Ölümlü İnsan | Karamandan.com - Karaman Haber

Ölümlü İnsan | Karamandan.com - Karaman Haber

30 Mart 2020 Pazartesi
Ölümlü İnsan

İnsanın da diğer canlılar gibi bu hayata gelişi de bu hayattan göç edişi de kendi elinde ve insiyatifinde değildir. Hayatı ve canlılığı yaratan Allah, ölümü de yaratmıştır. İnsan bir yerden gelir gibi dünyaya konuk olur ve bir yere gider gibi dünyadan göçüp gider. Son durak olan ahirete varıldığında ise orası başka yolculuğun bulunmadığı edebi duraktır. Bu ebedi durağa varmadan önce bu yolculukta bir çok durakla karşılaşıyoruz; Kabir durağı(berzah hayatı), Ba’s durağı, Haşr durağı, Araf durağı, Cennet durağı ve Cehennem durağı…

Doğum ve ölüm hayatın iki yüzü..Hakikat bu iken,biz daha çok doğumla yakınlık kuruyoruz. Doğum kutlanılan bir şeyken ölümü zihin dünyamızdan ve hayatımızdan defetmeye çalışıyoruz. Halbu ki doğum ve ölüm hayatın iki yüzü, doğduğumuz için ölüyoruz. İnsan daha doğar doğmaz ağlayarak dünyaya geliyor bunun sebebi öleceği düşüncesi olabilir mi?

Hayat doğumla başlamadığı gibi ölümle de son bulmaz. İnsanın ölüme inanmama gibi bir sorunu yoktur. Er ya da geç öleceğini biliyor. Sorunlar, şüpheler ve kaygılar ölümden sonra ki hayat içindir. Dünya hayatından sonra bir hayat öngörülmediği takdirde dünyada yaşanılan acılar, ızdıraplar ve en sonunda ölüm anlamsız bir hale gelir. Dünya hayatından sonra başka bir hayat öngörüldüğü takdirde ise insan,  bir takım ahlakî yükümlülüklerle karşı karşıya gelmektedir. Ölüm insanın maddi unsurlarının aslına dönmesiyle gerçekleşir.Topraktan yaratılan insan yine toprak olur. Gündelik meşgaleler ve alışkanlıklar nedeniyle çoğunlukla ölümü unutan insan zaman zaman şahit olduğu ölüm hadiseleriyle veya kendi tefekkürü ile ölümü hatırlamaktadır. İnsanın ölümü hatırlamak istememesinin altında ölüm anında acı çekeceği, ölümden sonra ki halini öngöremeyişi ve kendisini dünya hayatına bağlayan şeyleri kaybedecek oluşu gibi nedenler sıralanabilir. Mümin hiç ölmeyecek gibi değil de zaman zaman zihninde ölme eylemini aktif hale getirmeli, kendisini ölümden korkutacak şeylerden soyutlamalıdır. Her canlı gibi insanında hayat süresi ecelle sınırlandırılmıştır. Kişi daha dünyaya gelmeden bir başkası için hayat devam ederken, öldüğünde ise bir başkası için hayat yine devam edecektir. Ecel Allahın bilgisi ve planı dahilinde cereyan eder. Ecelin son bulması, ölüm eyleminin meydana gelmesi ve Allah’ın ruhumuzu bedenimizden ayırması ile gerçekleşecektir. Artık o gün tevbe kapısı kapanmıştır. Dönüş imkanı ve kaçacak yer de yoktur. Kişi Rabbi ile baş başadır.

Kabir Durağı(Berzah Hayatı);

Ölümle yeniden dirilme arasında bir berzah hayatı vardır. Ölenler ne dünya yaşıyorlar ne de ahiretin ebedi yaşamına geçebildiler. İkisinin arasında ki bu ara yerdedirler. Ve bu durumları dirilecekleri güne kadar bu şekilde sürecektir.Ölen sadece bedenimizdir bu yüzdendir ya ölenler için bu dünyadan göçüp gitti deyişimiz..

Kabre konan her insan, Münker ve Nekir melekleri tarafından hesaba çekilir. Defin işi bitip de eş, dost ve aile fertleri mezardan birer birer ayrılırken, kabirde yalnız başına kalan kimse onların ayak seslerini işitir. O sırada biri Münker, diğeri Nekir diye anılan iki melek gelir; ölen kimseyi oturtur, Rabbin kim? Kitabın ne? Peygamberin kim? gibi sorular sorarlar.

İbn-i Abbas’ dan rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: ’’ Kabirdeki ölü, denizde boğulmak üzere olan ve dehşet içerisinde yardım isteyen kimse gibidir, babasından, anasından,  kardeşinden, samimi ve sadık arkadaşından gelecek bir dua bekler. Şayet bir dua gelecek olsa bu onun için dünya ve içindekilerden daha kıymetli ve sevimli olur. Şüphesiz Allah , kabir ehline dünyadakilerin duası bereketiyle dağlar misali ecir verir.Dirilerin ölülere gönderebileceği en iyi hediye onlar için istiğfar etmek ve onlar adına sadaka vermektir. ’’(Deylemî, Müsned, IV, 103/6323)

Biz kabirde olandan bir şeyler isteriz medet umarız aslında kabirde olan bizden dua ister.Kabirde olandan bir şey istenmez sadece ölümü hatırlamak adına kabir ziyareti yapılır.

Ba’s Durağı;

Elbet bir gün kıyamet kopup dünya hayatı son bulacaktır. Sadece Allah Teala'nın bileceği bir süre geçtikten sonra, sur'a ikinci defa üflenecektir. O zaman gökten hayat veren bir su indirilecek, herkes adeta bitkiler gibi yeniden canlanacak, kemikleri bile çürümüş olan insanlar, Allah'ın izniyle hiç çürümeyecek olan kuyruk sokumundaki hardal tanesi kadar küçücük bir parçadan yeniden canlanacak, kabirlerinde dirilip kalkacaklardır. Ve bütün canlılar haşr durağına doğru yola çıkacaklardır.

Bir sonra ki yazımızda ise geriye kalan haşr, araf, cennet ve cehennem duraklarından bahsedeceğiz.Ülkemizin ve dünyanın üzerinde olan bu salgın hastalıktan Yüce Allah hepimizi muhafaza buyursun.Tedbirlerimizi alıp takdiri Allaha bırakalım.Dualarımız müşterek olsun.Allaha emanet olun.

TURGUT KAHVECİ

 

Okunma : 2049