koleksiyonlarında bulan maddi değerlerimiz hafıza kaybımızı bir nebze yavaşlatsa da, manevi değer kayıplarımızdan kaynaklanan olumsuz hallere karşı bir savunma bulamadık daha. 

Hikâyesi unutturulan, hayalleri yok edilen insanlar olduk! Evladiyelik kavramını unuttuk! Hayatımızda dostluğa yer kalmadı! Sadakat ve vefa kavramları eski kitapların yapraklarında kalmış unutulan bir kavram oldu! 

“Bir hikâyesi olmayanın hatırası olmaz, hatırası olmayanın hafızası olmaz, hafızası olmayanın bilinci olmaz, bilinci olmayanın hayatı olmaz, hayatı olmayanın hikâyesi olmaz” dedi, Gökhan ÖZCAN. 

Bir de şöyle düşünün! Yıllar sonra çok kıymetli olacağını gören bir değer ne hisseder?

“Ne bizden geriye bir şey kalıyor” dedi, meczup ve şöyle devam etti sözüne: “Ne de bizden bize bir şey kalıyor”.

Şadan Sezgin

 

Okunma : 960